Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/458 E. 2026/10066 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/458
Karar No
2026/10066
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/96 Esas, 2025/2099 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/330 Esas, 2024/406 Karar

Taraflar arasındaki çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman tahdidi içinde bırakılması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının maliki olduğu Sakarya ili, Adapazarı ilçesi, ... Mahallesi 56 02... parsel sayılı taşınmazın kesinleşmiş orman tahdit sınırı içinde kaldığından bahisle uğranılan zararın faizi ile birlikte davalı Hazineden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; husumet itirazında bulunarak davanın usul ve esastan reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas raporda taşınmaz için bedel belirlenirken uygun bir emsal gösterilmediğini, rastgele verilen emsal üzerinden hesaplanan metrekare bedelinin gerçeği yansıtmadığını, aynı mahalledeki birebir emsal sayılabilecek nitelikteki taşınmaz için metrekare bedelinin 513,64 TL/m² olarak belirlendiğini, müvekkiline ait taşınmazın metrekare bedelinin 427,701 TL/m² belirlenmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

2.Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın tapu kaydına orman şerhi konulması hususunda orman idaresinin yetkili ve sorumlu olduğunu, şerhin süresinde konulup konulmaması hususunda Hazineye sorumluluk yüklenemeyeceğini, kadastro kayıtları ile tapu kayıtları arasındaki uyuşmazlığın müsebbibinin Hazine olmadığını, husumet nedeniyle davanın reddi gerektiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazın Orman sınırları içerisinde bulunması nedeniyle bu yönde tapu kütüğüne şerh koyan, ayrı bir tüzel kişiliği bulunan Orman Genel Müdürlüğüne karşı açılması gerekirken Hazineye yöneltilen haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu taşınmazın tamamının orman sınırları içerisinde kaldığı, taşınmazın özellikleri itibarıyla arazi niteliğinde kabul edilmesi ve gelir metoduna göre değerinin tespit edilmiş olmasının yerinde olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmazın kuru tarım arazisi olması nedeniyle kapitalizasyon faiz oranının %4,5 oranında alınması ve taşınmazın konumu, yazılı özelliklerine göre objektif değer artış oranının %200 uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, her ne kadar Mahkemece değerlendirme tarihi olan dava tarihi itibarıyla (2023 yılı) münavebeye alınacak ürünlerin hasat zamanındaki kg satış fiyatı ile dekara verim ve masrafa ilişkin resmî veriler yerine 2022 yılına ilişkin bilgilerin İl Tarım ve Orman Müdürlüğünden celbi ile yetinilmiş ise de bilirkişi heyeti ek raporunun 2023 yılı verileri kulanılarak denetime ve mukayeseye elverişli biçimde yaptığı hesaplamaya göre karar verilmesi sebebiyle eksikliğin sonuca etkili olmayan yanılgı kabul ederek Dairelerince kaldırma nedeni sayılmamış ve eleştirilmekle yetinilerek taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

2.Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dosya içindeki bilgi ve belgelerden, dava konusu Sakarya ili, Adapazarı ilçesi, ... Mahallesi eski 248 parsel sayılı 1.730,00 m² yüz ölçümlü taşınmazın tamamını 07.12.1981 tarihinde edindiği, taşınmazın tamamına 29.08.2002 tarihinde; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22 inci maddesinin (a) bendi uyarınca yenileme sonucunda oluşan 1.737,04 m² yüz ölçümlü 56 02... parsel sayılı taşınmazın tamamına ise 12.09.2022 tarihinde orman şerhi konulduğu, bu şerh nedeniyle mülkiyet hakkı kısıtlandığından 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereği davacının tazminat hakkı doğduğunun kabulü doğrudur.

3. Arazi niteliğindeki taşınmaza gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesinde de bir isabetsizlik görülmemiştir.

4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/458, K. 2026/10066, T. 01.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-458-e-2026-10066-k-692d63d55fa2