Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/7979 E. 2026/2789 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/7979
- Karar No
- 2026/2789
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/143 Esas, 2025/42 Karar KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Hatay ili, ... ilçesi, ... köyü 384 parsel (ifraz ve yenilemeyle 23 55... parsel) sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için davacı idare tarafından teklif edilen bedel ile acele kamulaştırma dosyasında belirlenen bedelin düşük olduğunu, taşınmazın konumu itibarıyla daha değerli olduğunu ileri sürmüştür.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 25.12.2013 tarihli ve 2012/614 Esas, 2013/592 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 25.12.2013 tarihli ve 2012/614 Esas, 2013/592 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesince yapılan temyiz incelemesi sonucunda; dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibarıyla 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı içerisinde yer aldığı anlaşıldığından, Mahkemece taşınmaz arsa niteliğinde kabul edilerek bilirkişi kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, taşınmazın arazi niteliğinde olduğu kabul edilerek bedel tespitinin doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 09.11.2016 tarihli ve 2016/149 Esas, 2016/508 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, tescil yönünden verilen karar kesin olduğundan yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 09.11.2016 tarihli ve 2016/149 Esas, 2016/508 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; hükme esas alınan bilirkişi raporunda emsal alınan taşınmaz 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 15 inci ve 16 ncı maddeleri uyarınca oluşmuş imar parseli, dava konusu taşınmazın ise kadastro parseli olduğu anlaşıldığından dava konusu taşınmazın mukayese sonucu bulunan metrekare değerinden düzenleme ortaklık payına karşılık gelecek oranda indirim yapılarak, kamulaştırma bedelinin tespit edilmesi gerektiği hususu gözetilmeyerek hesaplama yapan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığı, dava konusu taşınmazın tapu kaydında mevcut irtifak hakkının taşınmazın değerine olan olumsuz etkisi konusunda bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak neden olacağı değer düşüklüğünün zemin değerinden indirilerek zemin bedelinin belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesinin doğru görülmesi gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 23.12.2022 tarihli ve 2018/528 Esas, 2022/486 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, tescil yönünden verilen karar kesin olduğundan yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
E. Üçüncü Bozma Kararı 1. Mahkemenin 23.12.2022 tarihli ve 2018/528 Esas, 2022/486 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; aynı kamulaştırma kapsamında dava konusu taşınmaza 630 metre mesafede yer alan 103 parsel (ifraz ve yenilemeyle 23 55... parsel) sayılı taşınmaz için Hatay 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/101 Esas, 2022/92 Karar sayılı dosyasında aynı emsal taşınmaz esas alınarak yapılan değerlendirmede emsal ile eş değerde olduğu kanaatine varılarak 11.01.2013 değerlendirme tarihi itibarıyla 162,92 TL/m² değer biçildiği, yine aynı kamulaştırma kapsamında dava konusu taşınmaza 500 metre mesafede bulunan 93 parsel (ifraz ve yenilemeyle 23 55... parsel) sayılı taşınmaz için Hatay 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/166 Esas, 2018/330 Karar sayılı dosyasında aynı emsal taşınmaz esas alınarak yapılan değerlendirmede emsal ile eş değerde olduğu kanaatine varılarak 21.11.2013 değerlendirme tarihi itibarıyla 172,54 TL/m² değer biçildiği ve bu parsellere ilişkin kararların Dairemiz denetiminden geçerek onandığı dikkate alındığında, dava konusu taşınmaz için 16.11.2012 değerlendirme tarihi itibarıyla 102,06 TL/m² değer biçilmesi suretiyle yakın konumda bulunan parsellere ilişkin bedellerden ayrılma nedenleri konusunda bilirkişi heyetinden ek rapor alınıp, sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi; dava dilekçesinde taşınmazın kamulaştırılan kısmının davacı idare adına tescili ile yol olarak tapudan terkinine karar verilmesi talep edildiği halde, dava konusu taşınmazın davacı idare adına tescili ile yetinildiği; fazla depo edildiğinden dolayı davacı idareye iadesine karar verilen bedelin infazda tereddüt uyandıracak şekilde hükümde açıkça gösterilmemesi bozma sebebi olduğu gibi, fazla depo edilen bedelin davalı tarafça bankadan çekilmiş olması halinde çekilme tarihine kadar işlemiş nemaları ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı idareye verilmesine, çekilmemişse işlemiş nemaları ile birlikte davacı idareye iadesine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesinin hatalı olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin ilâm başlığında belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tescili ile yol olarak terkinine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, müvekkili idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dava konusu taşınmazın yüzölçümünün hüküm fıkrasında hatalı gösterilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacı idare vekilinin mahkeme kararına yönelik temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan "3.297,56" sayısının hükümden çıkartılması, yerine "3.297,49" sayısının yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 19.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.