Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/7912 E. 2026/12441 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/7912
Karar No
2026/12441
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/343 Esas, 2025/618 Karar KARAR : Kısmen kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkillerine ait ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 295 parsel sayılı taşınmaza fiilen yol yapılarak el atıldığını ileri sürerek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na (2942 sayılı Kanun) 18.6.2010 tarihli, 5999 sayılı Kanun'la eklenen ve 24.05.2013 tarihli, 6487 sayılı Kanun'un 21 nci maddesiyle yeniden düzenlenen geçici 6 ncı maddenin onuncu fıkrasıyla, uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmi kurumlara ayrılmak suretiyle veya ilgili kanunların uygulamasıyla tasarrufu kısıtlanan taşınmazlar hakkında, 3194 sayılı İmar Kanunu'nda öngörülen idari başvuru ve işlemler tamamlandıktan sonra idari yargıda dava açılabileceğini, dava konusu, taşınmaz, 15.02.2010 tasdik tarihli ... 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında kısmen park, kısmen yol, kısmen de TAKS:0,40 KAKS:1,00 4 kat konut alanında kaldığını, dava konusu parselde yapılan kaldırım ve asfalt imalatlarının imar sınırlarına uygun olarak yapıldığını, dava konusu taşınmazın davacının taşınmazı satın aldığı tarih olan 23.08.2012 tarihinde de imar planında aynı alanda kaldığını, tazminatı gerektirir mağduriyetinin bulunmadığını, adı geçen davacının taşınmazı edinim tarihindeki plan fonksiyonununda “park ve yol” olarak belirlendiğini ve davacının bu kısıtlılığı bilerek ve isteyerek taşınmazı satın aldığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 07.10.2021 tarihli ve 2017/347 Esas, 2021/325 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 07.03.2023 tarihli ve 2022/34 Esas ve 2023/466 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmazın fiilen ve imar planında kamuya tahsis edilmek suretiyle el atılan alanlar dışında kalan 955,65 m²lik ve 279 ,85 m²lik bölümlerinin imar durumu ile ilgili olarak dosya arasında bulunan 22.01.2024 tarihli ... cevabı yazısında kamuya tahsis edilmek suretiyle imar planında el atılan alanlar dışında kalan bölümlerin her birinin ayrı ayrı meri imar planı ve plan notları doğrultusunda tevhit şartı olmaksızın yapılaşmaya uygun olduğu belirtildiği halde hükme esas alınan ek bilirkişi raporunda ise arta kalan kısımların parsel derinliklerinin dar olmasından dolayı üzerinde ekonomik değeri olan bir yapının yapılamayacağı belirtildiğinden; Mahkemece bu husustaki çelişkinin giderilmesi için 955,65 m²lik ve 279,85 m²lik alanlarda müstakil yapılaşmanın mümkün olup olmayacağı ve inşaat alanında bir kısıtlamanın söz konusu olup olmadığı hususunda ek rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararının bozulmasına karar verilmiştir. B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkeme harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin de maktu olarak belirlenmesi gerektiğini, husumetin ... Büyükşehir Belediye Başkanlığına yöneltilmesi gerektiğini, davanın süresinde açılmadığını, 5999 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanunda değişiklik yapan geçici 6 ncı madde ile 6111 sayılı Kanun'un Geçici 2 nci maddesi gereğince bu tür kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tazminat davaları açılmadan önce uzlaşmak için öncelikle ilgili belediyelere müracaat edilmesi gerektiğini, bilirkişi tarafından arta kalan hesaplaması hatalı olduğunu, dava konusu taşınmaza hukuki ve fiili el atma olmadığını, bedelin yüksek belirlendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı kalan harcın davalı idareden alınmasına, 08.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/7912, K. 2026/12441, T. 08.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-7912-e-2026-12441-k-4f196d1eb75c