Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/14896 E. 2026/5974 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/14896
Karar No
2026/5974
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2877 E., 2025/1274 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/249 E., 2023/190 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı ... Mobilya...A.Ş. vekili tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava ve talep artırım dilekçesinde özetle; sigortalının 23.11.2010 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur. II. CEVAP 1.Davalı ... Mobilya Kanepe İth. İhr. İml. San. Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazında bulunduklarını, kazanın davacı kusuru ile meydana geldiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davalı ... Mobilya Kanepe İmalat İthalat İhracat San. ve Tic. A.Ş.'nin müvekkili şirket tarafından düzenlenmiş 09.02.2010 - 09.02.2011 vadeli, 119351210 1 numaralı İşveren Sorumluluk Sigorta Poliçesiyle sigortalı olduğunu, poliçede işveren sorumluluk kişi başına 100.000,00 TL azamî tazminat tutarı ile sınırlandırıldığını, tek başına sigorta poliçesinin varlığının, poliçe kapsamında belirlenen teminatın tamamen ve otomatik olarak ödeneceği anlamına gelmeyeceğini, meydana gelen iş kazasında sigortalı işverene atfedilebilecek herhangi bir kusurun olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; "davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile 1-Davacı işçinin geçirdiği kaza nedeniyle meydana gelen 288.374,90 maddi tazminatın kaza tarihi olan 23.11.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (Davalı ... A.Ş. yönünden dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ve poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2- Davacının iş kazası nedeniyle oluşan %15,2 maluliyeti, kazadaki kusur durumu ve ekonomik koşullar ile manevi tazminatın zenginleşme aracı olmaması gerektiği dikkate alındığında 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 23.11.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Mobilya Kanepe İth. İhr. İml. San. Tic. A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Yasal kesintilerin ödeme anında dikkate alınmasına" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı ... Mobilya..A.Ş. vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ücretinin TÜİK kayıtlarına göre belirlenmesinin yerinde olduğu, zira .. Marangozlar Mobilyacılar ve Döşemeciler Odası yazısında geçen ücretin hangi yıla ait olduğuna ilişkin somut bir beyan olmadığı gibi belirtilen ücretin piyasada çok zor bulunan nitelikli işçiler için olabileceğinin belirtildiği, davacının yaşı ile bakiye ömrünün yerleşik Yargıtay içtihatları çerçevesinde TRH 2010 tablosuna göre belirlenmesinin yerinde olduğu, olay tarihi, kusur oranları, davacının meslekte kazanma gücü kayıp oranı, paranın satın alma gücü gibi hususlar birlikte değerlendirildiğinde davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının yerinde olduğunun belirlendiği, davacının işyerinde meydana gelen iş kazası nedeniyle davacının meslekte kazanma gücü kayıp oranının SSYSK ve ATK 3. İhtisas Dairesince %15,2 olarak belirlendiği, ilk kazanın etkisinin raporda tartışıldığı, dolayısıyla davacının dava konusu kaza nedeniyle oluşan meslekte kazanma gücü kayıp oranının usulünce belirlendiğinin görüldüğü, dosyaya kazandırılan ... denetmen raporunda davalı işverenin %70, davacının %30 oranına kusurlu olduklarının belirlendiği, dosya kapsamında alınan kusur bilirkişi heyet raporunda da aynı oranların belirlendiği, dolayısıyla davalının kusur oranlarına ilişkin istinafının yerinde olmadığı, hesap bilirkişi raporundaki hesaplama yönteminin yerinde olduğu, peşin sermaye değerinin tamamının değil, kusur oranlarına göre hesaplanan tazminattan indirilmesinin yerinde olduğu, yerleşik Yargıtay içtihatları gereği kaza tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesinin yerinde olduğu, dosya kapsamında bulunan işveren sorumluluk sigorta poliçesi incelendiğinde; manevi tazminat taleplerinin de teminata eklendiği, olay/kişi başına belirlenen teminat limitleri dahilinde sigorta şirketinin manevi tazminattan da sorumlu olduğu, bu nedenle poliçe limiti ile sorumlu olmak kaydıyla davalı ... aleyhine de manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği belirlenmekle davalı ... Mobilya Şirketinin bu yöne ilişkin istinafının yerinde olduğu, kararın bu yönüyle kaldırılması gerektiği, öte yandan sigorta şirketinin önceden temerrüde düşürülmemesi halinde temerrüt tarihi dava tarihi olacağından davalının bu yöne ilişkin istinafının yerinde olmadığı gerekçesiyle; A-1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b maddesinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine, B-1-Davalı ... Mobilya...A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, Kayseri 5. İş Mahkemesi'nin 2020/249 Esas - 2023/190 Karar sayılı kararının kaldırılarak, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle; davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile 1-Davacı işçinin geçirdiği kaza nedeniyle meydana gelen 288.374,90 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 23.11.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (Davalı ... A.Ş. yönünden dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ve poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2- Davacının iş kazası nedeniyle oluşan %15,2 maluliyeti, kazadaki kusur durumu ve ekonomik koşullar ile manevi tazminatın zenginleşme aracı olmaması gerektiği dikkate alındığında 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 23.11.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (Davalı ... A.Ş. yönünden dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ve poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı ... Mobilya...A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; a.Davacının müvekkili şirkette çalışmadan önce benzer bir başka işyerinde çalışırken de başka bir iş kazası geçirdiğini ve sağ el işaret parmağını 3. boğumdan kaybettiğini, yargılama sırasında bu hususun yeterince araştırılmadığını ve önceki kazanın davacının maluliyetine etkisinin hatalı olarak belirlendiğini, b.Davacının kendisinden beklenen gerekli tedbirli ve dikkatli davranışları sergilememesi sebebiyle kazaya maruz kalmasına rağmen müvekkiline fahiş derecede yüksek oranda kusur izafe edilmesinin de hatalı olduğunu, müvekkili işverenin her türlü kişisel koruyucuyu davacıya teslim etmesine ve gerekli tüm güvenlik tedbirlerini almış olmasına rağmen, davacı tarafça da eksik herhangi bir hususun bildirildiği ve buna rağmen müvekkilince temin edilmediği gibi bir durum da bulunmamasına rağmen müvekkiline %70 oranında kusur izafe edilmesinin hatalı olduğunu, c. Hesap bilirkişisinin de hatalı kusur raporu ve davacının gelirine ilişkin itirazlarına rağmen hatalı gelir durumu bilgilerine göre hesap raporu düzenlediğini ve fahiş bir maddi tazminat miktarına ulaşıldığını, d.Dava konusu olayda hesap raporuna bakıldığında aktif dönemin , işlemiş ve işleyecek dönem olarak dikkate alındığını, ayrıca pasif dönem hesaplandığını, bu hesaplamaların tamamında ise hesap tarihi dikkate alınarak hesap yapıldığını, buna göre faiz başlangıç tarihi karar tarihi olması gerekirken kaza tarihinin faiz başlangıç tarihi olarak belirlenmesi nedeniyle fahiş miktarlar ortaya çıktığını, e.Bilirkişice hesaplama yapılırken davacının 23.11.2010 tarihinde iş kazası geçirdiği belirtildikten sonra 23.11.2010 tarihindeki kazancı hesaplamaya esas alınması gerekirken ilgisi olmayan 2014 yılı Kasım ayı kazancının hesaplamalarda kullanıldığını, bilirkişinin bu hatası nedeniyle hesaplamaların tamamının hatalı yapıldığını, 2014 yılı Kasım ayı kazancı için 1.497,00 TL'nin dikkate alındığını, ancak asgari ücret rakamının ne olduğu, davacının ücretinin ne kadar olarak kabul edildiği bilgisine yer verilmeden asgari ücretin 1,32 katı tutar olarak hesaplama yapılmasının da anlaşılamadığını, davacının imzalı ücret bordrosundan da anlaşıldığı üzere davacının asgari ücretle çalışmakta olduğunu, asgari ücretin 1,32 katı tutarında bir ücrete göre farazi olarak hesap yapılması nedeniyle hatalı rapora göre hüküm kurulduğunu, f.Bildirilen peşin sermaye değerinin tamamı yerine işverene rücu edilebilecek kısım olarak başka bir miktarın indirime tabi tutulmasının da hatalı olduğunu, g.Davacı tarafça davanın belirsiz alacak davası olduğundan bahisle artırım dilekçesi verildiğini, Mahkemece de bu artırım talebi kabul edilerek karar verildiğini, oysa ki davanın niteliği gereği belirsiz alacak davası olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığını, dava tarihi itibariyle davacının maddi tazminat alacağı hesaplanabilir durumda olduğu için öncelikle belirsiz alacak davası olarak açılan davanın reddi gerektiğini, dava belirsiz alacak davası olacağı kabul edilse dahi bu defa alacağın tespit edilebildiği tarihte alacak miktarı artırılmadığı için sonradan yapılan artırım kabul edilmeyip talep zamanaşımına uğradığından dava reddedilmeli iken kabul kararı verilmesinin de hatalı olduğunu, h.Manevi tazminatın fazla olduğunu, ı.Sigorta şirketinin sorumlu olduğu miktara kaza ya da bildirim tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 1.Manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; a.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ıncı maddesi atfıyla aynı Kanunun 352 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. b.6100 sayılı HMK'nın 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır. c.Dosya içeriğine göre, temyize getirilen miktarlar dava tarihi itibari ile kesinlik sınırının altında bulunduğu anlaşılmakla temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. 2.Maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Manevi tazminata yönelik temyiz dilekçelerinin miktardan REDDİNE, 2.Maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/14896, K. 2026/5974, T. 30.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-14896-e-2026-5974-k-aa59514af72f