İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1401 E. 2026/568 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1401
- Karar No
- 2026/568
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1401 Esas KARAR NO : 2026/568
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/08/2026 KARAR TARİHİ : 09/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Tar. Ürn. Tic. Ltd. Şti. tarafından davalı ... ile aralarındaki şahsi/güven ilişkisi ve hatır sözleşmesine binaen .... ... Şubesi'ne ait ... seri nolu, 25.08.2026 keşide tarihli, 800.000,00 TL bedelli ve lehtarı davalı olan çekin kambiyo taahhüdünde bulunmak amacıyla değil, sırf hatır çeki olarak tanzim edilip davalıya teslim edildiğini, davalı tarafından müvekkiline karşı herhangi bir edim ifa edilmediğini ve karşılığında hiçbir mal, hizmet veya nakit temin edilmediğini, davalının bu çekten kaynaklanan hiçbir alacağı bulunmadığını, taraflar arasındaki hatır ilişkisi sona erdiğinden .... Noterliği'nin 19 Ağustos 2026 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile çekin iadesinin talep edildiğini, çekin ibraz tarihi olan 25.08.2026'nın yaklaştığını ve davalının çeki kötü niyetle bankaya ibraz etmesi veya üçüncü kişilere devretmesi durumunda müvekkili şirketin ticari itibarının telafisi imkânsız zarara uğrayacağını belirterek, öncelikle ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile dava konusu çekin davalı veya üçüncü kişilerce bankaya ibrazının ve çekin arka yüzüne "karşılıksızdır/ödenmemiştir" işlemi yapılmasının önlenmesine, çekin üçüncü kişilere devir ve cirosunun önlenmesi yönünde teminatsız veya mahkemece takdir edilecek teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesine, müvekkili şirketin dava konusu çek nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine (menfi tespit), hatır ilişkisine dayalı olarak verilen çekin iptali ile müvekkili şirkete iadesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, kambiyo senedinden kaynaklı menfi tespit ve TTK'nın 792. maddesi uyarınca çek istirdatı istemine ilişkindir. Davacı vekilinin dava açılırken arabuluculuk tutanağını sunmadığı, mahkememizin 24/08/2026 tarihli ara kararı ile davacı vekiline arabuluculuğa başvurusuna ilişkin belgeyi mahkememize sunması için muhtıra tebliğ edildiği, davacı vekili tarafından sunulan 25/08/2026 tarihli talep dilekçesi ile eldeki dava bakımından arabulucuğun zorunlu dava şartı olmadığının bildirildiği görüldü. 01/09/2023 tarihinde yürürlüğe giren 7445 sayılı Kanunun 31. maddesiyle ile değişik 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesi "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklinde olup bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. 6325 Sayılı HUAK'na "Dava Şartı Olarak Arabuluculuk" başlığı ile 18/A maddesi eklenmiş olup, 6325 sayılı HUAK'nun 18/A maddesinin 2. fıkrasında; "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesi bulunmaktadır. Ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği nin 22. Maddesi "(1) Arabulucuya başvurulmuş olmasının kanunla dava şartı olarak düzenlendiği durumlarda davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. (2) Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. (3) Dava dilekçesi içeriğinden açıkça arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde derhal herhangi bir usuli işlem yapılmadan ve duruşma yapılmaksızın dosya üzerinden davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklindedir. 6325 sayılı HUAK'nun 18/A maddesinin 2. Fıkrası ve Yönetmeliğin 22. Maddesi birlikte değerlendirildiğinde, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde, mahkemece davacıya son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunması aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine mahkemece gönderilen ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi, ayrıca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır. Dosya kapsamı değerlendirildiğinde; yukarıda anlatılan gerekçelerle menfi tespit ve çek istirdatı talepli davada, davadan önce arabulucuğa başvuru dava şartı olduğundan, davacı tarafça arabulucuya başvurmadan dava açıldığından , davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : 1-Davacı tarafça açılan DAVANIN, TTK'nın 5/A-1, HMK'nın 114/2. ve 115/2. maddeleri gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE, 2-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333 maddesi uyarınca kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair verilen karar, tarafların yokluğunda, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 09/09/2026
Katip ... (E-İmzalı)
Hakim ... (E-İmzalı)