Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/3252 E. 2026/3702 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3252
Karar No
2026/3702
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1180 E., 2025/1209 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Yalova 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/228 E., 2024/8 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalıların murisinin sağlığında taşınmazını müvekkili Derneğe fiilen bağışladığını, murisin 01.11.2021 tarihinde vefat etmesi üzerine taşınmazın davalılar adına intikal ettiğini, Derneğin taşınmaz üzerine amaçları doğrultusunda binalar yaparak kullandığını, davalıların Yalova Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/254 Esas sayılı dosyasında izale-i şuyu davası açtıklarını, bu davada geçerli olmak üzere taşınmaz üzerindeki yapıların ve emvalin değerinin tespit etmek üzere bu davayı açtıklarını ileri sürerek; dava konusu taşınmaz üzerinde Dernek tarafından yapılan bina ve emvalleri değerlerinin hesaplanarak davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Bir kısım davalılar vekili; davanın yersiz olduğunu, davacının taşınmaz üzerinde hangi binaların ne zaman ne şekilde yapıldığını belirtmediğini, murisin müteahhit olması nedeniyle binaları kendi imkanlarıyla yaptığını savunarak, davanın reddini dilemiş, davalı ... tarafından ibraz edilen cevap dilekçesinde; davayı kabul ettiğini ve murisi olan eşinin sağlında taşınmazı Derneğe bağışladığını beyan etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; elbirliği ortaklığında mirasçılarının sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ettikleri, anılan madde uyarınca elbirliği ortakları arasında mecburi dava arkadaşlığı olup, tüm mirasçıların birlikte hareket etmeleri gerektiği, davayı kabul beyanında bulunan davalı ...'ün elbirliği mülkiyetine tabi hisseleri yönünden kabul beyanının sonuç doğurmayacağı, mali müşavir bilirkişiden alınan raporun dosya kapsamına ve denetime elverişli olduğu, bu kapsamda davacı Derneğin yapılan bildirim incelemelerinde 11.11.2021 tarihli ve ... nolu kararı ile vefat eden dernek başkanı...'ün üyelikten düşürüldüğü, yedek üye...'ın başkan seçildiği, 2022 yılı beyannamesine ve karar defterine göre Derneğin 25.04.2022 tarihinde başka bir adrese taşındığı, Derneğin kasasında 3.231,45 TL, banka hesabında 17.423,06 TL olduğu, dernek adına bir kamyonet bulunduğu, taşınmaz malının bulunmadığı, 2012/2022 yıllları içinde sattığı/hibe ettiği taşınmaz malının olmadığı, karar defterlerinin ve Dernek beyannamelerinin incelenmesinde dava konusu yapılar için bir harcama kalemine veya belgesine rastlanmadığı, tüm dosya kapsamına göre taşınmaz üzerindeki binaların davacı Dernek tarafından yapıldığının ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; uyuşmazlığın, davacının taşınmaz üzerine yapı yapıp yapmadığı ile yapmış ise bu binalar ve muhtesatlar ile ilgili davalıların sebepsiz zenginleşip zenginleşmediği noktasında toplandığı, bir uyuşmazlıkta sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için bir tarafın mal varlığının diğer tarafın mal varlığı aleyhine çoğalması gerektiği, iade borcunun kapsamını belirlemede öncelikle fakirleşme ve zenginleşme zamanının tespit edilmesi gerektiği, sebepsiz zenginleşme borçlusunun; muhdesatın yapıldığı anda ekonomik açıdan zenginleştiği, yapanın ise o anda fakirleştiği ileri sürülmeyeceği, zira, vücuda getiren tarafından kullanılan muhdesatın, taşınmaz malikine her hangi bir katkısı bulunmadığı, bu nedenle, ekonomik yönden zenginleşme ve fakirleşmenin, satış suretiyle taşınmazdaki ortaklığın giderildiği anda gerçekleştiğinin kabulü gerektiği, dava konusu binanın üzerinde bulunduğu taşınmazla ilgili davalı ... tarafından Yalova 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/254 E. sayılı dosyası ile ortaklığın giderilmesi istemli dava açıldığı, davacının davadan feragat etmesi nedeniyle 2025/209 K. sayılı ilam ile davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği ve taraflarca istinaf konu yoluna başvurulmayacağı belirtilerek kararın kesinleştirilmesinin talep edildiği, ancak Mahkemece henüz kesinleştirme şerhi tanzim edilmediğinin görüldüğü, Mahkeme tarafından taşınmazın halen satışının yapılıp bedelinin davalılara ödenmediği ve bu şartlar altında malvarlığı henüz zenginleşene verilmeden, davalıların sebepsiz iktisabından ve bunun doğal sonucu olarak geri almaya ilişkin dava hakkından bahsedilemeyeceği, binanın davacı tarafından yapılıp yapılmadığına ilişkin esas değerlendirilmesi yapılmaksızın açılan davanın erken dava olduğu kabul edilerek, bu aşamada davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, esas hakkında inceleme yapılarak davacının binanın kendisi tarafından yapıldığını ispatlayamaması nedeniyle davanın esastan reddine karar verilmesi hatalı olduğu gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına yeniden davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmiş; karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; taşınmaz üzerindeki binaların davacı dernek tarafından yapıldığını, bu hususun keşif esnasında tanıklarca da beyan edildiğini, ortaklığın giderilmesi davasından feragat edildikten sonra hisselerin tek bir kişide toplandığını belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, sebepsiz zenginleşme iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir. Temyiz edilen kararın dayandığı bilgi ve belgelere, özellikle davacının davalılar murisine ait taşınmaz üzerindeki yapıda zilyetliğinin devam ettiğinin anlaşılmasına göre davacı tarafın temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Fazla alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.06.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/3252, K. 2026/3702, T. 10.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-3252-e-2026-3702-k-a50954b2d8ae