Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/17321 E. 2026/10316 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/17321
Karar No
2026/10316
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2986 Esas, 2025/2892 Karar KARAR : Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ: İzmir 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/492 Esas, 2024/140 Karar

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonucunda, Dairece davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun incelenmediği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 415 79... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitini ve kamulaştırılan taşınmazın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için davacı idare tarafından teklif edilen bedelin düşük olduğunu, taşınmazın konumu ve nitelikleri itibarıyla kıymetli bir bölgede yer aldığını, yapılacak keşif neticesinde gerçek değerinin tespit edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 06.02.2024 tarihli ve 2023/492 Esas, 2024/140 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davacı taraftan tahsil edilerek ileride hak sahipliğini ispat edecek kişiye ödenmek üzere üçer aylık vadeli hesapta nemalandırılmasına, dava konusu taşınmazın davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalı ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 03.07.2024 tarihli ve 2024/1435 Esas, 2024/2164 Karar sayılı kararı ile davacı idare vekilinin istinaf nedenleri bakımından İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıdaki tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalılardan ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı, davalı ... vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğu hâlde, Bölge Adliye Mahkemesince adı geçen davalının istinaf başvurusunun incelenmediği, istinaf talebinin esası hakkında bir değerlendirme yapılmadan yazılı şekilde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 359 uncu maddesine uygun hüküm sonucu oluşturulmadığının anlaşıldığı, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davalı ... vekilinin istinaf talebi değerlendirilerek 6100 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesi uyarınca hüküm oluşturulması gerektiği gerekçesiyle kararın sair hususları incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında belirtilen kararı ile uyulan bozma kararı doğrultusunda yapılan incelemede; hükme esas alınan bilirkişi raporunda ... Mahallesi 415 87... parsel sayılı taşınmazın emsal olarak alındığı, sözü edilen taşınmazın emsal alınmasında bir olumsuzluk görülmediği, aynı kamulaştırma kapsamında bu emsalin Dairelerine istinaf incelemesi için gelen başka dosyalarda da uygulanmış olması nedeniyle değerlendirmede ... sağlayacağından aynı emsal ile sonuca gidilmesinin uygun bulunduğu, dosyada bulunan bilirkişi kurulu raporunun 2942 sayılı Kanun'un değer belirlemeye esas düzenlemelerine teknik olarak uygun olduğu, dosya kapsamında dava konusu taşınmaz ve emsale ilişkin kayıtların toplandığı, bilirkişi raporunun dava konusu taşınmazın niteliğine uygun olarak düzenlendiğinin görüldüğü, alınan emsalin uygun olduğu, gelen müzekkere cevaplarına göre dava konusu taşınmazın dava tarihi itibarıyla, emsal alınan taşınmazın da satış tarihi itibarıyla imar uygulaması sonucu oluşmuş imar parselleri olduğu, dolayısıyla bilirkişi raporunda düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmamasının doğru olduğunun anlaşıldığı, dava konusu edilen parsel üzerinde bulunan yapıya, değerlendirme tarihi olan 2023 yılı son dönemine ait Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca yayımlanan Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkındaki Tebliğ'e göre yapının sınıfına uygun birim fiyatları ve yaşı belirlenip buna göre yıpranma payı düşülerek değerlendirme yapıldığı ve bu rapora göre oluşturulan kararda usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmadığının görüldüğü, ayrıca davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin ve zemin üstünün davacı idareye aidiyetine karar verilmesi, krokide yol ve fuar alanında kalan kısımlar işaretletilerek fuar alanı için davacı idare adına tesciline, yol olan kısım için davacı idare lehine terkin kararı verilmesinin yerinde olduğu, eldeki dava 01.08.2023 tarihinden sonra açıldığından Anayasa'nın 46 ncı maddesinin son fıkrası hükmü de nazara alınarak dava tarihinden itibaren karar tarihine kadar olan dönem için faiz işletilmesinin uygun olduğu gerekçesiyle yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davacı taraftan tahsil edilerek ileride hak sahipliğini ispat edecek kişiye ödenmek üzere üçer aylık vadeli hesapta nemalandırılmasına, dava konusu taşınmazın davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın zemini için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, kıymet takdir komisyonu tarafından tespit edilen bedelin kamulaştırma bedeli olarak hükmedilmesini, emsal seçiminin hatalı yapıldığını, taşınmazın bulunduğu bölgede aynı proje kapsamındaki kamulaştırma dosyalarında daha düşük bedellerin belirlendiğini, taşınmazın metrekare birim bedelinden düzenleme ortaklık payını %45 oranına tamamlamak üzere ilave düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılması gerektiğini, kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/17321, K. 2026/10316, T. 04.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-17321-e-2026-10316-k-c3124a85b80b