Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/16520 E. 2026/10291 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/16520
Karar No
2026/10291
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1321 Esas, 2025/1802 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Bakırköy 18. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/257 Esas, 2025/56 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların davalı ... yönünden kısmen kabulüne, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idareler vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekili dava dilekçelerinde özetle; dava konusu İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1642 parsel sayılı taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın yol ve kaldırım yapılmak suretiyle fiilen, ayrıca 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında kısmen yol alanı olarak ayrılmak suretiyle hukuken el atıldığını ileri sürerek taşınmaz bedelinin dava tarihten itibaren kamu alacakları için uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalı idarelerden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza müvekkilinin fiilen el atmadığını, husumetin fiilen atan idareye yöneltilmesi gerektiğini, taşınmazın kamulaştırılması hususunda bir çalışma veya encümen kararı bulunmadığını, davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, uzlaşma dava şartı yerine getirilmeden açılan davanın reddine karar verilmesini, bedel tespitinde imar ve hizmet teşebbüsünün sebep olacağı değer artışlarının dikkate alınmaması gerektiğini, üzerinde bina olan emsallerin kıyaslamada esas alınmamasını, taşınmazın tespit edilen değerinden düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılması gerektiğini ileri sürmüştür.

2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu, müvekkili idarenin dava konusu parsel üzerinde tasarrufu bulunmadığını, hukuki el atmanın söz konusu olduğu kısımlar için idare mahkemeleri görevli olduğundan görev yönünden davanın reddine karar verilmesini, taşınmazın üzerinde bulunduğu caddenin ... tasarrufunda olduğunu ileri sürmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davaların kısmen kabulüne ve el atma tazminatının davalı idarelerden tahsil edilerek davacılara ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın tam kabulü yerine kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığını, belirlenen tazminat miktarının düşük olduğunu, faiz hükmünün hatalı olduğunu, kaldırma kararından önceki kararın davalılar lehine usuli kazanılmış hak oluşturmadığını, kamulaştırmasız el atma davalarının belirsiz alacak davası niteliğinde olduğunu ve dava değerinin her aşamada artırılabileceğini, Anayasa Mahkemesi kararları doğrultusunda karar tarihindeki veya en yakın tarihteki güncel değer üzerinden tazminata hükmedilmesi gerektiğini, Anayasa'nın 46 ncı maddesi uyarınca kamu alacakları için öngörülen en yüksek faizin uygulanması gerektiğini ve arta kalan alanlarda meydana gelen değer azalışıyla ilgili taleplerinin değerlendirilmediğini ileri sürmüştür.

2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; tazminat bedellerinin hatalı ve yüksek belirlendiğini, fen raporundaki (K1) alanının duruşma tutanağında sehven yanlış yazıldığını, metrekare birim bedellerine ilişkin itirazlarının geçerliliğini koruduğunu, dava konusu taşınmazın muris adına kayıtlı olması nedeniyle intikal işlemlerinin yapılmadığını ve tescil işlemlerinde sorun yaşanabileceğini, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun Ek 4 üncü maddesi uyarınca mahkeme harçlarının maktu olarak belirlenmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

3. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan raporun hatalar ve çelişkilerle dolu olduğunu, çelişkiler giderilmeden verilen kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, önceki istinaf incelemesi sonucunda hükme elverişsiz bulunan raporla yeniden hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, emsal incelemesinin usulüne ve tekniğe uygun yapılmadığını, takdir edilen bedelin şeffaf, denetlenebilir ve objektif olmadığını, bu nedenle kararın kaldırılarak davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamulaştırmasız el atılan arsa niteliğindeki taşınmaza mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak değer biçen, usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre el atma bedelinin davalı idarelerden tahsiline karar verilmesi doğru olduğu gibi, hükmedilen bedelin adil ve hakkaniyete uygun olduğu, davalı idare lehine oluşan usuli kazanılmış hakların gözetildiği, faiz hükmünde dava tarihine göre hata bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu malikleri ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idarelerden tahsiline karar verilmesi yerindedir.

3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idareler vekillerinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

4. Dosya kapsamında yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince verilen ilk karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmadığı gerekçesiyle usuli kazanılmış hak ilkesi gözetilerek ilk kararda hükmedilen bedeller üzerinden hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.

5. Davacılar vekili tarafından istinaf edilmeyen ilk kararda hükme esas alınan dava konusu taşınmaza ilişkin zemin metrekare birim fiyatlarının davalı idareler lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğu yönündeki İlk Derece Mahkemesinin kararı yerinde ise de ilk karar sonrasında Bölge Adliye Mahkemesinin fen ve hesap bilirkişilerinden yeniden rapor alınmasına yönelik kaldırma kararı doğrultusunda alınan raporlarda taşınmazın fiilen ve hukuken el atılan kısımlarına ilişkin yüzölçümlerinin değiştiği ve maliklerin bu kısımlara ilişkin talep haklarının doğduğu gözetilmeksizin, ilk kararda esas alınan zemin metrekare birim fiyatları üzerinden el atılan kısımların yeniden hesaplanan yüzölçümlerine göre tespit edilecek bedele hükmedilmesi gerekirken, el atılan alanlara ilişkin usuli kazanılmış hak oluştuğu kabul edilerek ilk karardaki bedeller üzerinden hüküm kurulması doğru değildir.

6. Kamulaştırmasız el atma bedeline dava ve ıslah dilekçesindeki talep gibi kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı idareler vekillerinin temyiz itirazlarının reddine,

2. Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Davalı ... Başkanlığından aşağıda yazılı kalan harcın alınarak Hazineye irat kaydedilmesine, davalı ... Başkanlığından aşağıda yazılı kalan harcın alınarak Hazineye irat kaydedilmesine, davacılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, Dosyayı kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/16520, K. 2026/10291, T. 04.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-16520-e-2026-10291-k-aa8b9685a7cd