Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1069 E. 2026/1371 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1069
- Karar No
- 2026/1371
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2026/1069
KARAR NO : 2026/1371
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 13/05/2026 (Ara Karar)
NUMARASI : 2026/54 E.
DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarımın
Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/09/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Tarafların İddia ve Savunmaları:
DAVA: Davacı vekili talep dilekçesinde özetle; davalı adına ... nezdinde tescilli ... numaralı “... Masası” tasarımının 6769 Sayılı SMK'nın 77. maddesi uyarınca hükümsüzlüğüne, Yeni ve ayırt edici olmadığını bilmesine ve bu tasarımın Eylül2025 tarihli bir Mahkeme kararı ile (İs. And. 1. FSHHKM, 2025/33 E. sayılı dava) hükümsüz kılındığını bilmesine rağmen müvekkile haksız delil tespiti yapan davalının, dava konusu ... nolu tescilden doğan haklarını davacıya karşı kullanmasının önlenmesi yönünde tedbir verilmesine; davalı adına tescilli olan dava konusu tasarımın üçüncü kişilere devrinin engellenmesine yönelik teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesinin 04/03/2026 tarihli ara kararıyla; "İhtiyati tedbir talebinin KABULÜ ile tedbir talep eden eden tarafından TEBLİĞ tarihinden itibaren 1 HAFTALIK KESİN SÜRE içerisinde, 50.000,00 TL teminat veya muteber bir bankaya ait kesin ve süresiz teminat mektubu Mahkememize depo edildiğinde;
2-Hüküm kesinleşinceye kadar davalı adına tescilli ... numaralı tasarımdan doğan hakların davacıya karşı ileri sürülmesinin engellenmesine," karar verilmiştir.
Davalı vekili 02/04/2026 tarihli dilekçesi ile, marka sicil kaydı üzerindeki ihtiyati tedbirin kaldırılmasını talep etmiş, mahkemenin 13/05/2026 tarihli ara kararıyla, tedbire itirazın reddine, karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:
Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; tedbirin dayanağı olan İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2025/33 E. ve 2025/220 K. sayılı hükümsüzlük kararının henüz kesinleşmediğini, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 79/4. maddesi uyarınca kesinleşmemiş bir karara dayanılarak tedbir tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, 14.05.2020 tarihli ve 2020/T-263 sayılı YİDK kararı ile müvekkilin tasarımının yeni ve ayırt edici olduğunun tescil edildiğini, bu idari kararın bağlayıcılığı karşısında davacı tarafın yaklaşık ispat şartını yerine getiremediğini, Yerel Mahkemenin bilirkişi incelemesi yaptırmadan karar vermesinin usul ve yasasına aykırı olduğunu, 50.000,00-TL olarak belirlenen teminat miktarının davacının haksız rekabet yoluyla elde edeceği muhtemel kazançlar ve müvekkilinin ticari itibarı göz önüne alındığında sembolik ve orantısız kaldığını, davacının 16/01/2026 tarihinde 210.000,00-TL bedelle satışa sunduğu imitasyon ürünün yıllık ciro potansiyelinin 10.080.000,00-TL seviyesine ulaştığını, bu durumun müvekkilinin mülkiyet hakkını ve çalışma özgürlüğünü ihlal ettiğini, davacının altı yıl boyunca sessiz kalarak kötüniyetli ve misilleme amaçlı dava açtığını, tedbirin ölçülülük ilkesine aykırı sonuçlar doğurduğunu belirterek, yerel mahkemenin itirazın reddine dair 13/05/2026 tarihli ara kararının kaldırılarak, ihtiyati tedbirin tümden iptal edilmesini, aksi kanaatte ise teminat miktarının hakkaniyete uygun şekilde artırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç:
Dava, davalı adına tescilli ... sayılı “... Masası” tasarımının hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup tedbir talep edilmiştir.
Davacı vekili, ... sayılı tasarımın yeni ve ayırt edici olmadığını, aynı tasarımın İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 2025/33 E., 2025/220 K. sayılı kararıyla hükümsüz kılındığını, buna rağmen davalının kendisi aleyhine delil tespiti yaptırdığını ileri sürerek tasarımın hükümsüzlüğünü, tescilden doğan hakların kendisine karşı kullanılmasının ve tasarımın üçüncü kişilere devrinin tedbiren önlenmesini istemiştir.
Mahkemece, 04.03.2026 tarihli ara karar ile 50.000,00 TL teminat yatırılması koşuluyla, ... sayılı tasarımdan doğan hakların hüküm kesinleşinceye kadar davacıya karşı ileri sürülmesinin engellenmesine karar verilmiş, davalı vekilinin tedbir kararına itirazı ise mahkemece 07/05/2026 ara karar ile reddedilmiş olup davalı vekili istinaf talep etmiştir.
Dosya kapsamından, dava konusu ... sayılı tasarımın yeni olmadığı iddiasıyla daha önce açılan İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 2025/33 Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, anılan Mahkemenin 2025/220 Karar sayılı ilamıyla tasarımın hükümsüzlüğüne karar verildiği, bu kararın istinaf incelemesinde bulunması nedeniyle henüz kesinleşmediği anlaşılıyorsa da , mahkemece söz konusu kararın ve dayandığı bilirkişi raporunun eldeki dosyada delil olarak değerlendirilmesinde usule aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır. Zira SMK’nin 79/1. maddesi uyarınca tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesi ve kesinleşmesi durumunda tasarıma sağlanan koruma baştan itibaren doğmamış sayılacağından ihtiyati tedbir incelemesinde yaklaşık ispata elverişli bir delil olarak değerlendirilmesi yerindedir. Diğer yandan tasarımın tesciline ilişkin idari makam kararları, hükümsüzlük davasında bağlayıcı değildir. YİDK kararı delil olmakla birlikte kesin hüküm oluşturmadığı gibi, bilirkişi raporu sonucunda aynı tasarımın yeni olmadığı kabul edilerek hükümsüzlüğüne karar verilmiş bulunması karşısında, yaklaşık ispatı ortadan kaldıran bir delil olarak kabulü mümkün görülmemiştir.
Davalının dava konusu tescile dayanarak davacı aleyhine delil tespiti yaptırdığı dikkate alındığında davacının, hükümsüzlük davası sonuçlanıncaya kadar tasarımdan doğan hakların kendisine karşı ileri sürülmesinin engellenmesini istemekte güncel ve korunmaya değer hukuki yararı bulunduğu, verilen tedbirin, ... sayılı tasarımdan doğan hakların, hükümsüzlük davası sonuçlanıncaya kadar davacıya karşı ileri sürülmesini önlemekle sınırlı olduğundan taraflar arasındaki menfaat dengesine ve ölçülülük prensibine uygun olduğu, davanın kötü niyetle açıldığı ve sessiz kalma nedeniyle hak kaybı oluştuğu iddialarının ise, esasla birlikte değerlendirilebilecek hususlar olduğu görülmüştür.
HMK’nin 392/1. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talep edenin, haksız çıkması halinde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin uğraması muhtemel zararları karşılamak üzere teminat göstermesi gerekir. Somut olayda tedbirin yalnızca tasarımdan doğan hakların davacıya karşı ileri sürülmesini engellemesi, davalının üretim ve satış faaliyetlerinin durdurulması sonucunu doğurmaması ve davanın hükümsüzlük istemine ilişkin bulunması karşısında, ilk derece mahkemesince belirlenen 50.000,00 TL teminatın bu aşamada yeterli olduğu, HMK’nin 389 ve devamı maddelerinde aranan ihtiyati tedbir ve yaklaşık ispat koşullarının gerçekleştiği, tedbirin kapsamı ile belirlenen teminatın tarafların karşılıklı hak ve menfaat dengesine uygun olduğu, davalının itirazının reddine ilişkin ara kararda usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 13/05/2026 tarih ve 2026/54 E. Sayılı ara kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı davalı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3- Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 17/09/2026