Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/14281 E. 2026/3395 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/14281
- Karar No
- 2026/3395
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3507 Esas, 2024/1233 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/114 Esas, 2022/170 Karar
Taraflar arasındaki tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... ve davacı ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi eski 3 19... parsel, 2 05... parsel, 3 22... parsel, 3 24... parsel, ... Mahallesi eski 16... parsel, 37... parsel, 19... parsel sayılı taşınmazların tapusunun iptali nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın husumet, zamanaşımı ve esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davacılar ... vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin zamanaşımı süresinin başlangıcının müvekkillerinin ve müvekkillerinin murisi ...'nun eksik yer verme durumunu öğrenme tarihinden değil anılan taşınmazların resen ifraz edildiği tarihinden başlatarak davalarının zamanaşımı yönünden reddine karar vermesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, Mahkemenin zamanaşımı süresinin başlangıcını kanuna aykırı ifraz ve eksik yer verme işlemi olan 25.03.1968 tarihini esas almasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazlarda miras nedeniyle hisseli şekilde mülkiyet hakkı sahibi konumdayken, taşınmazların göçmenlere ev verilmesi nedeniyle ... Tapu Sicil Müdürlüğündeki tapu sahifelerinin 25.03.1968 tarihli ve 991 yevmiye no ile kapatıldığını ve bu taşınmazların ... Tapu Müdürlüğüne devredildiğini, ... Tapu Müdürlüğü bu taşınmazlardaki maliklerin ve müvekkilinin murisi ...'nun rızasını ve iznini almaksızın kanun ve mevzuata aykırı olarak söz konusu taşınmazları re'sen ifraz ettiğini, yapılan bu ifraz işleminin hiçbir kamulaştırmaya veya imar uygulamasına da dayanmadığını, ifraz işlemi sonucu yeni oluşan imar ada ve parsellerde müvekkilinin murisi ...'nun dava konusu taşınmazlardaki hisselerini, yüzölçümünü ve mülkiyet hakkını muhafaza etmesi gerekirken davacıların murisine eksik yer verildiğini, müvekkilinin murisi ...'na eksik yer verme durumunu öğrendikten sonra süre geçirmeksizin dava açtığını, bu bağlamda zamanaşımına girmesinin hukuken mümkün olmadığını ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
3.Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle, müvekkilinin murisi ... dava konusu taşınmazlarda hisseli şekilde malik iken sözkonusu taşınmazları sonradan göçmenlere ev verilmesi nedeniyle ... Tapu Sicil Müdürlüğündeki tapu sahifeleri 25.03.1968 tarihli ve 991 yevmiye no ile kapatıldığını ve anılan taşınmazların ... Tapu Sicil Müdürlüğüne devredildiğini, ifraz işlemi sonucu yeni oluşan imar ada ve parsellerde müvekkilinin murisi ...'nun dava konusu taşınmazlardaki hisselerini, yüzölçümünü ve mülkiyet hakkını muhafaza etmesi gerekirken müvekkillerinin murisine eksik yer verdiklerini ve bu şekilde tapu kütüğünü doğru tutmadıklarını, müvekkilinin ve müvekkili murisi ... dava konusu taşınmazların devir işlemlerinden ve devir sonrası ... Tapu Sicil Müdürlüğünün eksik yer vermesinden haberleri olmadığından ve dava tarihinde zararlarının miktarını bilemediklerinden davalı aleyhine açmış bulundukları tazminat davasının yasal süresinde olduğunu, anılan devir işleminin hiçbir kamulaştırma işlemi ve imar uygulamasına da dayanmadığını, tapu sicilinin doğru tutulmamasından 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci madde gereği bizzat davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesinde düzenlenen objektif (kusursuz) sorumluluk halinin, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41 inci ve devamı maddesinde düzenlenen haksız fiil sorumluluğu ile ilgisi bulunmadığından, aynı Kanun'un 60 ncı maddesindeki (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 72 nci maddesi zamanaşımı kurallarının uygulanma imkanı olmadığı gibi 4711 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesine dayanılarak açılan davalar için de ayrıca zamanaşımı süresi belirlenmediği, bu itibarla 6098 sayılı Kanun'un 146 ncı maddesindeki (818 sayılı Kanun'un 125 inci maddesi) 10 yıllık genel zamanaşımı süresinin uygulanmasının esas olduğu, dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, zararın oluştuğu ifraz işleminin yapıldığı 1968 yılından davanın açıldığı tarihe kadar 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçmiş bulunmasına, davalı Hazine vekili tarafından süresinde zamanaşımı itirazında bulunulmuş olmasına, diğer mirasçılar tarafından aynı istemle açılan davanın reddine ilişkin kararın Yargıtay'ca onanmış olmasına göre verilen karar usul ve kanuna uygun, olduğu delillerin takdirinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek davacılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... davacı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle temyiz yoluna başvurmuştur.
2.Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı ... ve davacı ... vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı ... ve davacı ...'den peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.