Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/17344 E. 2026/10083 K. – Yargılamanın

Konu: Yargılamanın İadesi

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/17344
Karar No
2026/10083
Karar Tarihi
Konu
Yargılamanın İadesi

MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2663 Esas, 2025/1934 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Düzce 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/409 Esas, 2023/439 Karar

Taraflar arasındaki yargılamanın iadesi davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili yargılamanın iadesi talep dilekçesinde özetle; davalı idare tarafından açılan bedel tespit ve tescil davası sonucunda dava konusu taşınmazın idare adına tescili hususunda verilen karar kesinleşmişse de tescile konu taşınmaz yönünden davalı idare ya da ilgili Bakanlık tarafından alınan bir kamu yararı kararı bulunmadığını, tescilin açık bir şekilde hukuka aykırı olduğunu, Bolu İdare Mahkemesinin 2023/572 Esas sayılı dosyasında kamulaştırma kararının iptali için dava açtıklarını ve açılan davada yapılan yargılama sırasında Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından dosyaya sunulan 03.07.2023 tarihli cevap dilekçesinde kamu yararı kararının dava konusu taşınmazın kamulaştırılmasına yönelik bir kamu yararı kararı olmadığının açıkça bildirildiğini belirterek yargılamanın iadesini talebinin kabulü ile Düzce 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/167 Esas, 2023/161 Karar sayılı kesinleşmiş kararın kaldırılarak dava konusu taşınmazın müvekkili şirket adına tesciline, haksız davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; talebin reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılamanın iadesi talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece yargılamanın iadesi talebinin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirkete yapılan tebligatların açıkça usulsüz olduğunu, müvekkili şirket aleyhine ikame edilen mahkemenin 2022/167 Esas sayılı dosyasının taraflarınca 03.05.2023 tarihi itibarıyla haricen öğrenildiğini, UYAP kaydının 04.05.2023 tarihinde yapıldığını, müvekkilinin taşınmazının kamulaştırılması işlemlerinde kamu yararı kararı olmadığı için ortada usulüne uygun bir idari işlem olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılamanın yenilenmesi talebi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 375 inci maddesinde tanımlanmış olup, yargılamanın iadesi sebeplerinin sınırlı sayıda olduğu, yargılamanın iadesini isteyen davacı vekilinin talep dilekçesindeki unsurlardan hiçbirinin kanun hükmünde belirtilen sebepleri içermediği, yargılamanın iadesi istenen Düzce 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/167 Esas, 2023/161 Karar sayılı dosyasının, istinaf incelemesinden geçerek Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 2023/1452 Esas, 2023/2205 Karar sayılı dosyasında taraf vekillerinin istinaf itirazları yerinde olmadığından esastan reddine karar verildiği, kararın temyizi neticesi dosyanın Yargıtay'a gönderildiği ve kararın henüz kesinleşmediği, kaldı ki usulsüz tebliğe ilişkin iddiaların bedel tespit dosyasında da davalı vekilince istinaf aşamasında ileri sürüldüğü, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 2023/1452 Esas, 2023/2205 Karar sayılı dosyasında, davalı şirkete yapılan tebligatın usule uygun olduğu, İlk Derece Mahkemesinin davalı vekilinin istinaf talebinin süreden ret kararının yerinde olduğunun değerlendirildiği, tescil yönünden verilen kesin hükmün, 2942 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde verildiği, istinaf ya da Yargıtay'da kararın bozulması ve davanın redde dönmesi halinde tescil hükmünün ortadan kaldırılarak tapu kaydının yeniden eski malik adına tescil edilme imkanının bulunduğu, dolayısıyla yargılamanın yenileme şartları oluşmadığından İlk Derecece Mahkemesince yargılamanın yenileme talebinin reddine karar verilmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dosyada bulunan delil ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre, 6100 sayılı Kanun'un 375 inci maddesinin birinci fıkrasında yargılamanın iadesi sebepleri tahdidi olarak sayılmış olup yorum yoluyla dahi genişletilemeyeceği dikkate alındığında koşulları oluşmadığı gibi 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 6 ncı maddesinin son fıkrası "Onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak hizmetler için ayrıca kamu yararı kararı alınmasına ve onaylanmasına gerek yoktur. Bu durumlarda yetkili icra organınca kamulaştırma işlemine başlanıldığını gösteren bir karar alınır." şeklinde düzenlenmiş olup bu hüküm de gözetilerek talebin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/17344, K. 2026/10083, T. 01.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-17344-e-2026-10083-k-165cd0c700f8