Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/132 E. 2026/10067 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/132
- Karar No
- 2026/10067
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/10 Esas, 2025/90 Karar DAVA TARİHİ : 12.10.2016 KARAR : Kabul/ Kısmen kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1.Davacılar vekili asıl dava dilekçesinde özetle; davacıların maliki olduğu Balıkesir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 532 parsel sayılı taşınmazla ilgili olarak açılan tapu iptali ve tescil davasında verilen kararın kesinleşmesi sonrasında taşınmazın tapu kaydının iptal edilmesi nedeniyle davacının uğradığı zarardan 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca Hazinenin sorumlu olduğunu ileri sürerek ıslahla birlikte 1.226.000,00 TL'nin Orman Kadastro Komisyonu kararından itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleştirilen davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların maliki olduğu Balıkesir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 532 parsel sayılı taşınmazla ilgili olarak 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca dava açtıklarını, bu davada ıslah haklarını kullanmaları sebebi ile ek dava olarak bu davayı açtıklarını ileri sürerek şimdilik 2.290.000,00 TL'nin Orman Kadastro Komisyonu kararından itibaren kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili asıl davada cevap dilekçesinde özetle; 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 6 ncı maddesi uyarınca Devlet ormanı sayılan yerlere ait her çeşit işlerin 5018 sayılı Kanun'un II sayılı cetvelinin özel bütçeli diğer idareler başlıklı B bölümde yer verilen Orman Genel Müdürlüğünce yapılacağının hüküm altına alındığını, ortaya çıkan ihtilafların yargı mercileri önünde takip ve müdafaasının da taraf sıfatına haiz ve husumete ehil alınan Orman Genel Müdürlüğü tarafından yerine getireceğini ileri sürerek Maliye Hazinesi yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddini, diğer yandan 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesinden kaynaklanan tazminat davalarında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 125 nci maddesindeki 10 yıllık genel zamanaşımı nedeniyle yasal olmayan ve mesnetsiz açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili birleştirilen davada cevap dilekçesinde özetle; 2020/34 Esas sayılı dosyada dava değeri ıslah edilerek artırıldığı için yeniden ıslah hakkı kalmayan davacıların, 2022/19 Esas sayılı davayı açarak taleplerini tekrar artırmak için kanuna karşı hile yoluna başvurduklarını, ...'in mirasçılarının, miras bırakanın talebinden fazlasını isteme haklarının olmadığını, zamanaşımı ve husumet itirazlarının bulunduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 16.06.2022 tarihli ve 2020/34 Esas, 2022/67 Karar sayılı kararıyla asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 05.03.2024 tarihli ve 2022/2479 Esas, 2024/511 Karar sayılı kararıyla istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur
2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; değerlendirme tarihi olan 2014 yılı için ... İlçe Tarım ve Orman Müdürlüklerinden taşınmazın bulunduğu yörede kuru tarım arazilerinde mutat olarak ekilen münavebe ürünleri sorulup buna göre değer biçilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile münavebe ürünü olarak kabul edilen buğdayın ortalama verim miktarı ile hasat dönemlerindeki tarladaki toptan satış fiyatlarının ve yine değerlendirme tarihi itibarıyla üretim masraflarının ... İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünden sorulup getirtilmek suretiyle bilirkişi raporu denetlenmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmadığı gibi kavunun dekara ortalama verim miktarının Balıkesir İl Tarım ve Orman Müdürlüğünce bildirilen resmî verilerin altında alınması suretiyle aza hükmedilmesinin doğru olmadığı ve kabule göre de Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 05.03.2024 tarihli ve 2022/2479 Esas, 2024/511 Karar sayılı kararının gerekçesinde maddi hata sonucu işbu dosya kapsamı dışında karara atıf yapılması bozmayı gerektirdiği gerekçeleriyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; maden sahası olarak uğranılan zararın değerlendirilmesi gerektiğini, yılda üç ürün alınabileceğini, münavebe planının hatalı yapıldığını, belirlenen bedelin düşük olduğunu, zamanaşımı nedeniyle tüm istemin kabul edilmemesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, zamanaşımı defiinde bulunduğunu ve usulden reddi geretiğini, tespit edilen bedelin yüksek olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosya içeriğinden dava konusu taşınmaza davacılar murisinin 20.11.1968 tarihinde tapulama işlemleri ile malik olduğu, taşınmazın 1987 yılında Orman Kadastro Komisyonu tarafından yapılan Orman Kadastro Komisyon kararı ile davacı ... ve davacılar murisi ... adına kayıtlı iken orman sınırları içinde kaldığı; Marmara Asliye Hukuk Mahkemesinin 1997/68 Esas, 2012/50 Karar sayılı dosyasında komisyon kararına itiraz davası sonucunda davanın kabulü ile Balıkesir ili, ... ilçesi, ... köyü, 532 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptaline, orman niteliği ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiği, kararın temyiz incelemesi neticesinde 10.04.2014 tarihinde kesinleştiği eldeki davanın 10 yıllık zamanaşımı süresi içinde açıldığı anlaşılmıştır
3. Dava konusu taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre arazi niteliğindeki taşınmaza gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
4. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.