İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/419 E. 2026/710 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/419
- Karar No
- 2026/710
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/419 Esas KARAR NO : 2026/710
DAVA : Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/06/2025 KARAR TARİHİ : 30/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı müvekkili, İstanbul Avrupa yakası bölgesinde görevli elektrik tedarik şirketi olan dava dışı ...A.Ş.’nin sözleşmeli abonesi olarak, “esnaf işletmesi” (düğün salonu) olan ... tesisat/hizmet no’lu kullanım yerinde elektrik enerjisi kullanmakta olduğunu keyfiyet, mezkûr şirketin müvekkil adına düzenlediği 2025/03-04-05 dönemleri normal elektrik tüketimi faturalarından anlaşılmakta olduğunu, elektrik dağıtım şirketi olan davalı tarafından, müvekkilin mezkûr kullanım yerinde kaçak elektrik kullanıldığı iddiası ile düzenlenen 29.05.2025 tarihli, H/... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağına dayanılarak 02.06.2025 tarihli, ... no’lu ve 513.841,33-TL bedelli kaçak elektrik tüketim faturası ile müvekkil adına kaçak elektrik tüketim borcu tahakkuk ettirilmiş olduğunu, mezkûr faturanın suretinin sunulduğunu, oysa ki davacı müvekkil tarafından, mezkûr kullanım yerinde kaçak elektrik enerjisi kullanılmadığını, davalı şirket tarafından müvekkil atfen ileri sürülen haksız eylem nitelikli kaçak elektrik kullanım iddiası haksız, maddi ve hukuksal mesnetten yoksun olduğunu davalı taraf, haksız eylem nitelikli kaçak elektrik kullanım iddiasını, HMK.m.190 ve TMK.m.6 hükümlerine göre ispatla yükümlü olduğu gibi Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin m.43/5 hükmüne göre de iddia ettiği kaçak elektrik kullanımı tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırmak ve davacı müvekkilin haklarını ihlal etmemek zorunda olduğunu, HMK.m.109 hükmü uyarınca kısmi dava olarak “fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak” kaydıyla; davacı müvekkilin, davalı tarafından düzenlenen 02.06.2025 tarihli, ... no’lu ve 513.841,33-TL bedelli kaçak elektrik tüketim faturası ile borç olarak tahakkuk ettirilen 513.841,33-TL’nin şimdilik 500,00-TL kısmından borçlu olmadığının tespitine,HMK.m.397/4 ve m.323/1-ç hükümlerine göre, Huzurdaki asıl dava dosyasının eki olan .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ... D. İş sayılı dosyasının giderleri de dâhil olmak üzere, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin de davalıya yüklenmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı işbu mahkemeyi genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk mahkemesi'nde açmışsa da, davacı esnaf sınırının üstünde kaldığından Asliye Ticaret Mahkemesi görevlidir şeklinde belirttiğini, davacı aleyhine tutulan H/... Seri Nolu 29/05/2025 Tarihli Kaçak Elektrik Kullanım Tespit Tutanağı'nda " ... " adresinin Ticarethane / Düğün Salonu olarak kullanıldığı belirtildiğini, fatura bedelleri de dikkate alındığında davacının tacir veya 1. sınıf esnaf olduğu düşünülmekte olduğunu, davacı belirsiz dava açtığını ifade etmişse de , dava dilekçesinde tahakkukda doğrudan kaçak elektrik kullanılmadığını ve faturadan sorumlu tutulamayacağını ifade etmekte olduğunu bu halde davanın açıldığı tarih itibariyle herhangi bir belirsizlik söz konusu olmadığını, davacı tarafından arabuluculuk başvurusu yapılmadığını, davacı tarafından kaçak elektrik kullanıldığını, öncelikle davasının usulden reddine, aksi kanaat hasıl olması halinde davanın esastan reddi ile vekalet ve yargılama giderinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. HUKUKİ SÜREÇ: iş bu dava .... Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış, .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 01/04/2026 tarih, 2025/194 esas, 2026/97 karar sayılı kararı ile, davalının gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunduğu ve tacir olduğu, davaya bakmakla görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı kararı verildiği, görevsizlik kararı üzerine dosyanın mahkememize gönderildiği ve mahkememizin yukarıda belirtilen esas sırasına kaydedildiği anlaşılmıştır. ARAŞTIRMA; Davacı Göknur YILMAZ'ın tacir araştırması için ... Vergi Dairesi ile yazışma yapılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; kaçak/usulüz elektrik kullanım tespit tutanağına dayalı tahakkuk ettirilen fatura kapsamında davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin menfi tespit davasıdır. .... Asliye Hukuk Mahkemesince 01/04/2026 tarih ... Karar sayılı karar ile, "Dava dilekçesinin görev yönünden reddine, mahkememizin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde ve kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde talep halinde dosyanın yetkili ve görevli istanbul nöbetçi asliye ticaret mahkemesi'ne gönderilmesine," karar verilmiş, mahkememize tevzi edilen dosya mahkememizin 2026/419 Esas sırasına kaydedilmiştir. Mahkememizce davacının tacir olup olmadığı hususunda bağlı bulunduğu vergi dairesi müdürlüğüne müzekkere yazılmıştır. ... Vergi Dairesi yazı cevabına göre, davacının işletme hesabına göre defter tuttuğu, tacir olmadığı bildirilmiştir. HMK.nun 1. Maddesine göre, göreve ilişkin kurallar kamu düzeninde olup, aynı yasanın 114/1-c bendi uyarınca dava şartı olan bu husus, HMK.nun 115/1 maddesi gereğince mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılır. HMK' nın 138. Maddesine göre mahkeme, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir; gerektiği takdirde kararını vermeden önce, bu konuda tarafları ön inceleme duruşmasında dinleyebilir. Mahkememizce dava şartı olduğundan usul ekonomisi gereğince taraflar davet edilmeden dosya üzerinden inceleme ve karar verme yoluna gidilmiştir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 11.04.2019 tarih 2017/15-2141 Esas., 2019/442 Karar) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde mutlak ticari davalar belirtildikten sonra her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari davalar olarak sayılmış ve 5. maddesinde de "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir" hükmü getirilerek görev hususunun kapsamı düzenlenmiştir. Buna göre bir davada Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olabilmesi için mezkur kanunun 4. maddesinde sayılan mutlak bir ticari dava olması veya her iki taraf tacir olup uyuşmazlığın da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bir husustan doğması gerekmektedir. HMK'nın "Asliye Hukuk Mahkemelerinin Görevi" başlıklı 2. maddesine göre; "Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir." Yapılan açıklamalar ve belirtilen yasal düzenlemeler çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde, dava, kaçak/usulüz elektrik kullanım tespit tutanağına dayalı tahakkuk ettirilen fatura kapsamında davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin menfi tespit davası olup, niteliği itibariyle mutlak ticari dava olmadığı açıktır. Yukarıda belirtildiği gibi nispi ticari dava olabilmesi için ise, her iki taraf tacir olması ve uyuşmazlığın da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bir husustan doğması gerekmektedir. .... Asliye Hukuk Mahkemesi her ne kadar davacının gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunduğunu gerekçe göstererek görevsizlik kararı vermiş ise de, kişinin ticari işletmesinin bulunması tek başına bu kişinin tacir olduğu anlamına gelmemektedir. Tacir olabilmesi için, faaliyetinin VUK'un 177. maddesinde düzenlenen sınırları aşması gerekmektedir. Faaliyeti söz konusu düzenlemede belirtilen sınırları aşmıyorsa esnaf olarak kabul edilmektedir. Mahkememizce davacının bağlı bulunduğu vergi dairesi müdürlüğüne davacının tacir olup olmadığı hususunda müzekkere yazılmış, ... Vergi Dairesi yazı cevabında, davacının işletme hesabına göre defter tuttuğu, tacir olmadığı bildirilmiştir. Buna göre, sonuç olarak somut olayda, davacının ticari işletmesinin olması veya kaçak tespit tutanağına konu yerin iş yeri olması, tek başına davanın ticaret mahkemesinin görevine girdiği anlamına gelmediği, davanın nispi ticari dava olması ve ticaret mahkemesinin görevine girmesi için davacının faaliyetinin esnaf sınırını aşması yani davacının tacir olmasının gerekli olduğu, belirtildiği gibi vergi müdürlüğü kayırları ile davacının tacir olmadığının anlaşıldığı, bu nedenle davaya bakmakla görevli mahkemenin .... Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, görevsizlik kararı verilmesine, daha önce aynı konuda .... Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilmiş ve istinaf edilmeksizin kesinleşmiş görevsizlik kararı bulunduğundan mahkememiz kararının istinaf edilmeksizin kesinleşmesi halinde, görev uyuşmazlığının çözümü için dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesine gönderilmesine, karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-)Mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın HMK 114/1-c ve 115/2.maddeleri uyarınca görev yönünden USULDEN REDDİNE, 2-Görevli Mahkemenin .... Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine, 3-Daha önce aynı konuda .... Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilmiş ve istinaf edilmeksizin kesinleşmiş görevsizlik kararı bulunduğundan, mahkememiz kararının istinaf edilmeksizin kesinleşmesi halinde görev uyuşmazlığının çözümü için dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37 Hukuk Dairesine gönderilmesine, 4-Yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu karar verildi. 30/09/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır