Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/356 E. 2026/10889 K. – Kamulaştırmasız
Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/356
- Karar No
- 2026/10889
- Karar Tarihi
- Konu
- Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/884 Esas, 2025/1822 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/289 Esas, 2025/54 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine, yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi (eski ... Mahallesi) 5 38... parsel sayılı taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın fiilen el atıldığını ileri sürerek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın tamamen kamulaştırma sahasında kaldığını, taşınmaza 15.01.1986 tarihinde fiilen el atıldığını, kamulaştırma bedelinin bankada bloke edildiğini, noter tebligatının yapılamadığını ve herhangi bir uzlaşma başvurusu olmadığını ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminatının davalı idareden tahsil edilerek davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; el atma tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata ve taşınmazın niteliklerine göre değerlendirme yapılması gerektiğini, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, emsal seçimi ve karşılaştırmasının kanunun aradığı şartlara uygun olarak yapılmadığını, emsal alınan taşınmazın dava konusu taşınmaz ile benzer niteliklere sahip olmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... Belediye Başkanlığı Plan ve Proje Müdürlüğünün 05.03.2023 tarihli yazısında dava konusu taşınmazın 26.09.2009 tasdik tarihli 1/1000 ölçekli ... Boğaziçi Alanı Geri görünüm ve Etkilenme Bölgesi Revizyon Uygulama İmar Planında büyük bir kısmının
park alanında ve kısmen ... Mesire Alanında kaldığının belirtildiği, taşınmazın içinde bulunduğu bölgenin üst ölçekli planı olan ... planının revize edilerek 17.12.2018 onay tarihli 1/5000 Ölçekli Boğaziçi Alanı Geri Görünüm ve Etkilenme Bölgesi Koruma Amaçlı Revizyon ... Planı/2. Etap planında Karayolları Yol Kenarı Koruma Kuşağında ve kamulaştırma bandında kaldığının tespit edildiği, söz konusu ... planına uygun olarak hazırlanan uygulama imar planının ise onama sürecinin devam etmekte olduğunun bildirildiği, harita ve kadastro mühendisi bilirkişi tarafından hazırlanan rapor incelendiğinde; bilirkişinin, taşınmazın kamulaştırmaya tabi tutulduğunu, sorumluluğun Karayolları Genel Müdürlüğünde olduğunu, ilk incelemede taşınmaza fiili el atma bulunmadığını, sadece hukuki el atmanın mevcut olduğunun görüldüğünü, taşınmazın tamamında hukuki el atmanın mevcut olduğunu, Kadastro Müdürlüğünün 20.01.2023 tarihli yazısının ekinde çap örneğinin dosyaya sunulduğunu, ancak taşınmazın güncel durumu incelendiğinde, ... Sokağın halihazırda bulunmadığını, komşu taşınmazların (216, 218, 225, 2 24... parsel) tamamının kamulaştırma işleminin tamamlandığını ve pasif taşınmazlar olduğunu, 538 adada sadece dava konusu 217 parselin aktif taşınmaz olduğunun anlaşıldığını belirttiği, Dairelerinin kaldırma iade kararından sonra Mahkemece davanın kabulüne karar verildiği, dosyada bulunan Harita Mühendisi bilirkişi tarafından hazırlanan rapor incelendiğinde, dava konusu taşınmaza uygulanan hava fotoğraflarına göre 1982 yılında el atma olmadığı 1987 yılında çevre ve yol çalışmaları kapsamında hafriyat yapılarak fiili el atmanın yapıldığı, 1993 yılında yol çalışmaları bittikten sonra ağaçlandırıldığının anlaşıldığı, bilirkişi tarafından hazırlanan 09.08.2023 tarihli rapor incelendiğinde taşınmazın tamamına hukuken el atıldığının anlaşıldığı, bilirkişi heyetince hazırlanan 25.09.2023 tarihli rapor incelendiğinde; bilirkişi heyetinin ... Mahallesi 5 42... parseli emsal kabul ettiği, emsal taşınmazın dava konusu taşınmaza 500 metre mesafede bulunduğu, dava konusu parselin 2023 yılı emlak beyan değerinin 1.033,38TL/m², emsalin ise 993,01 TL/m² olduğu, bilirkişinin dava konusu taşınmazın değerini 16.250,00 TL/m² belirlediği, bunu yaparken hatalı olarak emsal taşınmazı dava konusu taşınmazdan değerli saymışlarsa da, bu durum davacıların aleyhine olup, davacıların ise istinaf isteminin bulunmadığı, kamulaştırmasız el atılan arsa niteliğindeki taşınmaza mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak değer biçen, usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre el atma bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğru olduğu gibi, taşınmazın imar durumu ve bilirkişi raporunda belirlenen niteliğine göre bedelin uygun olduğu gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve istinafta ileri sürülmeyen sebeplerin temyiz aşamasında ileri sürülemeyeceği kuralına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
4. Buna karşın, dava konusu taşınmazın ada numarasının hüküm fıkrasında hatalı gösterilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının reddine,
2. Kamu düzeni gereğince yapılan inceleme sonucunda, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinin son paragrafında yer alan "537 ada" ibaresinin hükümden çıkartılması, yerine "538 ada" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.