Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/13892 E. 2026/8360 K. – Kamulaştırmasız

Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/13892
Karar No
2026/8360
Karar Tarihi
Konu
Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/486 Esas, 2025/293 Karar KARAR : Kısmen kabul

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, dahili davalı ... yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 664 parsel ( yeni ... Mahallesi, 488 05... ) sayılı taşınmazın hisseleri oranında maliki olduklarını, bu taşınmaz üzerinde davalı idareye ait askeri birlik bulunduğunu, davalı ... kamulaştırma işlemi yapmadan müvekkillerine ait taşınmazı kullanmakta olduğunu, müvekkillerinin taşınmaz üzerinde tasarruf imkanlarının kalmadığını belirterek kamulaştırmasız el atma bedelinin tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın İmar ve İskan Bakanlığı Planlama ve İmar Genel Müdürlüğünün 19... tarihli ve 496 sayılı onaylı imar planına dayanılarak ... İnşaat Emlak Başkanlığınca kamulaştırıldığını, taşınmaza ilişkin kıymet taktirinin taşınmaz malikinin ve hissedarlarının görebileceği şekilde 10.06.1983 günü ilana asıldığını, bu durumun ... köyü ihtiyar heyeti azası imzası ile tutanak altına alındığını, davacıların adreslerinin tespit edilememesi nedeniyle 29... tarihinde ilanen tebligat yapıldığını, yapılan tebligat ve kamulaştırma işleminin usul ve kanuna uygun olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Dahili davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; idari yargının görevli olduğundan bahisle görev itirazları bulunduğunu, davada müvekkili idareye husumet yöneltilemeyeceğini, davacıların usulüne uygun bir idari başvuruları bulunmadığından dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, dava konusu alana müvekkili idare tarafından herhangi bir el atmanın söz konusu olmaması nedeniyle davanın reddini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 16.06.2015 tarihli ve 2013/77 Esas, 2015/165 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 16.06.2015 tarihli ve 2013/77 Esas, 2015/165 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; dava konusu taşınmazın başka paydaşları tarafından açılan ... Batı 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/68 Esas sayılı dava dosyasında 02.04.2012 değerlendirme tarihi itibarıyla dava konusu taşınmazın metrekaresine 185,00 TL değer biçildiği ve bu metrekare bedelinin Dairemizin 2015/629 Esas, 2015/7225 Karar sayılı ilamı ile denetimden geçtiği gözetilerek, yaklaşık 11 ay sonra açılan eldeki davada 26.02.2013 değerlendirme tarihi itibarıyla taşınmaza 178,00 TL/m² değer biçildiğinden alınan rapor inandırıcı bulunmadığı, davalı idare tarafından fiilen askeri güvenlik bölgesi yapılmak suretiyle el atılan dava konusu 664 parsel sayılı taşınmazın yargılama sırasında imar uygulamasına tabi tutularak yeni imar ada ve parsellerin oluştuğu anlaşılmakla, taşınmazdaki davacılara ait hisselerin imar uygulaması ile hangi parsellere şuyulandırıldığı belirlenip, yeni oluşan imar parsellerinin tapu kayıtları, ölçekli krokileri ve imar durumları da getirtildikten sonra yeniden keşif yapılarak, imar uygulaması sonucu oluşan parsellere davalı idare tarafından fiilen el atılıp atılmadığı belirlenip, el atmanın varlığının tespiti halinde davanın kabulüne, fiilen el atılmamakla birlikte kamu hizmetine tahsis edilen parseller yönünden ise 11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Kanun'un 21 inci maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Geçici 6 ncı maddesinde yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesinin 25.09.2013 tarihli ve 2013/101 karar sayılı ilamı da gözetilerek dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması, dava değeri 78.839,76 TL olarak ıslah edildiği ve mahkemece 78.425,00 TL tazminata hükmedildiği hâlde davanın tam kabulüne ilişkin hüküm kurulması, doğru olmadığı gibi; 04.11.1983 tarihinden sonraki döneme ilişkin el atmalarda nispi vekâlet hükmedilmesi gerektiği gerekçeleriyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak davanın ... yönünden pasif husumet yokluğundan reddine, dahili davalı ... yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; imar uygulaması sonucu yeni oluşan parselin oluşma tarihi esas alınarak değer tespiti yapılması gerektiğini, kısmen kabul nedeniyle davalı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; idare yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi nedeniyle vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

3. Dahili Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; yargı yolu ve husumetten davanın reddi gerektiğini, idarece el atmanın söz konusu olmadığını, ilçe belediyesinin sorumlu tutulması gerektiğini, tazminat bedelinin çok yüksek hesaplandığını, vekâlet ücreti ve harcın maktu hesaplanması gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ile bedelinin tahsili istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 437 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Dava açıldığı tarihteki haklılık durumu gözetilerek davalı ... vekili lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde isabetsizlik görülmemiştir.

4.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılama hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı da gözetilerek davalı ... vekilinin tüm, davacılar ve dahili davalı ... vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

5. Dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında Belediye Hizmet Alanında kaldığı anlaşılmakla, tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmaz yönünden 26.11.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 7421 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4 ile ''Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir." hükmü ve Dairemizin yerleşik uygulamaları gereği maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.

6.18.01.2024 tarihli ve 32433 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 30.11.2023 tarihli ve 2023/101 Esas, 2023/207 Karar sayılı kararı ile kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davalarına ilişkin olarak 6100 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen “Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.” hükmü Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verildiğinden davacılar aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı ... vekilinin tüm, davacılar ve dahili davalı ... vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Davacılar ve dahili davalı ... vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının;

a) (5) numaralı bendinin hükümden çıkarılması yerine '' Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri gereğince 30.000,00 TL vekâlet ücretinin dahili davalı ... Başkanlığından alınarak davacılara verilmesine,” cümlesinin yazılması,

b) Vekâlet ücretine ilişkin (6) numaralı bendin hükümden çıkarılması,

c) (7) numaralı bendinin hükümden çıkarılması yerine ''Davacılar tarafından sarf olunan toplam 4.758,65-TL yargılama giderinin dahili davalı ... Başkanlığından alınarak davacılara verilmesine, taraflar tarafından yatırılan ancak sarf olunmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatıran tarafa iadesine, davalı idareler tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına” cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacılardan ve dahili davalı ... Başkanlığından peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde iadesine,

06.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/13892, K. 2026/8360, T. 06.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-13892-e-2026-8360-k-e6ed0bd91df0