Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/342 E. 2026/10064 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/342
Karar No
2026/10064
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3494 Esas, 2024/4286 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/501 Esas, 2022/306 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan müdahalenin men’i ve kal’e ilişkin ilamın zamanaşımına uğramadığının tespiti ile takibin devamına karar verilmesi talebine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Bodrum 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 02.10.2002 tarihli ve 2002/299 Esas, 2002/464 Karar sayılı kararı ile müvekkili şirket adına kayıtlı; Muğla ili, ... ilçesi, ... köyü 330 parsel sayılı taşınmazın 178,51 m²lik kısmına, ... Belediye Başkanlığının yapmış olduğu müdahalenin önlenmesine, döşenmiş olan su borularının kaldırılmasına ve taşınmazın eski haline getirilmesine karar verildiğini, kararın 06.03.2003 tarihinde kesinleştiğini, bahse konu ilâm incelendiğinde davacının ... Turizm Ticaret Limited Şirketi olduğunu, davalının ise ... Belediye Başkanlığı olduğunun görüldüğünü, 18.07.2006 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nden de anlaşılacağı üzere ... Turizm Ticaret Limited Şirketinin tüm aktif ve pasifiyle birlikte ... Turizm Seyahat Ticaret Limited Şirketine iltihak ettiğini, akabinde 21.06.2010 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edildiği üzere ... Turizm Seyahat Ticaret Limited Şirketi, ünvanını ve nevini ... Turizm Seyahat Yatçılık Petrolcülük İnşaat Bilişim Gıda İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi olarak değiştirdiğini, ilâmın gereğinin yerine getirilmesi için birçok kez sözlü ve yazılı olarak ilgili belediyelerden talep edildiğini, gerek ... Belediye Başkanlığının, gerekse ... Büyükşehir Belediye Başkanlığının müvekkili her seferinde oyaladığını, müvekkilinin tüm çabasına rağmen su borularının kaldırılmaması üzerine 25.12.2020 tarihinde Bodrum 1. İcra Müdürlüğünün 2020/5298 Esas sayılı icra takibi başlatıldığını, takibe karşı ... Belediye Başkanlığı, su ve kanalizasyon işlemlerine ilişkin alacak ve borçların ... Büyükşehir Belediye Başkanlığına ve bağlı kuruluşu olan ... Su ve Kanalizasyon İdaresine devredildiğinden bahisle şikayette bulunarak takibin iptalini talep ettiklerini, ... ise takibin Bodrum Belediye Başkanlığı aleyhine yapılması gerektiği ve ilâmın zamanaşımına uğradığından bahisle takibin iptalini talep ettiklerini, Bodrum 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/508 Esas sayılı dosyadan yapılan yargılama neticesinde 20.10.2021 tarihinde, ... Büyükşehir Belediye Başkanlığının açtığı dava yönünden zamanaşımı sebebi ile icranın geri bırakılmasına karar verildiğini ileri sürerek Bodrum 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/299 Esas, 2002/464 Karar sayılı, 02.10.2002 tarihli ilâmının zamanaşımına uğramadığının 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (2004 sayılı Kanun) 33/a maddesi uyarınca tespitini, ilâmın zamanaşımına uğramamış olması nedeniyle Bodrum 1.İcra Müdürlüğünün 2020/5298 Esas sayılı dosyasında davalı ... yönünden takibin devamını, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin de davalı tarafça ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ... Büyükşehir Belediye Başkanlığının dava konusu ile hiçbir ilgisi bulunmadığını, davada taraf sıfatının da bulunmadığını, dava konusu edilen olayın ... Belediye Başkanlığı zamanında yapıldığını ileri sürerek dava şartı yokluğundan reddini, vekâlet ücreti ile yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın 2004 sayılı Kanun'un 33/a maddesi uyarınca; Bodrum 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/299 Esas, 2002/464 Karar sayılı, 02.10.2002 tarihli ilâmının zamanaşımına uğramadığının ispatı sadedinde açıldığını, mülkiyet hakkına dayalı olarak açılan kamulaştırmasız el atmanın önlenmesi ve kal talebine ilişkin olduğunun görüleceğini, kamulaştırmasız el atma davalarına ilişkin olarak 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 38 inci maddesindeki 20 yıllık hak düşürücü sürenin Anayasa Mahkemesi tarafından 2003 yılında iptal edildiğini, bu itibarla kamulaştırmasız el atma davalarında zamanaşımının söz konusu olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dayanak ilâm müdahalenin menine ve kal'e ilişkin olup bu haliyle ilâmda taşınmazın aynıyla ilgili kayıt ve sicillerde değişiklik yaratan bir hüküm bulunmadığı, bu durumda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 156 ncı maddesinin ikinci fıkrasına göre zamanaşımı süresi 10 yıl olup hükmün kesinleştiği tarih olan 17.02.2003 tarihi ile takibe konulduğu tarih olan 25.12.2020 tarihi arasında 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, bu durumda 2004 sayılı Kanun'un 33/a-1 maddesine göre icranın geri bırakılmasına karar verilmesi kararı yerinde olduğu, kaldı ki idarenin kamulaştırmasız el atması devam ettiği sürece, malik, kamulaştırmasız el atma nedeniyle müdahalenin meni veya tazminat talep edebilecek olup, öncesinde verilen kesinleşmiş mahkeme ilâmı yeniden talepte bulunulmasına engel olmayacağı, ayrıca müdahalenin meni davalarının kesinleşmeden icraya konulabilmesi için mülkiyet hakkı iddiası olup olmamasına göre durumun değiştiği, eğer dava mülkiyet hakkı nedeniyle açılan müdahalenin meni davası ise kararın kesinleşmesinin aranacağı, ancak davalı tarafın herhangi bir mülkiyet iddiası söz konusu değil ise ortada mülkiyetin kime ait olduğu konusunda bir uyuşmazlık bulunmadığından bu tür müdahalenin meni davalarında kesinleşme aranmayacağı, söz konusu olayda taraflar arasında mülkiyetin kime ait olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, dolayısıyla uyuşmazlık konusu olay hakkında verilen ilâmın, kesinleşmeden icraya konulabilmesinin mümkün olduğu, Yargıtay kararı incelendiğinde kesinleşmeden icraya konulabilen ilâmların da zamanaşımı süresine tabi olduğunun anlaşılmadığı, 6098 sayılı Kanun'un 157 nci maddesi kapsamında zamanaşımını kesen bir sebep de iddia ve ispat edilmediğinden Bodrum 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/508 Esas, 2021/480 Karar sayılı kararında yer alan icranın geri bırakılması kararında bir isabetsizlik görülmemiş olup İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin 2004 sayılı Kanun'un 33/a maddesine dayalı davasının reddine karar verilmesi doğru olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan müdahalenin men’i ve kal’e ilişkin ilâmın zamanaşımına uğramadığının tespiti ile takibin devamına karar verilmesi talebine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olmadığından usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrasına uyarınca ONANMASINA,

Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/342, K. 2026/10064, T. 01.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-342-e-2026-10064-k-ce9c54140cd4