Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/5710 E. 2026/568 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5710
Karar No
2026/568
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/654 Esas, 2019/117 Karar KARAR : Kabul

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare dava dilekçesinde özetle; ........... ili, ..., ... köyü 207 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 19.02.2015 tarihli ve 2013/206 Esas, 2015/97 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 19.02.2015 tarihli ve 2013/206 Esas, 2015/97 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; Mahkemece bilirkişi incelemeleri yaptırıldığı ancak alınan raporun hüküm kurmaya yeterli olmadığı, 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendine göre arsa niteliğindeki taşınmazlara değer biçilirken dava konusu taşınmaz ile emsalin zaruret olmadıkça yakın bölgelerde ve benzer yüzölçümlü olması ve değerlendirme tarihine yakın satışların emsal alınması gerekir. Dava konusu taşınmaz 20.000,00 m² olduğu halde, hükme esas alınan bilirkişi raporunda somut emsal alınan taşınmaz 650 m² olduğundan, bu taşınmazın emsal olarak alınması mümkün değildir. Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde re'sen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibarıyla, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesinin doğru görülmediği gerekçeleriyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olduğunu, arta kalan kısımda değer artışı olmadığını, taşınmazın sit alanı olmaktan çıkarıldığını bu nedenle yeniden hesaplama yapılması gerektiğini, bedelin düşük olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeler Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılama hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

3.Tapu kaydında sit alanı şerhi bulunan taşınmazın sit alanında kalmasının kamulaştırma bedeline etkisi olmayacağı gözetilmeden tespit edilen metrekare birim fiyatından %25 oranında indirim yapan rapor esas alınarak az bedele hükmedilmesi doğru görülmemiştir.

4.Dava konusu taşınmazın tapu kaydında yer alan eski irtifak haklarının yüz ölçümü, geometrik durumu ve taşınmazdan geçiş güzergahı dikkate alınarak, taşınmazda meydana getireceği değer düşüklüğü oranı belirlenip, taşınmazın bilirkişi kurulu raporu ile belirlenen bedelinden denetime olanak verecek şekilde bu oranda indirim yapılması gerekirken, böyle bir inceleme yapılmaksızın soyut ve genel ifadeler ile değerlendirme yapılması doğru görülmemiş hükmün bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan Mahkeme kararının yukarıda belirtilen sebeplerle BOZULMASINA,

Davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,15.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/5710, K. 2026/568, T. 15.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-5710-e-2026-568-k-0f61656bf660