Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/16336 E. 2026/10888 K. – Kamulaştırması
Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/16336
- Karar No
- 2026/10888
- Karar Tarihi
- Konu
- Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/4 Esas, 2025/1823 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/2 Esas, 2023/367 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 83 parsel sayılı taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın fiilen el atıldığını ileri sürerek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren en yüksek faizi ile birlikte davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın mülga Arsa Ofisi Genel Müdürlüğü tarafından Bayındırlı ve İskan Bakanlığının 17.02.1984 tarihli ve 346/202 sayılı oluru ile kamulaştırıldığını, kamulaştırma tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri doğrultusunda taşınmaz maliklerinin adreslerinin araştırıldığını, davacının tespit edilen adresine noter kanalıyla çıkartılan kamulaştırma evraklarının "Ablası ...'ye tebliğ edildi. 26.12.1984" şerhi ile tebliğ edildiğini ve taşınmazda davacının hissesine karşılık belirlenen kamulaştırma bedelinin ... Bankası ... Şubesine kayıtsız şartsız bloke edildiğini, bu kapsamda 30 günlük hak düşürücü süre içinde açılmayan davanın reddine karar verilmesini, taşınmazın kamulaştırma amacına uygun olarak ... Toptan Ticaret Depolama ve Küçük Sanayi Toplu İşyeri Yapı Kooperatifine satılıp devredildiğini, davanın adı geçen kooperatife ihbar edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminatının tespiti ile davalı idareden tahsil edilerek davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın dava tarihine göre değerinin belirlenmesinin doğru olduğunu, ancak son yıllardaki enflasyonist ortam ve Anayasa Mahkemesi iptal kararları gözetildiğinde, gerçek karşılık ilkesi uyarınca belirlenen bedele yasal faiz yerine Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Üretici Fiyat Endeksi oranında faiz işletilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın usulüne uygun olarak kamulaştırıldığını, kamulaştırma tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri doğrultusunda taşınmaz malikinin adresinin araştırıldığını, tespit edilen adresine noter kanalıyla çıkartılan kamulaştırma evraklarının “Ablası ... ’ye tebliğ edildi” şerhi ile tebliğ edildiğini ve taşınmaz bedelinin bankaya bloke edildiğini, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1985/516 Esas sayılı dosyasında görülen tescil davası sonucunda taşınmazın idare adına tescil edildiğini, bu kapsamda 30 günlük hak düşürücü süre içinde açılmayan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
3. Fer'i müdahil vekili istinaf dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin sona erdiğini ve davacının dava hakkının bulunmadığını, kamulaştırma işleminin usulüne uygun yapıldığını ve bedelin bankaya bloke edildiğini, davacının kamulaştırma işleminden haberdar olduğunu ve 30 günlük yasal sürede dava açmadığını, ayrıca müvekkili kooperatifin taşınmazı davalı idareden bedelini ödeyerek satın alması nedeniyle iyi niyetli üçüncü kişi konumunda olduğunu, kamuya ve tapu kayıtlarına ... ilkesi çerçevesinde müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, hükmedilen bedelin fahiş olduğunu ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesi hükümlerine aykırı olarak kamulaştırmadan sonraki değer artışlarının dikkate alındığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamulaştırma işleminin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6830 sayılı İstimlak Kanunu'nun 13 üncü ve 25 inci maddeleri uyarınca hakların kullanılması ve borçların yerine getirilmesi bakımından kamulaştırma işleminin, mal sahibi açısından usulüne uygun yapılan tebligatla başlayacağı, dava konusu taşınmaza yönelik kamulaştırma evrakının incelenmesinde; tapu kaydı maliki davacıya usulüne uygun olarak yapılmış bir kamulaştırma tebligatı bulunmadığından işin esasına girilerek karar verilmesinin doğru olduğu, kamulaştırmasız el atılan arsa niteliğindeki taşınmaza mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak değer biçen, usul ve yasaya uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre el atma bedelinin davalı idarelerden tahsiline karar verilmesinde ve davanın niteliği gereği bedele yasal faiz işletilmesinde de bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş; ayrıca Anayasa Mahkemesinin 09.12.2024 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 2024/4 Esas, 2024/129 Karar sayılı kararı ile yasal faiz uygulanması nedeniyle enflasyon karşısında oluşan değer kaybının giderilmesi mümkün olmadığı gerekçesiyle kamulaştırmasız el atma davalarında yasal faiz işletilmesine ilişkin 2942 sayılı Kanun'un Geçici 19 uncu maddesinde yer alan düzenlemeyi iptal ettiğini, bu nedenle Anayasa’nın 46 ncı maddesi uyarınca kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz oranı üzerinden faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
3. Fer'i müdahil vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki taşınmazlara emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare ve fer'i müdahil vekillerinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Kamulaştırmasız el atma bedeline dava ve ıslah dilekçesindeki talep gibi kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı idare ve fer'i müdahil vekillerinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan "yasal faizi" ibaresinin hükümden çıkartılması, yerine "kamu alacakları için öngörülen en yüksek faizi" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, fer'i müdahilden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.