Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/3638 E. 2026/12332 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/3638
- Karar No
- 2026/12332
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/651 Esas, 2025/292 Karar KARAR : Usulden ret
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili ve yol olarak tapudan terkini istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın usulden reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1751 parsel sayılı taşınmazın 4.867,39 m²lik kısmının kamulaştırma bedelinin tespitini ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili ve tapudan yol olarak terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı idarenin dava konusu parsele ilişkin kamulaştırma kararı aldığını, ancak açılan davanın bir önceki dava gibi kısmen kamulaştırma olduğunu, davanın taşınmazın yonca yaprakları arasında kalan kör noktayı kapsadığını, dava konusu parselin tamamının kamulaştırılması için başvuruda bulunulduğunu, İstanbul Anadolu 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/64 Esas sayılı dosyaya ait 22.01.2016 tarihli bilirkişi raporunda da kamulaştırmanın talep edilen şekilde olması halinde parselin geri kalan kısmında değer kaybının %70 olacağının belirtildiğini ve bu sebeple taşınmazın tamamına değer takdiri yapıldığını, dava konusu arsa vasıflı taşınmazın 20 09... /5000 ölçekli ... Planı ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı kapsamında kalan, işlek yoğun nüfuslu bir bölgede, ... konutlarının yakınında yer aldığını, her türlü konut, villa, toplu konut, ticari konut, konut ve yapılaşmanın yer aldığı taşınmazın bulunduğu bölgedeki arsaların emlak satış değerlerinin metrekare birim fiyatlarının 3.000,00 TL/m² ile 4.000,00 TL/m² arasında değiştiğini, sınırlarından ... Otoyolu ve ... Otoyolu gibi önemli otoyolların geçtiği ve dava konusu taşınmazın İstanbulun göbeğinde değerli bir konumda yer aldığını ileri sürerek kamulaştırma bedelinin tespiti ile müvekkillerine ödenmesine ve dava konusu taşınmazın ... adına tescilini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 22.02.2022 tarihli ve 2021/614 Esas, 2022/104 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 11.05.2022 tarihli ve 2022/823 Esas, 2022/926 Karar sayılı kararıyla istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı; dava konusu taşınmazın 1.732,20 m²'si için açılan ve Dairemizin 2022/8741 Esas, 2022/17316 Karar sayılı dosyası ile denetimden geçerek onanmak suretiyle kesinleşen, İstanbul Anadolu 27. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/181 Esas, 2021/291 Karar sayılı dava dosyasında 21.10.2016 tarihi değerlendirme tarihi olarak esas alınmak suretiyle taşınmazlara 1.750,00 TL/m² değer biçildiği anlaşılmıştır. Açıklanan nedenle değerlendirme tarihi olan 05.05.2017 itibarıyla dava konusu taşınmaza takdir edilen metrekare birim fiyatı inandırıcı görülmediğinden tespit edilen metrekare değerinden ayrılma nedenleri konusunda bilirkişi kurulundan ek rapor alınmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğinden, kabule göre de kaldırma kararı öncesi verilen İlk Derece Mahkemesi kararı ile üçer aylık vadeli mevduat hesabında nemalandırılmasına karar verilen bedelin davalıya karar tarihi itibarıyla ödenemediğinden, tespit edilen kamulaştırma bedeline son karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmediğinden bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar İlk Derece Mahkemesinin 13.06.2023 tarihli ve 2023/139 Esas, 2023/523 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa derhâl ödenmesine, dava konusu taşınmazın kamulaştırılan kısmının davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda;. Mahkemece bozma kararına uyulmuşsa da gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; dava konusu taşınmazın 1.732,20 m²si için açılan ve Dairemizin 2022/8741 Esas, 2022/17316 Karar sayılı dosyası ile denetimden geçerek onanmak suretiyle kesinleşen, İstanbul Anadolu 27. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/181 Esas, 2021/291 Karar sayılı dava dosyasında 21.10.2016 tarihi değerlendirme tarihi olarak esas alınmak suretiyle taşınmazlara 1.750,00 TL/m² değer biçildiği anlaşılmıştır. Açıklanan nedenle değerlendirme tarihi olan 05.05.2017 itibarıyla dava konusu taşınmaza takdir edilen metrekare birim fiyatı inandırıcı görülmediğinden, tespit edilen metrekare değerinden ayrılma nedenleri konusunda alınan ek raporda bilirkişi kurulunca yeterli ve inandırıcı gerekçe gösterilmeden ilk düzenlenen raporda tespit edilen metrekare birim bedelinde ısrar edilmiştir bu durumda, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu eşliğinde mahallinde yeniden keşif yapılarak rapor alınması ve sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği düşünülmeden, eksik inceleme ile karar verilmesi bozmayı gerektirdiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar İlk Derece Mahkemesinin 23.10.2025 tarihli ve 2024/651 Esas, 2025/292 Karar sayılı kararı ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin depo edildiğini, usul ekonomisi gereği davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın reddi ile dava konusu taşınmazın yeniden müvekkiller adına tescili şeklinde hüküm kurulması gerektiğini, belirlenen bedelin düşük olduğunu ve tespit edilecek bedele dava tarihinden kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faiz işletilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın kamulaştırılan kısmının yol olarak tapudan terkini istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu taşınmazın tespit edilen kamulaştırma bedeli ile bozma kararı öncesi hüküm altına alınmış olan kamulaştırma bedeli arasındaki fark bedelin depo edilmesi için davacı idareye 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca usulüne uygun süreler verildiği hâlde, davacı idarece fark bedel bloke edilmediğinden bahisle davanın usulden reddine karar verilmesi isabetli olmakla birlikte, her ne kadar davacı idare tarafından verilen kesin süre geçtikten sonra depo kararının yerine getirildiği anlaşılmışsa da davalılar vekilinin 23.10.2025 tarihli duruşmada ile davanın reddine karar verilmesini istediği yönünde beyanda bulunduğu gözetildiğinde davanın usulden reddine ilişkin karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Buna karşın, İlk Derece Mahkemesinin 22.02.2022 tarihli ve 2021/614 Esas, 2022/104 Karar sayılı kararı gereğince dava konusu taşınmazın 4.867,39 m²lik kısmının davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak terkin edildiği gözetilmeksizin, davanın usulden reddedildiği dikkate alınarak davacı idare adına kayıtlı dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile önceki maliki olan davalılar adına tesciline karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiştir. 4. Davacı idare tarafından bozma kararı öncesinde depo edilen bedelin, davalılar tarafından bankadan çekilmesine kadar varsa işlemiş olan mevduat faiziyle birlikte davacı idareye ödenmesine karar verilmesi gerekirken bu hususta da olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmaması bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Davacı idare vekilinin tüm, davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davalılar vekilinin temyiz isteminin kısmen kabulü ve kamu düzeni gereği yapılan inceleme sonucunda; İlk Derece Mahkemesinin hüküm fıkrasına; a. Ayrı bir bent olarak " Davaya konu İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1751 parsel sayılı taşınmazda 20.10.2017 tarihli fen bilirkişi raporu ve krokide (B) harfi ile gösterilen 4.867,39 m²lik kısımda davacı idare adına tescil ve terkin yapılması halinde tapu kaydının iptali ile davalılar adına kayıt ve tesciline " cümlesinin eklenmesi, b. Ayrı bir bent olarak "Davacı idare tarafından bozma öncesi tespit edilen bedelden acele el koyma bedelinin mahsubu ile bakiye kalan 3.650.542,50 TL'nin davalılar tarafından bankadan çekilmemiş ise davacı idareye iadesine, çekilmiş ise bankadan çekilmesine kadar varsa işlemiş mevduat faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacı idareye verilmesine" cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, davalılardan aşağıda yazılı kalan temyize başvuru harcının alınarak Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.