Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/5533 E. 2026/550 K. – Kamulaştırmasız
Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5533
- Karar No
- 2026/550
- Karar Tarihi
- Konu
- Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/503 Esas, 2025/705 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/579 Esas, 2023/688 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın, davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idareler vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Ankara ili, ..., ... Mahallesi 609 72... parsel sayılı taşınmazda hissedar olduklarını, dava konusu taşınmazın, yapılan imar planında, "ticari rekreasyon alanı" olarak ayrıldığını ve taşınmaza davalı idarece el atıldığından, taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın, davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idareler vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; lehe hüküm altına alınan vekâlet ücretinin düşük hesaplandığını ileri sürmüştür.
2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dahili dava ile yargılama yapılamayacağı, dava konusu taşınmazın ticari rekreasyon alanı içinde olup kısıtlamanın olmadığı, üzerine piknik-eğlence alanları, açık hava tiyatrosu, kafeler, spor salonları yapılabileceği, Danıştay ve Anayasa Mahkemesi kararlarının dikkate alınmadığı, kamuya özgülenmenin olmadığı, raporun yetersiz, bedelin yüksek olduğu, sorumlu olmadıkları ileri sürülmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın 2003 onay tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planı kapsamında "Kentsel Rekreasyon Alanı" kullanımında kaldığı, ... nolu parselasyon planı ile düzenlemeye giren kadastral parsellerin kamu ortaklık paylarından oluşturulduğu, daha sonra Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin 13/08/2013 tarih ve 1476 sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli ... planı değişikliği ve buna bağlı olarak hazırlanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planında taşınmazın "Kentsel Rekreasyon Alanı" kullanımından "Ticari Rekreasyon Alanına" dönüştürüldüğü, aynı kararla taşınmazda minimum ifraz koşulunun 2.500 m² olarak belirlendiği, yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporuna göre parsel üzerinde imar planında belirtilen kullanım amacına yönelik herhangi bir yapı ve müştemilatın bulunmadığı, doğal taban arazi yapısında olduğunun bildirildiği, bu yönüyle taşınmaza fiilen el atılmadığı anlaşılmış ise de, uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği; bu haliyle idarenin, mülkiyet hakkının özüne dokunan bu eylemi ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü gerektiği, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılıp, dava konusu taşınmaz ile emsalin vergi rayiç değerleri de kıyaslanarak (Dairece taşınmazın paydaşına ait 2024/370 Esas sayılı dosyanın yapılan incelenmesi sırasında sözü edilen emsal teyit ve vergi değerlerinin Dairece getirtilip incelendiği gözetildiğinde), aynı bölgede yargı denetiminden geçerek kesinleşen bedeller de değerlendirilmek suretiyle, taşınmazın tapu kaydında TEK Genel Müdürlüğü lehine mevcut irtifak şerhlerinden dolayı Dairece taşınmazın paydaşına ait 2024/370 Esas sayılı dosyanın yapılan incelenmesi sırasında alınan "taşınmaz üzerinden geçen herhangi bir enerji nakil hattı bulunmadığına dair" ek raporlar da dikkate alındığında irtifak değer düşüklüğü uygulanmadan dava tarihi itibarıyla değerinin tespit edilerek davalı ... Başkanlığından tahsiline, dava konusu taşınmazdaki davacı taraf paylarının iptali ile bu idare adına tapuya tesciline, davalı ... Belediyesi yönünden açılan davanın husumet yokluğundan reddine ve davalı ... yönünden ıslah yapılmadığından bu idare lehine talep gibi vekâlet ücreti takdirine dair kararda, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usûl ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurularının esastan esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve bedelinin sorumlu davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usûl ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usûl ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.