Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/468 E. 2026/1659 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/468
Karar No
2026/1659
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2026/468 Esas

KARAR NO:2026/1659 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ: (Kapatılan)Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

NUMARASI:2025/725 Esas- 2025/1130 Karar

TARİH :17/12/2025

DAVA:Çek İstirdatı

KARAR TARİHİ:24/09/2026

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... Şirketi'nin keşidecisi ve müvekkilinin son yetkili hamili olduğu "... ... seri numaralı ve 20.06.2025 tarihli, 525.000,00 TL bedelli" çekin 06.05.2025 tarihinde "... Mah., ... Cad., No:..., .../Ankara" adresine ... Group adına... Şubesi aracılığı ile gönderilmek üzere teslim edildiğini, gönderiyi içerir kargo paketinin kargo şubesi tarafından ... kargo takip numarası ile dağıtıma çıkarıldığını, çekin taşıyıcı kargo şirketine tesliminden sonra paket alıcısına gönderilmiş ise de, gönderinin kargo şirketinin hakimiyetinde bulunduğu sırada müvekkilinin hamili olduğu çekin, kargo görevlilerince paket içerisinden alındığını ve kargo alıcısına boş bir paket teslim edildiğini, müvekkili şirket tarafından yetkili hamili olduğu çeke kargonun tesliminden sonra ulaşılamadığını, Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/470 Esas sayılı dosyası kapsamında çek iptal davası ikame edildiğini ve mahkeme tarafından çeke ilişkin ödeme yasağı kararı verildiğini, ayrıca Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2025/28176 soruşturma sayılı dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, yetkisizlik kararı verildiğini, akabinde yetkili olduğu belirtilen Akyurt Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2025/1444 soruşturma sayılı dosyasında da yetkisizlik kararı verildiğini ve ilgili dosyanın yetkili savcılığın tespiti aşamasında olduğunu, bu süreç devam ederken davalı tarafından kötü niyetle ele geçirilen çekin Küçükçekmece İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası üzerinden icra takibine konu edildiğini ve ödeme emrinin müvekkili şirkete tebliğ edildiğini, davalının çekin elinde olduğunu bildirmesi ve icra takibinin müvekkili aleyhine ikame edilmesinin ardından Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/470 Esas sayılı dosyasından verilen 07.08.2025 tarihli ara karar üzerine huzurdaki davanın ikame edildiğini, çekin kaybına ilişkin yargılama devam ederken müvekkiline karşı icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin haciz tehdidi altında olduğunu, müvekkilinin çek üzerinde imzası bulunan şirket ve şahıslarla herhangi bir ticari ilişkisinin olmadığını, bu durumun ticari defterlerin incelenmesinden de açıkça tespit edilebilir durumda olduğunu beyanla öncelikle ve ivedilikle Küçükçekmece İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası üzerinden yürütülen icra takibinin tüm borçlular yönünden durdurulmasına, ...'a ait ... seri numaralı ve 20.06.2025 tarihli, 525.000,00 TL bedelli çekin davalıdan istirdadı ile müvekkiline iadesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı taraf davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:Mahkemece; dava konusunun, ...'a ait ... seri numaralı, 20/06/2025 tarihli, 525.000,00 TL bedelli çekin istirdadına ilişkin olduğu, incelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmalarının içeriğine göre; davacının lehtar olarak yer aldığı çek yaprağının kargoda kaybolduğu ve davacıya teslim edilmediği, dosyaya ibraz edilen delillerden ve çek görüntüsünden davacının çekin hamili olduğu, davalı şirket hakkında aynı konuya ilişkin birçok ceza ve hukuk davasının açıldığı, bu şekilde kargoda kaybolan çeklerin davalı elinde olmasının tesadüfi nitelikte kabul edilemeyeceği, kıymetli evrakın mücerretliği ilkesinin davalı lehine yorumlanamayacağı ve davalının çeki iktisabında ağır kusurlu olduğunun anlaşıldığı gerekçesi ile davanın kabulü ile çekin istirdadına karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

DAVALI VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ;TTK'nın 792. maddesi uyarınca açılmış bulunan çek istirdadı istemine ilişkin davada, dava konusu çekte mevcut ciro silsilesi içerisinde bir kopukluk bulunsa, ismi geçen lehtar ve cirantaların kaşe ve imzası sahte olsa bile bu durumun davalı müvekkilinin yetkili hamil olduğunu değiştirmeyeceği ve davalı müvekkilinin çeki kötü niyetle iktisap edip etmediği veya iktisabında ağır kusurlu olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği, müvekkilinin davaya konu çekte 3. kişi konumunda olduğu,kendisine ciro yapan ciranta hariç diğer imzaları kontrol edebilme ihtimalinin bulunmadığı, bu nedenle iyiniyetli üçüncü kişi konumunda olduğu, dolayısıyla davacının iddialarını bilmesi, kontrol etmesi veya bunlardan sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığı, çekin çalıntı olduğu iddialarını kabul etmemekle birlikte aksi halde ise davacının yasak olmasına rağmen kargo ile çek gönderdiği ve basiretli davranmadığı, Mahkemece yeterli inceleme ve araştırma yapılmadığı, ticari defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı, tarafların cirantalar ile olan ticari ilişkisini araştırmadığı, müvekkili hakkında başka dava veya soruşturmaların bulunmasının eldeki davada ne kötü niyetin ne de ağır kusurun karinesi olacağı, kesinleşmiş herhangi bir mahkeme kararı olmadığı, davacı lehtar şirket ile çekin keşidecisi şirketin yetkililerinin aynı kişiler olduğu, bu sebeple alacaklı ve borçlu sıfatlarının birleştiği ve davacının aynı zamanda borçlu olması sebebiyle çekin istirdadını talep edemeyeceğine, bu sebeplerle kararın kaldırılması gerektiğine ilişkindir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, TTK'nın 792. maddesi kapsamında çekin istirdadı ve kötü niyet tazminatı taleplerine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. 6102 Sayılı TTK'nın 792. maddesi uyarınca; çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür. Anılan yasal düzenlemeye göre; çek istirdadı davasında davacı istirdadını talep ettiği çekin yetkili ve meşru hamili olduğunu, çekin elinden rızası hilafına çıktığını ve çeki eline geçirmiş bulunan yeni hamilin çekin iktisabında kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğunu ispatla yükümlüdür.Somut olayda; dava konusu ... ... Şubesi'ne ait, keşide yeri İstanbul olan, 20/06/2025 tarihli, ... seri numaralı ve 525.000 TL bedelli çekin keşidecisinin dava dışı ... Şirketi olduğu ve çekin davacı adına keşide edildiği, çekteki ilk cironun da davacıya ait olduğu, davacının çekteki kendisine ait cironun sahte olduğuna dair bir iddia ileri sürmediği, davacıdan sonraki ciro silsilesinin .... Şti., ...-... ve davalı şirket şeklinde olduğu, çekin davalı tarafından 21/05/2025 tarihinde bankaya ibraz edildiği ve ödeme yasağı kararı nedeniyle ödeme yapılmadığı, davacı tarafından Bakırköy 2 ATM'nin 2025/470 Esas sayılı dosyası ile açılan çek iptali davasında Mahkemece verilen ara karar üzerine eldeki davanın açıldığı ve davacı tarafın, çekin kendisi adına ... Group'a gönderilmek üzere kargoya verildiğini ve alıcısına kargo paketinin boş olarak teslim edildiğini, çekin kargo şirketi nezdindeyken çalındığını ve çekte kendisinden sonra gelen cirantalar ve davalı ile herhangi bir ticari ilişkisinin olmadığını, davalının çeki kötü niyetle iktisap ettiğini iddia ettiği, davacı tarafından ayrıca savcılık nezdinde şikayette bulunulduğu ve bu hususta Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2025/51177 sayılı dosyası ile devam eden bir soruşturmanın bulunduğu, dosya kapsamındaki delillerden çekin davacı adına keşide edilmesinden sonra keşideci şirket tarafından davacı adına üçüncü kişiye kargo ile gönderildiğinin, çekin zilyetliğinin davacıya geçtiğinin ve davacının çekin yetkili hamili olduğunun anlaşıldığı, davalı tarafından çekin Küçükçekmece İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiği, İlk derece mahkemesince yapılan incelemede; davalı aleyhine Bakırköy 6 ATM'nin; 2025/689 Esas sayılı dosyası ile çekin istirdadı, 2025/754 Esas, 2025/8779 Esas ve 2025/777 Esas sayılı dosyaları ile çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti, Bakırköy 12. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2025/320 Esas sayılı dosyası ile kambiyo senedine dayalı takipte imzaya itiraz, Bakırköy 8 ATM'nin; 2025/959 Esas, 2025/523 Esas ve 2025/629 Esas sayılı dosyaları ile çekin istirdadı, Bakırköy 7 ATM'nin; 2025/628 Esas ve 2025/629 Esas sayılı dosyaları ile çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti, Bakırköy 5 ATM'nin 2025/894 Esas sayılı dosyası ile çekin istirdadı, Bakırköy 12. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2025/321 Esas sayılı dosyası ile kambiyo senedine dayalı takipte imzaya itiraz, Bakırköy 4 ATM'nin 2025/932 Esas sayılı dosyası ile çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ve çekin istirdadı, Bakırköy 1 ATM'nin 2025/638 Esas sayılı dosyası ile çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti, Bakırköy 5. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2025/374 Esas sayılı dosyası ile takibin iptali ve Küçükçekmece 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2025/593 Esas sayılı dosyası ile kambiyo senedine dayalı takipte imzaya itiraz davalarının açıldığının tespit edildiği ve bunun üzerine başkaca herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmaksızın, davalı hakkında aynı sebeplerle açılmış davalar olduğu ve bu şekilde kargoda kaybolan çeklerin davalı elinde olmasının tesadüfi nitelikte kabul edilemeyeceği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verildiği, İlk derece mahkemesince Uyap sistemi üzerinden celbedilen dosyalarda usulden red kararları dışında verilmiş esasa ilişkin bir karar olmadığı, davacı tarafından dava dilekçesinde açık bir şekilde çekteki cirantalar ile arasında herhangi bir ticari ilişki olmadığının ve bu durumun ticari defterlerin incelenmesi ile ortaya çıkacağının iddia edildiği,Mahkemece tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle; çekin davacı tarafından ticari defterlerine kaydedilip edilmediği, çekin kargo ile gönderildiği şirket ile arasında ticari ilişki olup olmadığı, çekte kendisinden sonra cirosu bulunan .... Şti. ile arasında herhangi bir ticari ilişkinin bulunup bulunmadığı, çekin bu ticari ilişki kapsamında adı geçen hesabına kaydedilip edilmediği, yine davalının ticari defterlerinde çekin kayıtlı olup olmadığı, kayıtlı ise kimden hangi ticari ilişki kapsamında alındığı, davalının çekte kendisinden önce cirosu bulunan ...-... ile arasında herhangi bir ticari ilişkinin bulunup bulunmadığı ve çekin bu ticari ilişki kapsamında adı geçen kişiden alınıp alınmadığının tespiti konusunda rapor alınmadığı, savcılık soruşturma dosyasının akıbetinin araştırılmadığı ve bu şekilde davacının ispat etmesi gereken ikinci vakıa olan davalının çeki iktisabında ağır kusurlu veya kötü niyetli olup olmadığı hususunda eksik inceleme ile karar verildiği anlaşılmış, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebepleri haklı bulunmuştur.Buna göre Mahkemece; tarafların ticari defterleri üzerinde açıklanan hususların tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alınması, dava konusu çekin konu edildiği Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2025/51177 sayılı soruşturma dosyası ile yukarıda açıklanan ve farklı kişiler tarafından, farklı çekler nedeniyle davalı aleyhine açılmış davaların akıbetlerinin araştırılması, bundan sonra tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmek suretiyle, çekin davalı tarafından kötü niyetli veya ağır kusurlu şekilde iktisap edilip edilmediği değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden davalının istinaf başvurusunun kabulü ile, İlk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine, davacı vekilinin 08/04/2026 ve 01/09/2026 tarihli ihtiyati tedbir talebinin de İlk derece mahkemesince değerlendirilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile;(Kapatılan) Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/12/2025 tarihli, 2025/725 Esas ve 2025/1130 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,

2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,

3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,

4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,

5-Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği İİK'nın 36/5 maddesi uyarınca icranın geri bırakılması için yatırılan teminatın talep halinde teminatı yatıran ilgili tarafa iadesine,

6-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine,

7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,

8-Davacı vekilinin 08/04/2026 ve 01/09/2026 tarihli ihtiyati tedbir talebinin İlk derece mahkemesince değerlendirilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 24/09/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/468, K. 2026/1659, T. 24.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-468-e-2026-1659-k-a8efd6b9a71f