Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/1055 E. 2026/11351 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1055
- Karar No
- 2026/11351
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1602 Esas, 2025/2264 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar/Usulden ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Kocaeli 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/105 Esas, 2023/267 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin tahsili ve ecrimisil davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince ecrimisil istemi yönünden istinaf başvurusunun usulden reddine, tazminat talebi yönünden başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Davacılar için ecrimisil bedeli olarak hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırının altında kalmaktadır.
Bu nedenle; davalı idare vekilinin ecrimisil yönünden temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı idare vekilinin kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat talebi yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Kocaeli ili, İzmit ilçesi, ... Mahallesi 1 05... parsel sayılı taşınmazda davacıların hissedar olduklarını, anılan taşınmazda 2016 yıllarında ...'na ait ortaokul inşa edildiğini, kamulaştırma işleminin yapılmadığını, dava konusu taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın husumet yokluğu nedeni ile reddini, davanın ilgili Belediyelere yöneltilmesini, davanın reddini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın müvekkili idare yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporuna yapılan itirazların değerlendirilmediğini, bilirkişi raporunda bedel tespit edilirken dava tarihine göre değerlendirme yapıldığını ancak el atma tarihindeki niteliklerinin esas alınmadığını, oysaki öncelikle el atma tarihi itibariyle dava konusu taşınmazın imar planı içinde olup olmadığı, imar planı içinde ise ilk olarak imara alınış tarihi, ölçeği ve türü (nazım-uygulama), belediye ve diğer altyapı hizmetlerinden yararlanma durumu, etrafının meskun bulunup bulunmadığı vd. hususlar ilgili belediye başkanlığından sorularak taşınmazın niteliği (arsa-arazi) tespit edilerek sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerektiğini, dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesini kabul etmediklerini, taşınmaz üzerinde hisse uyumsuzluğu olup olmadığı yönünden gerekli inceleme yapılmadığını, işbu karar ile dava konusu taşınmazın ... adına kayıt ve tesciline karar verildiğini, kamu mallarının Hazine adına tescilinin mümkün olup ... adına kayıt ve tescilinin mümkün olmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın imar parseli olduğu, üzerinde fiilen okul binasının bulunduğu, imar uygulaması görmüş parselin arsa vasfında olduğu, somut emsal kabul edilen "... Mahallesi 1 41... parsel" sayılı taşınmazın dosya içerisinde bulunan akit tablosunun incelenmesinde gerçek kişiler arasında yapılan bir satış olduğu, her iki parselin de imar parseli olması nedeniyle düzenleme ortaklık payı denkleştirmesi yapılmamasının doğru olduğu, emsal ile davaya konu taşınmazın uygun mesafede bulundukları, vergi rayiçleri arasında ters orantı bulunmadığı, bilirkişi heyetince taşınmazın arsa vasfında olduğunun kabulü ile emsal incelemesi yapmak suretiyle 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci ve 12 nci maddeleri çerçevesinde taşınmazın değerini belirlemeleri ve buna göre bilirkişilerin dava konusu taşınmazla emsal taşınmazın konum, nitelik ve vergi beyanları itibarıyla karşılaştırma yaparak benzer özellikleriyle üstün ve eksik yanlarını da belirtmek ve 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi çerçevesinde her iki taşınmazı kıyaslamak suretiyle dava konusu taşınmazın değerini belirlemelerinde isabetsizlik bulunmadığı, dava konusu taşınmazın başka paydaşlarınca açılan davada Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/1331 Esas sayılı dosyasında 2018 Eylül ayı itibarıyla belirlenen 1.429,00 TL/m² birim fiyatının, yine 2022/1915 Esas sayılı dosyasında 17.04.2021 tarihi itibarıyla 2.043,00 TL/m² birim fiyatının uygun görüldüğü gözetildiğinde taşınmaz için 30.03.2022 tarihi itibarıyla belirlenen 3.834,00 TL/m² birim fiyatının davalı idarenin iddia ettiği gibi yüksek olmadığı, alacağın tamamı yönünden faizin dava tarihinden itibaren işletilmesinde isabetsizlik görülmediği, ancak "taşınmazın tapu kaydının davacıların payı oranında iptali ile Hazine adına tesciline" karar verilmesi gerekirken "... adına tesciline" karar verilmesi ve davalı kurum harçtan muaf olduğu halde davacı tarafından dava açılırken yatırılan başvuru harcının da davacıya iadesine karar verilmesi gerekirken, yargılama giderlerine katılarak davalıdan tahlisine karar verilmesi doğru görülmediği belirtilerek ecrimisil istemi yönünden istinaf başvurusunun usulden reddine, tazminat talebi yönünden başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı İdare Vekilinin Ecrimisile İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,
B. Davalı İdare Vekilinin Kamulaştırmasız El Atma Tazminatına İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.