Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/3244 E. 2026/12330 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/3244
Karar No
2026/12330
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/32 Esas, 2024/187 Karar KARAR : Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Trabzon ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 08... ve 110 parsel sayılı taşınmazlara kamulaştırma yapılmaksızın enerji nakil hattı geçirilmek suretiyle fiilen el atıldığını ileri sürerek irtifak hakkı ve pilon yeri karşılığının davalı idareden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız olduğunu ileri sürerek reddine karar verilmesini taşınmazın ... Genel Müdürlüğü adına tescilini, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 26.10.2021 tarihli ve 2020/614 Esas, 2021/452 Karar sayılı kararıyla davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 08.03.2023 tarihli ve 2022/654 Esas, 2023/401 Karar sayılı kararıyla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairemizce yapılan temyiz incelemesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 38 inci maddesinin "Kamulaştırma yapılmış ancak işlemleri yapılmamış veya kamulaştırma hiç yapılmamış iken kamu hizmetine ayrılarak veya kamu yararına yönelik bir ihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmaz malın malik, zilyet veya mirasçılarının bu taşınmaz mal ile ilgili her türlü dava hakkı yirmi yıl geçmekle düşer. Bu süre taşınmaz mala elkoyma tarihinden başlar." hükmü Anayasa Mahkemesinin 10.04.2003 tarihli ve 2002/112 Esas, 2003/33 Karar sayılı kararı ile iptal edilmesinden sonra 30.06.2010 tarihinde yürürlüğe giren 5999 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6 ncı maddesinde "... Bu madde hükümlerine göre uzlaşma yoluna gitmeyi isteyip istemediklerini bu maddenin yürürlüğe girmesinden itibaren üç ay içinde idareye ve mahkemeye verecekleri dilekçeler ile bildirebilirler..." hükmü getirilmiş ise de 2942 sayılı Kanun'un 38 inci maddesinin iptal edildiği de gözetilerek el atma olgusu devam ettiği sürece tapu malikinin tazminat davası açabileceği, kanun maddesinde belirtilen sürenin taraflara üç ay içinde idare tarafından bedel tespit ve tescil, malik tarafından tazminat davasının açılabileceğini düzenleyen yasal süre olduğu, hak düşürücü süre olmadığı bu nedenle esasa girilerek hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması bozmayı gerektirdiğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetli; dava konusu taşınmazın üçüncü bir kişiye satıldığını, davacının taraf sıfatının kalmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, taşınmaz bedelinin yüksek belirlendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin tahsili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Kapama fındıklık niteliğindeki dava konusu taşınmazlara 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Dava konusu Trabzon ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 08... parsel sayılı taşınmazın yeni maliki dava dışı ... ...'in taşınmazın üzerinde bulunan ve tapuya 13.05.2019 tarihinde tescil edilen irtifak tesisi nedeniyle oluşacak değer kaybı ile 06.09.2022 tarihinde satın aldığı anlaşıldığından davanın kabulü ile davacı idare adına irtifak hakkı tesisi ve tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

4. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı kalan harcın davalı idareden alınarak Hazineye irat kaydedilmesine, 07.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/3244, K. 2026/12330, T. 07.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-3244-e-2026-12330-k-fd6708c8f632