Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/9004 E. 2026/3380 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/9004
Karar No
2026/3380
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/51 Esas, 2024/717 Karar KARAR : Kabul

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 139 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için kıymet takdir komisyonu raporunda belirlenen bedelin düşük olduğunu, taşınmazın arsa vasfında kabul edilerek emsal araştırması yapılmak suretiyle rayiç değerinin tespit edilmesini, taşınmaz üzerinde müvekkiline ait betonarme binalar, müştemilat ve ağaçlar bulunduğunu, bu yapılar ile ağaçların değerinin de kıymet takdir komisyonu raporunda düşük hesaplandığını ileri sürmüştür.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 28.04.2015 tarihli ve 2014/501 Esas, 2015/239 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 28.04.2015 tarihli ve 2014/501 Esas, 2015/239 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; ağaçlara yaş, cins ve verim durumlarına göre maktuen değer biçilmesi doğru olduğu gibi su kuyusuna da maktuen değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, ancak zemin yönünden alınan rapor ve yapılan incelemenin hüküm kurmaya elverişli olmadığı, taşınmazın arsa vasfında olup, bedelinin değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması gerektiği, bu itibarla emsal satışların değerlendirme tarihindeki karşılıklarının fiyat artış endekslerinin uygulanması suretiyle tespiti, bundan sonra emsal ile dava konusu taşınmazın eksik ve üstün yönlerinin neler olduğu ve oranları açıklanmak suretiyle değer biçilmesi gerektiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu yönteme uyulmadan değer biçildiğinden, bu rapora göre hüküm kurulmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 11.06.2019 tarihli ve 2017/109 Esas, 2019/263 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 11.06.2019 tarihli ve 2017/109 Esas, 2019/263 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; hükme esas alınan bilirkişi raporunda emsal olarak alınan taşınmazın, dava konusu taşınmaz gibi kadastro parseli olduğu dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşıldığı hâlde, dava konusu taşınmazın emsal karşılaştırması sonucu tespit edilen metrekare birim fiyatından düzenleme ortaklık payı düşürülmesi doğru olmadığı gibi davacı idarece düzenlenen kıymet takdir raporunda dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin dava tarihine endekslenmesi suretiyle hesaplama yapan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulmasının da mümkün olmadığı, bozma sonrası hükmedilen bedel ile bozma öncesi tespit edilen bedel aynı olduğundan ilk karar tarihine kadar faiz yürütülmesi gerekirken son karar tarihine kadar faiz işletilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 08.03.2022 tarihli ve 2020/355 Esas, 2022/117 Karar sayılı kararı ile fark kamulaştırma bedelinin verilen süreler içerisinde depo edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. E. Üçüncü Bozma Kararı 1. Mahkemenin 08.03.2022 tarihli ve 2020/355 Esas, 2022/117 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; tespit edilen kamulaştırma bedelinin bloke edilmesi için davacı idare vekiline verilen süreler içerisinde fark kamulaştırma bedeli depo edilmemiş ise de sunulan banka dekontuna göre davacı idarenin Mahkemenin karar tarihinden sonra 25.03.2022 tarihinde depo kararını yerine getirdiği anlaşıldığından, usul ekonomisi gözetilerek davalı tarafın işin esasına girilerek karar verilmesini isteyip istemediği yönünde beyanı da alınmak suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

F. Mahkemece Üçüncü Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin ilâm başlığında belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin ilâm başlığında belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; Anayasa Mahkemesinin 01.08.2023 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 2022/83 Esas, 2223/69 Karar sayılı kararı ile kamulaştırma bedeline yasal faiz işletilmesine ilişkin 2942 sayılı Kanun’da yer alan düzenlemeyi iptal ettiğini, kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesinin yasal dayanağının kalmadığını, bozma öncesi depo edilen bedele ilişkin kurulan faiz hükmünün hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazın arsa vasfında değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, emsal seçimi ve karşılaştırmasının kanunun aradığı şartlara uygun olarak yapılmadığını, taşınmazın bedelini artırma amacıyla değeri yüksek taşınmazların emsal olarak alındığını ileri sürmüştür.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; aynı kamulaştırma kapsamında dava konusu taşınmazla aynı mahalde bulunan diğer bir taşınmaz için aynı tarih itibarıyla belirlenen 735,00 TL/m² birim bedelinin kesinleştiğini, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin düşük olduğunu, taşınmazın konumu itibarıyla kıymetli bir bölgede yer aldığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Aynı kamulaştırma kapsamında dava konusu taşınmaza yakın mesafede yer alan 141 parsel sayılı taşınmaz için ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/669 Esas, 2024/396 Karar sayılı dosyasında 21.08.2014 değerlendirme tarihi itibarıyla 735,00 TL/m² değer biçildiği, yine aynı kamulaştırma kapsamında dava konusu taşınmaza yakın mesafede bulunan 1 16... parsel sayılı taşınmaz için ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/238 Esas, 2016/1 Karar sayılı dosyasında 03.08.2015 değerlendirme tarihi itibarıyla 741,60 TL/m² değer biçildiği, yine yakın konumda bulunan 1 16... ve 15 parsel sayılı taşınmazlar için ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/239 Esas, 2016/2 Karar sayılı dosyasında 03.08.2015 değerlendirme tarihi itibarıyla 797,25 TL/m² değer biçildiği, nihayet yakın konumda bulunan 1 16... parsel sayılı taşınmaz için ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/242 Esas, 2016/5 Karar sayılı dosyasında 03.08.2015 değerlendirme tarihi itibarıyla 797,25 TL/m² değer biçildiği ve bu parsellere ilişkin kararların taraf temyizi üzerine Dairemiz denetiminden geçerek onandığı dikkate alındığında, dava konusu taşınmaz için 21.08.2014 değerlendirme tarihi itibarıyla 350 TL/m² değer biçilmesi suretiyle yakın konumda bulunan parsellere ilişkin bedellerden ayrılma nedenleri konusunda bilirkişi heyetinden ek rapor alınıp, sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru değildir.

3. Tespit edilen kamulaştırma bedelinin ilk kararla davalı tarafa ödenmesine hükmedilen 557.566,40 TL'lik kısmına ilk karar tarihi olan 28.04.2015 tarihine kadar yasal faiz işletilmesi gerektiğinin gözetilmemesi bozmayı gerektirir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının BOZULMASINA, Davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, 26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/9004, K. 2026/3380, T. 26.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-9004-e-2026-3380-k-d6ddf6130ef6