Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/3176 E. 2026/12369 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/3176
Karar No
2026/12369
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1521 Esas, 2025/1334 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Solhan Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/515 Esas, 2025/22 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince 26.12.2025 tarihli ek karar ile davalılar vekilinin temyiz dilekçesinin süreden reddine karar verilmiştir. Ek karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın ve davacı idarenin temyiz dilekçesinin, davalılar vekiline sırasıyla 03.12.20 25... .12.2025 tarihlerinde tebliğ edildiği, davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinin ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 361 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen 2 haftalık temyiz süresi ile 366 ncı maddenin yollamasıyla 348 inci maddesi uyarınca 2 haftalık katılma yoluyla temyiz süresi içerisinde 18.12.2025 tarihinde verildiği anlaşılmıştır.

Bu durumda temyiz dilekçesinin süreden reddine ilişkin ek kararın hatalı olduğu anlaşılmakla 26.12.2025 tarihli ek kararın ortadan kaldırılması gerekir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Bingöl ili, ..., ... köyü 2 53... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptaline, Hazine adına tesciline, baraj gölü sahası içerisinde kalması nedeniyle tapudan terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; tespit edilen bedelin yüksek olduğunu, yapılan araştırmanın yetersiz olduğunu, mahkemenin faize ilişkin hükmünün hatalı olduğunu, idarenin harçtan muaf olduğunun dikkate alınmadığını ileri sürmüştür. 2.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükmedilen faizin başlangıç tarihi ile türünün kamulaştırma bedelini enflasyona karşı korumaya yetmediğini, munzam zararlarının bulunduğunu, kapitalizasyon faiz oranının hatalı belirlendiğini, tespit edilen çıplak metrekare birim fiyatına objektif değer artış oranı uygulanmamasının az bedele neden olduğunu, münavebe ürünlerinin hatalı belirlendiğini, ürün gelirlerinin az masraflarının çok alındığını, hükme dayanak bilirkişi raporunun da kaldırma ilamının gereğini karşılamadığını ileri sürmüşlerdir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla sulu tarım arazisi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesine ve tespit edilen bedelin hak sahibine derhal ödenmesine ilişkin İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması hâlinde getireceği net geliri esas alınarak değer biçilmesi yerindedir. 3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uyulması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin tüm, davalılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamındaki temyiz itirazları kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 4. Kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faize hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare vekilinin tüm, davalılar vekilerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davalılar vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (5) numaralı bendinde yer alan 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 10/9. maddesine 6459 sayılı Kanun'un 6.maddesi ile eklenen hüküm uyarınca davanın dört ay içinde sonuçlandırılamaması nedeniyle, dört ayın bitim tarihi olan 21/04/2020 tarihinden son karar tarihi olan 09.01.2025 tarihine kadar kadar yasal faiz işletilmesine cümlesinin çıkarılması, yerine "dava tarihinden son karar tarihi olan 09/01/2025 tarihine kadar kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faiz uygulanmasına" cümlesinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalılardan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/3176, K. 2026/12369, T. 07.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-3176-e-2026-12369-k-84f3cd24fb87