Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2026/4989 E. 2026/6001 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/4989
- Karar No
- 2026/6001
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/79 E., 2025/348 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı işyerinde 20.06.1992 tarihinde işe başladığını, 20.07.1992 tarih ve 41185 sayılı işe giriş bildirgesinin Kurum kayıtlarında bulunduğunu, davalı işverenin işe giriş esnasında davacıdan sigorta başlangıcı için kimlik ve fotoğraf aldıklarını, .. sigorta sicil numarası ile davacı adına sigorta kimlik kartı çıkardıklarını, söz konusu belgelerde işe giriş tarihinin 20.06.1992 olarak kayıtlı olduğunu, davalı işyerinde 10. ayın ortalarına kadar kesintisiz çalıştığını, davacının çalışmalarının usulüne uygun olarak bildirildiğini düşündüğünü, emeklilik işlemleri için Kuruma başvuru yaptığı sırasında davalı işveren nezdinde olan çalışmalarının ...’ya bildirilmediğinin anlaşıldığını, kayıtların düzeltilmesi için Kuruma başvuru yapıldığını ancak Kurum tarafından reddedildiğini, davalı işveren tarafından hizmetlerinin Kuruma bildirilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, bunun yanı sıra ...’nın da denetim ve gözetim görevini yerine getirmediğini bunların davacının mağduriyetine sebep olduğunu, bu durumun geç emeklilik ile sonuçlandığını belirterek müvekkilinin 20.06.1992 tarihinde bir gün süreyle hizmet akdi ile sigortalı çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, davacının dava konusu dönemde davalı şirket nezdinde çalıştığını gösteren herhangi bir belgenin bulunmadığını, işe giriş bildirgesinin tek başına çalışmayı ispata elverişli olmadığını, hizmetlerin işveren tarafından Kuruma bildirilmesi gerektiğini, bu nedenle Kurumun herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 11.10.2022 tarihli kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 25.05.2023 tarihli kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 20.12.2023 tarihli kararı ile "...Mahkemece, davacının beyanı da alınmak suretiyle usulünce yapılacak araştırmayla hangi işveren nezdinde, kimlerle birlikte çalıştığı, ne iş yaptığı belirlenmeli, belirlenecek işverenin dönem bordrosunda adı geçen sigortalılardan dinlenmemiş olanlarının tanık olarak beyanı alınmalı, yine davacının birlikte çalıştığını belirttiği kişiler dinlenmeli, tanık anlatımları sigortalılık kayıtları ile denetlenmeli, davacının eylemli çalışmasını ortaya koyacak şekilde iş yerinin inşaat olduğunun belirtilmesi karşısında, söz konusu inşaatın ruhsatı ve yapı kullanım izni bilgilerinin ilgili Belediye Başkanlığından sorularak araştırılmalı, davacının sigorta sicil no.ları ile ilgili iptal-ipka işlemi olup olmadığı, davacının işe giriş bildirgesinde belirtilen sicil no.sunun geçerli olup olmadığı, o yılın serisinden olup olmadığı araştırılmalı böylelikle eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalı, davacının işyerinde çalışıp çalışmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir..." gerekçesiyle söz konusu kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar İlk Derece Mahkemesinin 16.12.2025 tarihli kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, davanın reddi gerektiğini beyanla karara karşı temyiz talebinde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 20.06.1992 tarihinde (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının tespitine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.