Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/11373 E. 2026/3394 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/11373
- Karar No
- 2026/3394
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1811 Esas, 2025/1243 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziosmanpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/203 Esas, 2024/534 Karar
Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 22 nci maddesine göre idarenin davacıya geri alım hakkını kullandırması, mümkün olmadığı takdirde geri alım hakkının kullandırılmaması nedeniyle uğranılan zararın tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın ve terditli davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı kurum tarafından kamulaştırılan İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 34... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma amacına uygun kullanılmaması nedeniyle söz konusu taşınmazın geri alım hakkının kullandırılmasını, olmadığı takdirde uğranılan zararın tazminini, bunun da mümkün olmaması halinde 31/b şerhinin kaldırılmasına ve kamulaştırma bedelinin arttırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; idarenin taşınmazı kamulaştırdığını, kamulaştırma bedelinin yatırıldığını ve noter tebligatlarının çekildiğini, idare aleyhine tezyidi bedel davası açıldığını ve karar sonucu hükmedilen bedelin de idarece ödendiğini, tapu kayıt maliklerinin tapuda ferağ işlemi yaptırmadığından kamulaştırılan taşınmazın idare adına tescilinin mümkün olmadığını, taşınmazın idare adına tescilini sağlamak amacıyla, Gaziosmanpaşa 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/874 Esas sayılı dosyası ile tescil davasının açıldığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın ve terditli davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; 2942 sayılı Kanun'un 22 nci maddesi ile düzenlenen geri alma hakkının idare tarafından kullandırılmadığını, diğer dayanağının da 2942 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesi uyarınca kamulaştırma bedelinin kesinleştiği tarihinden itibaren beş yıl içinde kamulaştırmayı yapan idarece veya devir veya tahsis yapılan idarece, kamulaştırma ve devir amacına uygun hiçbir işlem veya tesisat yapılmaz veya kamu yararına yönelik bir ihtiyaca tahsis edilmeyerek taşınmaz mal olduğu gibi bırakılırsa, mal sahibi veya mirasçıları kamulaştırma bedelini aldıkları günden itibaren işleyecek ... faiziyle birlikte ödeyerek taşınmazı geri alabilmesi, bir diğer dayanağının ise kamulaştırma işlemi yapıldıktan sonra kamulaştırılan taşınmazda kamulaştırma amacına uygun bir işlem veya eylem yapılmaması halinde gelişen ve değişen şartlara göre (imar planı yapılmasıyla bedelinde objektif değer artışı) önceki değeri ile yeni değeri arasındaki farkın ödenmesi gerekliliği olduğunu, İlk Derece Mahkemesinin kararında hak düşürücü süre geçtiğinden bahisle dava reddedilmiş ise de birden fazla taşınmazın kamulaştırıldığı, taşınmazların hiçbiri üzerinde işlem veya tesisat yapılmadığı, kamulaştırma bedelinin de tüm taşınmazlarımız için kesinleşmediği dikkate alındığında kamulaştırılan taşınmazların durumunun bir bütün oluşturduğunun kabul edilmesi gerekirken bu dikkate alınmadan ve araştırılmadan hak düşürücü süreden söz edilerek davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2942 sayılı Kanun'un 22 nci maddesine 11.09.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6552 sayılı yasa ile eklenen üçüncü fıkra ile, mal sahiplerinin kanundan kaynaklanan yetkilerini kullanabilmeleri için 5 yıllık hak düşürücü süre öngörülmüş olup, kamulaştırılan taşınmazların, kamulaştırma işleminin kesinleşmesinden itibaren kamu hizmetine tahsisi lüzumu kalmaması halinde, mal sahiplerinin kanundan kaynaklanan yetkilerini kamulaştırma işleminin kesinleşmesinden itibaren 5 yıl içinde kullanmaları gerektiği, eldeki davanın 2942 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinde yapılan değişikliğe ilişkin yasanın yürürlük tarihinden sonra 20.04.2021 tarihinde açıldığı, kamulaştırmanın kesinleştiği 01.12.1998 tarihinden davanın açıldığı tarihe kadar 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu anlaşılmakla davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde bulunan hususları tekrar ederek ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında karşı oy kullanan hakimin belirttiği şekilde dava konusu taşınmazın davalı idare tarafından ... Barajı yapımı nedeniyle kamulaştırıldığını, kamulaştırma işleminin 01.12.1998 tarihinde kesinleştiğini, 25.03.2021 tarihinde taşınmazın bulunduğu alanın imar fonksiyonu değiştiğinde, davalı idare tarafından bu tarih itibarıyla davalıya geri alma hakkı kullandırılmak üzere tebligat yapılmadığını, işbu davanın da 20.04.2021 tarihinde açıldığını, dava konusu taşınmazın ... Barajı Kamulaştırma Sahasında kaldığını, ... Barajı Kamulaştırma Sahasındaki taşınmazların tamamanın kamulaştırma işlemlerinin tamamlanmadığını, işin esası hakkında karar verilmesi için Sazlıdere Barajı Kamulaştırma Paftası getirtilerek tüm parseller yönünden kamulaştırma işlemlerinin kesinleşip kesinleşmediği tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırılan dava konusu taşınmaza ilişkin olarak davacının geri alım hakkının bulunup bulunmadığına ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacılardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.