Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/10265 E. 2026/12446 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/10265
- Karar No
- 2026/12446
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1827 Esas, 2025/1152 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/100 Esas, 2023/122 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... köyü 1 08... parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespitini ve bu hakların davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın üzerindeki enerji iletim hattının taşınmazın kullanılmasını ve tarım yapılmasını engellemeyecek konumda ve yükseklikte olduğunu, bu sebepten karardaki değer kaybına ilişkin tespitlerin mesnetsiz olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporu yeterli bilimsel araştırma yapılmaksızın düzenlendiği dava konusu taşınmazın tarla vasfında olduğunu ve taşınmazın bu vasfına rağmen metrekare birim fiyatının çok yüksek belirlendiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla kapama fındıklık niteliğindeki taşınmaza fındık net geliri esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği gibi taşınmazın bulunuduğu bölgede Dairelerinin ve Yargıtay uygulamalarında kapitalizasyon faiz oranı %4 olarak uygulanmasına rağmen, hükme esas alınan bilirkişi raporunda %5 oranında kapitalizasyon faizi kabul edilmesi doğru görülmemişse de bu durum istinaf eden idare lehine olduğundan eleştirmekle yetinildiği, dava konusu taşınmazın 117,07 m²'lik kısmında direk yeri bulunduğu ve bu kısmın bilirkişi raporunda B harfi ile gösterildiği, mahkemece yalnızca bu kısmın tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline, irtifak hakkına konu olan 512,99 m²'lik kısım üzerinde ise idare lehine daimi irtifak hakkı tesisine karar verilmesi gerekirken davalı adına olan tapunun tamamen iptali ile davacı adına tescil edilmesinin doğru görülmediği, bunun yanında, eldeki davanın maktu harca tabi olmasına karşın, nispi karar ve ilam harcına hükmedilmesi yerinde olmadığı gibi, görevsiz mahkemede davanın açılması sırasında davacı kurum tarafından yatırılan peşin harç ve başvuru harcının nazara alınmaması, hükme esas alınan bilirkişi raporunda tespit edilen toplam kamulaştırma bedeli olan 21.69,26 TL kamulaştırma bedeli üzerinden hüküm kurulması gerekirken, toplam kamulaştırma bedeli yerine fark bedel üzerinden hüküm kurulması sureti ile infazda tereddüt oluşturulması yerinde görülmediği gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.