Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/6157 E. 2026/548 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6157
Karar No
2026/548
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/15 Esas, 2025/54 Karar KARAR : Kabul

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ........... ili, ..., ... 1880 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın gerçek değerinin tespit edilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 15.04.2015 tarihli ve 2014/63 Esas, 2015/273 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 15.04.2015 tarihli ve 2014/63 Esas, 2015/273 Karar sayılı kararına karşı davacı idare ve davalılar ... vd. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan incelemede; Dairemizin 2014/26557 Esas ile 2014/26555 Esas sayılı kararları ile denetiminden geçen Kocaeli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/61 Esas ve 2014/66 Esas sayılı dava dosyalarında 27.01.2014 değerlendirme tarihi itibarıyla dava konusu taşınmazla aynı amaçla kamulaştırılan benzer nitelikteki 18 26... parsel sayılı taşınmazların metrekaresine 144,00 TL değer biçildiğinden, bilirkişi kurulundan komşu parseller için tespit edilen metrekare değerinden ayrılma nedenleri konusunda ek rapor alınmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmeyerek mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 18.12.2019 tarihli ve 2017/99 Esas, 2019/532 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 18.12 .2019 tarihli ve 2017/99 Esas, 2019/532 Karar sayılı kararına karşı davacı idare ve davalılar ... vd. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; Mahkemece verilen ilk kararda dava konusu taşınmazın metrekare bedelinin 82 TL/m² belirlenerek bu bedel üzerinden kamulaştırma bedelinin tespit edildiği, kararın sadece davacı idare ve davalılar ... vd. vekili tarafından temyiz edilerek bozulduğu gözönünde bulundurulduğunda kararı temyiz etmeyen davalılar yönünden metrekare birim bedelinin 82 TL/m² olduğu gözetilmeksizin bozma sonrası davacı idare yararına oluşan usuli kazanılmış hak ilkesi ihlal edilerek fazla kamulaştırma bedeline hükmedilmesi, dava konusu taşınmazın kamulaştırmasından arta kalan 1065,99 m²lik alanında bozma öncesi hükme esas alınan bilirkişi raporunda herhangi bir değer azalışı hesaplanmadığı ve bu husus Dairemiz bozma ilamına konu edilmediği, bozma ilamına uyulduğu hâlde davacı idare lehine oluşan usuli kazanılmış hak ihlal edilmek suretiyle, bozma sonrasında kalan kısma %20 değer azalışı hesaplayan rapora göre hüküm kurularak fazla bedele hükmedilmesi, bozma öncesi hükme esas alınan bilirkişi raporunda; dava konusu taşınmazdan daha önce geçirilen irtifakın taşınmazda meydana getireceği değer düşüklüğü oranı % 4 olarak tespit edilip bedele yansıtılarak hesaplama yapıldığı ve bu husus bozma kapsamı dışında kaldığından taraflar yönünden kesinleştiği gözetilmeksizin, bozma sonrası eski irtifak sebebiyle oluşan değer düşüklüğü oranının (hesaplama yöntemi de değiştirilmek suretiyle) %5 olarak belirlenmek suretiyle fazla bedele hükmedilmesi, dava konusu taşınmazda dava dışı Kocaeli Belediyesi de paydaş olduğu hâlde, davacıları taşınmazın tamamına malik kabul edilerek bedel hesaplayan rapora göre hüküm kurulması doğru görülmediğinden Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 09.05.2022 tarihli ve 2021/323 Esas, 2022/154 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

E. Üçüncü Bozma Kararı 1. Mahkemenin 09.05.2022 tarihli ve 2021/323 Esas, 2022/154 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; davacı idare vekilince dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/a maddesine göre yenileme çalışmaları yapıldığı, dava konusu taşınmazın ... 71 15... parsel olarak tescil edildiği belirtildiğinden, yenileme sonrası oluşan durum üzerinden hesap yapılması ve yeni ada/parsel numarası üzerinden karar verilmesi gerektiği hâlde, yenileme öncesi durum üzerinden hüküm kurulması, davacı idarece fazla bloke edilen kamulaştırma bedelinin, davalılar tarafından bankadan çekilmiş ise çekildiği tarihe kadar varsa işlemiş mevduat faizi ile davalılardan payları oranında alınarak davacı idareye iadesine; çekilmemiş ise varsa işlemiş nemalarıyla birlikte davacı idareye iadesine karar verilmesi gerekirken, infazda tereddüt oluşturacak şekilde iade hükmü kurulması doğru görülmediğinden mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar vermiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle, taşınmaza fahiş bedel biçildiğini, dava konusu taşınmazın arazi vasfında olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda kıymet takdir raporundan ayrılma nedenlerinin açıklanmadığını ve davacı idare yararına vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi yerindedir.

3. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

15.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/6157, K. 2026/548, T. 15.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-6157-e-2026-548-k-6c0762442cd9