Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/17492 E. 2026/8724 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/17492
- Karar No
- 2026/8724
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/540 Esas, 2025/1366 Karar KARAR : Esastan ret
Taraflar arasındaki tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 inci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin 04.11.1982 tarihinde davaya konu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 2 ada 2 parsel sayılı taşınmazı satın aldıklarını satım sırasında tapu kaydına göre taşınmazın 5.215,00 m² yüz ölçümlü olduğu mahallinde yapılan sayısallaştırma çalışmaları sonucu taşınmazın yüz ölçümünün 3.131,74 m²ye düştüğünü, taşınmazı üçüncü kişiye satacakları sırada öğrendiklerini, buna rağmen satışı gerçekleştirdiklerini ileri sürerek arada oluşan 2.083,26 m² yüz ölçümü farkına istinaden oluşan zararın davalı Hazineden alınarak müvekkillerine ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan 19.02.2022 tarihli bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, bilirkişinin yalnızca bir emsale dayanarak gerçeğe aykırı, çok düşük bir bedel belirlediğini, yeniden bilirkişi incelemesi yapılması taleplerinin gerekçesiz biçimde reddedildiğini, tapu sicilinin tutulmasından doğan zararlardan 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereği Devletin kusursuz sorumlu olduğunu ileri sürerek kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle;zamanaşımı ve defi itirazlarının incelenmediğini, davaya konu taşınmazın sınırları ve çevresindeki parsellerin tapu kayıtlarının yeterince incelenmediğini, değer tespitinin en az üç kişilik heyetten oluşan bilirkişilerce yapılması gerektiğini, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, taşınmazın kadastro parseli olduğunu, imar parseli olmadığını, tersimat hatasında Hazinenin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar davaya konu taşınmazdaki payı satın aldığında dava konusu taşınmaz ... Mahallesi eski 2 ada 2 parsel, yenileme sonrası 1 65... parsel sayılı taşınmazın tapu alanının 5.215,00 m² olduğunu, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22 nci maddesinin (a) bendine göre yapılan güncelleme çalışmaları sonrasında taşınmazın alanının 3.131,74 m² hesaplandığı, aldırılan fen bilirkişi raporunda davalı parsel ve komşu parsellerin yapılan yenileme çalışmalarında halihazırda ölçümler, grafik paftası ve zemin durumu çakıştırılarak yenilemesinin yapıldığı, davalı parselin yüz ölçümünün azalmasının grafik paftasına tersimat ve yüz ölçümü hesaplamasından kaynaklandığı, davacılardan kaynaklı bir durum olmayıp, güncelleme kadastro çalışmalarının usulüne uygun olduğu, davacıların taşınmazındaki azalmanın giderilmesi imkanı kalmadığına göre davacının tapu kaydındaki diğer nitelikler gibi ölçüm değerlerine de güvenin korunması zorunlu olduğundan arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde ve tespit edilen bedelin davalı Hazineden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, ayrıca temyiz incelemesinde geçen süre de dikkate alındığında bedelin çok düşük kalacağını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 2 ada 2 parsel sayılı taşınmazın davacılar tarafından 04.10.1982 tarihinde satın alındığı, 2018 yılında 3402 sayılı Kanun’un 22 nci maddesinin ikinci bendinin uyarınca yapılan yenileme kadastrosu sonrasında taşınmazın yüz ölçümünde 2.083,26 m² azalma olduğu, yenileme kadastrosunun kesinleşmesi üzerine uğranılan zararın tazmini istemi ile eldeki davayı açtığı anlaşılmıştır. 3.Dava konusu taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesine ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesi yerindedir. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.