İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1422 E. 2026/50 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1422
- Karar No
- 2026/50
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 24. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1422 Esas KARAR NO : 2026/50
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 20/02/2026 KARAR TARİHİ : 11/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... tescil numaralı "..." adlı markanın sahibi olduğunu, sahibi olduğu “...” unvanlı şahıs işletmesi aracılığıyla çocuklar ve yetişkinler için ahşap atölyesi hizmeti sunmakta olup faaliyetlerini ... internet sitesi ve ... hesabı üzerinden yürüttüğünü, müvekkilinin faaliyetlerini genişletmek, kendi markası adı altında farklı illere de aynı faaliyet kapsamında franchise vermek amacıyla görüşmeler yapmaya başladığını ve davalıların müvekkili ile çalışmak için kendisi ile iletişime geçerek müvekkili ile 04/10/2025 tarihinde 3 yıl süre ile geçerli olmak üzere ... Franchise Sözleşmesi imzalandıklarını, sözleşmenin imzalanmasının ardından müvekkilinin, sözleşme gereği davalılara gerekli ekipmanları teslim ettiğini, işletmenin kurulumu ve faaliyetlerin yürütülmesi için eğitim verdiğini, sözleşmenin 6. maddesi uyarınca ödenmesi gereken giriş bedelinin (450.000 TL) yalnızca 199.000 TL’lik kısmı tarafımıza ödendiğini, kalan 251.000 TL ödenmediğini, davalıların, yaptıkları kısmi ödemelerin ardından sözleşme hâlen yürürlükteyken, müvekkiline ait ekipman, eğitim modeli ve konsept altyapısının kullanmaya devam ederek, yalnızca isim ve logo değiştirmek suretiyle ... uzantılı Instagram hesabı üzerinden aynı faaliyet alanında ticari faaliyette bulunduklarının tespit edildiğini, , sözleşmeden doğan yükümlülüklerini ihlal ederek müvekkilinin ticari bilgi birikimi, müşteri çevresi ve marka değerinden haksız şekilde yararlanmış ve aynı faaliyet alanında bağımsız olarak faaliyette bulunarak sözleşmeye aykırı rekabet oluşturduklarını, sözleşmenin müvekkil tarafından haklı nedenle feshedildiğini, bunun üzerine müvekkil tarafından ödenmeyen giriş bedelinin eksik kalan 251.000 TL'sinin tahsili ve davalıların sözleşmenin rekabet maddesine aykırı davranışları nedeniyle doğan cezai tazminat tutarı olan 225.000 TL'nin tazmini amacıyla ... . 5.İcra Dairesi ...E. Sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, davalıların haksız itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek davalılar tarafından,... 5. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasına yapılan haksız ve hukuka aykırı itirazın iptali ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli olarak yapılan itiraz nedeniyle alacağın % 20’sinden az olmamak kaydıyla, davalıların icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasında akdedilen Franchising Sözleşmesinde yer alan rekabet yasağı maddesinin ihlalinden kaynaklı cezai şart ve eksik kalan kalan giriş bedelinin tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali talebine ilişkin açılan davadır. Davanın temelini TTK Kanunu'nda düzenlenen rekabet etmeme yasağına ilişkin sözleşme hükmü oluşturduğundan tarafların sıfatına bakılmaksızın dava mutlak ticari dava olup davaya bakmakta mahkememiz görevlidir. (İstanbul BAM 46. HD'nin ...Esas ve ... karar sayılı ilamı) HMK'nun 138.maddesinde; "Mahkeme, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir." hükmü yer almakla; 19.12.2018 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak, yürürlüğüne giren 7155 sayılı Kanunun 20. maddesi ile 6102 Sayılı TTK.'nın (5.) maddesine eklenen 5/A maddesi gereğince ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmasından önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak düzenlenmiş ve 7155 sayılı Kanunun (23.) maddesi ile 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununa eklenen 18/A (2) maddesi ile "Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmakszın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir'' hükmü getirilmiştir. ... tarihli ve ... sayılı kanunun 31 maddesi ile yapılan değişiklik ile; 6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir. 7445 sayılı Kanunun 31. Maddesi ile TTK'nın 5/A-1 maddesinde yapılan değişiklik ile menfi tesbit ve istirdat davaları da zorunlu arabuluculuk kapsamına alınmış ve aynı yasanın Geçici 1.maddesine göre; 6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrası ile 7036 sayılı Kanunun 3. maddesinin birinci fıkrasına eklenen menfi tespit ve istirdat davaları hakkındaki hükmün, 01/09/2023 tarihinde ve sonrasında açılacak davalar hakkında uygulanacağı belirtilmiştir. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114/(2). maddesinde, ''Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır'' hükmü yer almaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 115. maddesi gereğince; Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Dava açılmadan önce arabulucuya hiç başvurulmamış olması dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddini gerektiren bir husus olup, arabulucuya başvurulmuş olmakla birlikte anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin mahkemece verilen kesin süre içerisinde sunulmamış olması ise davanın usulden reddi yaptırımına bağlanmıştır. (İST. BAM 14 HD...E ... K) 6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesinin 2. fıkrasına göre, davacıya arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın ibrazı için bir haftalık kesin süre verilmesi ve sonucuna göre işlem yapılması, aynı maddenin son cümlesine göre ise, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerekir. (İstanbul BAM 13 HD... Esas ... Karar) Dosya kapsamından davacının dava açmadan önce arabulucuya başvurduğu ancak arabulucu tarafından dava şartı olmaması sebebiyle tür değişikliği yapılarak kapatıldığı, bu sebeple dosyada son oturum tutanağının düzenlenmediği anlaşılmıştır. Aşağıda alıntılanan İstanbul Bam 35. HD'nin ... Esas ve ...Karar sayılı ilamında da; ''Davacı tarafça arabulucuya başvurulmuş, ... tarafından dosyanın arabuluculuğa elverişli olmayabileceği ihtimaliyle Arabuluculuk Bürosu ve sulh hukuk hakimi ile görüşüldüğü, arsa paylarının düzeltilmesi işlemlerinde tapu müdürlüğünün de taraf olması gerektiği gerekçesiyle uyuşmazlığın arabuluculuğa elverişli olmadığı gerekçesiyle tutanak tutulduğu görülmüştür. Dava konusu uyuşmazlığın hukuki sebebinin 634 sayılı kanunun 3. maddesidir. 6325 sayılı kanunun 18/B maddesi uyarınca KMK kapsamındaki tüm uyuşmazlıklar dava şartı arabuluculuk kapsamında olup arabulucunun dava şartı arabuluculuk konusunda takdir yetkisi bulunmamaktadır. Uyuşmazlığın arabuluculuğa elverişli olması yanında anlaşma halinde icra edilebilirlik şerhi düzenlenmesi de olanaklıdır. Somut olayda, davacı yanca arsa paylarının düzeltilmesi davasının her zaman açılabileceği, yasal bir süreye tabi olmadığı ve dava şartı zorunlu arabuluculuk kapsamında olduğu gözetilerek yeniden arabuluculuğa başvuru yapma imkânını kullanmadan eldeki davanın açılması sonucunda, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Davacı tarafın üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmek üzere arabuluculuk başvurusunda bulunduğu ancak arabulucunun dava şartı arabuluculuk kapsamında süreci işletmeye başlamadığı, bu nedenle dava şartının yerine getirildiğinin de kabul edilemeyeceği, arabulucunun iş ve işlemlerinden kaynaklı zarar meydana gelmesi halinde genel hükümler dairesinde arabulucunun hukuki sorumluluğuna gidilebileceği, mahkemece dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi yerinde olduğundan istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.'' Şeklinde belirtilmiş olup dava açmadan önce arabulucuya başvurulmuş ise de arabuluculuk görüşmeleri yapılmadan son tutanak düzenlenmeden dosya kapatıldığından geçerli bir arabuluculuk başvurusundan bahsedilemeyeceği kanaatine varılarak anılan dava şartının dava açıldıktan sonra tamamlanmasını mümkün kılan yasal bir düzenlemenin mevcut olmadığından arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden 6102 sayılı TTK 5/A maddesi ve 6100 sayılı HMK'nun 115. maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmek gerekmiştir ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden reddine, 2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 732,00 TL maktu karar harcının, davacı tarafından yatırılan 6.061,28 TL peşin harçtan mahsubu ile artan 5.329,28 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan 104,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davalılar kendilerini vekille temsil ettiklerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalı lehine takdir olunan 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 6-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair karar, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.21/09/2026 Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır