Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/1483 E. 2026/11361 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1483
Karar No
2026/11361
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2093 Esas, 2025/2320 Karar KARAR : Esastan ret/Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ: Denizli 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/680 Esas, 2025/218 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve mülkiyet yeri bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Denizli ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 05... parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ve bu hakkın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgenin konumu itibarıyla oldukça değerli olduğunu ve arsa vasfına haiz olduğunu, konum itibarıyla ulaşım kolaylığı, konumu, toprağının verimi, sulak arazi oluşunun taşınmaza ilave değer kattığını, bu nedenlerle taşınmazın değerinin bilirkişi marifetiyle tespit edilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; tespit edilen kamulaştırma bedelinin ve metrekare birim bedelinin yüksek olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda 2942 sayılı Kanun'un 4650 sayılı Kanun ile değişik 11 inci maddesinde öngörülen kıymet takdiri esaslarına uyulmadığını, taşınmazın gerçek vasıf ve sınıfına uygun değerlendirme yapılmadığını, kapitalizasyon faiz oranının %6 olması gerektiğini, dava konusu taşınmaz üzerine ekili ürünler ve münavebenin gerçek durumu yansıtmadığını, yerel mahkemece bilirkişi raporuna yapılan itirazların dikkate alınmadan karar verildiğini, kapitalizasyon faiz oranının tespitinde dikkate alınan unsurların mükerrerlik oluşturacak şekilde objektif değer artış oranının tayininde de esas alındığını, objektif değer artış oranının yüksek uygulandığını, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesine yönelik karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tespit edilen kamulaştırma bedelinin ve metrekare birim bedelinin düşük olduğunu, yerel mahkemece verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı ve eksik hesaplama içerdiğini, dava konusu taşınmazın tarla vasıflı olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, arsa vasfında değerlendirilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmaz için belirlenen %25 objektif değer artış oranının çok düşük olduğunu, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi 2025/653 Esas, 2025/903 Karar sayılı kararında emsal olarak gösterilen parsellerle dava konusu parselin özellikleri kıyaslandığında ... Mahallesi 1 99... parsele %150 oranında objektif değer artışı uygulanmış iken dava konusu parsele %25 oranında objektif değer artışı uygulanmasının kabulünün mümkün olmadığını, kamulaştırma bedelinin hesaplanmasında dikkate alınan ... İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün ortalama verilerinin gerçeği yansıtmadığını, dava konusu taşınmazda kısmi kamulaştırma işlemi yapılmasına rağmen değer kaybı hesaplanmamasının hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda %35 olarak belirlenen oranın düşük kaldığını, faiz ile ilgili kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, faizin başlangıcının ve yasal faiz işletilmesine karar verilmesinin hakkaniyete ve Anayasa Mahkemesinin 2022/83 Esas nolu dosyasında verilen karara açıkça aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince kayısı ürününe ait 2023 yılı Denizli İl Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerinin celp edilerek kaldırma ilamı doğrultusunda bilirkişi kurulundan ek rapor alındığı, taşınmazın kapama ayva ve kayısı bahçesi olarak kabul edilmesinde ve sulu tarım arazisi niteliğindeki taşınmaza gelir metodu kullanılarak bilimsel yolla, dosyaya getirilen resmi veriler esas alınarak net gelirin tespit edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, taşınmazın sulu niteliğine uygun oranda (%4) kapitalizasyon faizi uygulandığı, %35 değer düşüklüğü ile irtifak hesaplaması yapılmasının, taşınmazın taşıdığı özellikler ve bulunduğu yere göre %25 objektif değer artış oranı takdir edilmesinin ve kamulaştırmadan arta kalan C alanının geometrik şekli, tarımsal faaliyetin zorlaşması hususları dikkate alındığında %35 değer azalışı uygulanmasının yerinde olduğu, bu itibarla sonuç metrekare birim fiyatının 557,16 TL/m² olarak belirlenmesinde ve bu şekilde kamulaştırma bedelinin tespitinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin doğru olduğu, davalı vekilinin, faiz başlangıç ve türü yönünden istinaf talebi ile ilgili; 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkra hükmünün iptaline karar verilmiş ise de; Anayasa Mahkemesi kararlarının geçmişe yürütülemeyeceği yönündeki Yargıtay 5. Hukuk Dairesi içtihatları dikkate alındığında, eldeki davanın 01.08.2023 tarihinden önce açıldığı, davanın açıldığı tarih itibarıyla iptal kararı yürürlükte olmadığından, iş bu davada yasal faize dava tarihinin 4 ay sonrasından karar tarihine kadar hükmedilmesi gerektiğinden, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf talebinin yerinde olmadığı, ancak İlk Derece Mahkemesinin 19.09.2024 tarihli kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırıldığı ve bu nedenle infaz kabiliyetini yitirdiği görüldüğü halde, faiz konusunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin dikkate alınmaması doğru görülmediğinden İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma konusu irtifak ve mülkiyet hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Kısmen kapama ayva ve kısmen kapama kayısı bahçesi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı idare vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

4. Kamulaştırma bedeline, Anayasa'nın 46/son maddesi gereğince dava tarihinden karar tarihine kadar kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (6) numaralı bendinde yer alan "dava dört ay içinde sonuçlandırılamadığından 1.550.752,70 TL kamulaştırma bedeline dava tarihinden 4 ay sonrası olan 21/10/2023 tarihinden İlk Derece Mahkemesinin ilk karar tarihi olan 19/09/2024 tarihine kadar yasal faiz işletilmesine" kısmının hükümden çıkarılarak yerine; "1.550.752,70 TL kamulaştırma bedeline dava tarihinden İlk Derece Mahkemesinin ilk karar tarihi olan 19.09.2024 tarihine kadar Anayasa'nın 46/son maddesi gereğince kadar kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanmasına" cümlesinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/1483, K. 2026/11361, T. 17.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-1483-e-2026-11361-k-66af2de2ced3