Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/3773 E. 2026/10836 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/3773
Karar No
2026/10836
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2651 Esas, 2025/152 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/412 Esas, 2023/382 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan inceleme sonucunda; gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu Ankara ili, ..., ... Mahallesi 277 93... parsel sayılı taşınmaza davalı idarece fiilen el atıldığından bahisle kamulaştırmasız el atmaya dayalı taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle;davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu 7 parselin kök parseli olan 2 nolu parselde davacıların serbest iradeleri ile bedelsiz terklerinin bulunduğunu, Tapu Müdürlüğü tarafından yapılan maddi hata sonucunda kütükten düşümü yapılmayan ve imar plan değişikliği ile dava konusu 7 parsele sehven tescil edilen davacılar adına kayıtlı hisseler üzerine tapu müdürlüğünce Yolsuz tescil beyanı işlendiğini, Yolsuz tescil sonucu oluşan hisseler için müvekkili idare tarafından açılan davaların bekletici mesele yapılması gerektiğini, belediye meclisinin 11.10.2021 tarihli ve 2040 sayılı kararında yer alan 1 nolu plan notunun iptaline ilişkin açılan davaların reddedildiğini, bedelsiz terke konu edilen dava konusu taşınmaz ile ilgili idari yargının görevli olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu ..., ... Mahallesi sınırları içerisinde bulunan arsa vasıflı 277 93... parselin ifrazı ile oluşan 277 93... , 7 ve 8 parsellerin ... Vadisi'ni oluşturduğu, ... Vadisi Rekreasyon Alanı Yapım İşinin 6 parselden başlayarak 7 ve 8 parseller de dahil olmak üzere tüm vadiyi kapsadığı, çalışmaların ... tarafından yürütüldüğü, parselin kamulaştırma ortaklık payı hisselerinden oluştuğu ve taşınmaza bitişik 277 93... parselde spor, rekreasyon ve yürüyüş yolları ile otopark alanlarında inşaatının devam ettiği, dava konusu 7 parselde de şev düzenleme çalışmalarına başlanıldığı, ulaşım yollarının beton bloklarla kapatıldığı, hafriyat döküldüğü, 50-100 metre yakınına kadar ağaçların dikilerek ortak projenin bir parçası haline geldiği, bazı gecekonduların yıkıldığı ve belediyenin uygulamaya koyduğu plan ve proje bütünlüğü gözönüne alındığında imar planında özel spor alanı olarak ayrılmasına rağmen davalı tarafından ... Vadisi Rekreasyon Alanı Yapım İşi kapsamında fiilen el atma olgusunun gerçekleştiği, aynı taşınmazın paydaşları tarafından açılan davalarda tespit edilen bedellerin gerek Yargıtay gerekse istinaf denetiminden geçerek kesinleştiği, emsal incelemesi sonucu yapılan kıyaslamalarla belirlenen bedel ve güçlü delil niteliğindeki onanarak kesinleşen birim fiyatların iş bu dava tarihine eskale edilmesi suretiyle bulunan bedel ile uyumlu olduğu anlaşılmış olup, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değerinin tespit edilmesi doğru olduğu gibi, davalı tarafça ileri sürülen taşınmazdaki davacı paylarının öncesinde bedelsiz terkin edildiği için bedeli istenemeyeceği iddiası bakımından ise, davacı tarafın paylarının tapuda halen yaşadığı ve davalı idare tarafından davacı paylarının yolsuz tescil nedeniyle iptali istemine ilişkin davaların reddedildiği ve kesinleştiği de dikkate alındığında, taşınmazdaki davacılar payı bedelinin davalı idareden tahsiline ve paylarının idare adına tesciline dair kararda, usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı, ancak 26.11.2022 tarihli ve 32025 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 16.11.2022 tarihli ve 7421 Sayılı Vergi Usul Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a Ek 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının 04.11.1983 tarihinden sonra fiilen el atılan taşınmazlar için açılan davalarda uygulanamayacağı gözetilerek nispi karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerektiğinden İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, ayrıca huzurdaki davada davacının fazladan inşaat hakkını kullanarak yaptığı yapının zeminde halen mevcut olduğunu, dava konusu hisse kamuya terkin edilmesi gereken hisse olduğundan konusuz kalan davanın reddi gerektiğini, vekâlet ücretinin ve harcın maktu hesaplanması gerektiğini, ıslah ile arttırılan kısma ıslah tarihinden faiz işletilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine,kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/3773, K. 2026/10836, T. 11.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-3773-e-2026-10836-k-349dbb5fcec7