Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/6914 E. 2026/12444 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/6914
Karar No
2026/12444
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/711 Esas, 2025/1304 Karar KARAR : Davanın açılmamış sayılması İLK DERECE MAHKEMESİ : Hatay 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/142 Esas, 2019/103 Karar

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve davacı idare adına tescili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Hatay ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 17330 (eski 4350) parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; idarece teklif edilen kamulaştırma bedelinin düşük olduğunu belirterek mahkemece belirlenmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 28.02.2022 tarihli ve 2019/2191 Esas, 2022/651 Karar sayılı kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaz ile somut emsal karşılaştırması yapıldığında dava konusu taşınmazın emsalin %20'si değerinde olacağı kanaatiyle taşınmazın metrekare değerinin 1.361,76 TL /m² kabul edilerek taşınmazın bedelinin 681.846,84 TL, yapı değerinin 61.759,88 TL, ağaç değerinin 1.660,00 TL olmak üzere toplam kamulaştırma değerinin 745.266,72 TL olması gerektiği gibi davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğinden bahisle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılmak suretiyle değer biçilmesi yöntem itibarıyla kanun hükümlerine uygun ise de somut emsal olarak incelenen 427 parselin aynı yevmiye numaralı resmî senette 1/5 er paylarının fahiş farkla satışının yapılması nedeniyle bilirkişi raporu inandırıcı bulunmadığı gibi emsal taşınmazın 2016 yılı Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından resen belirlenen emlak vergisine esas olan metrekare değeri ilgili Belediye Bakanlığı Emlak Müdürlüğünden getirtilip denetlenmeden ve dosya içindeki Belediye Başkanlığı yazı cevabında dava konusu taşınmazın yola terki olan imar parseli olduğu belirtiği hâlde buna ilişkin dayanak belgeleri getirtilip denetlenmeden dava konusu taşınmazı kadastral parsel olarak kabul ederek eksik incelemeyle metrekare birim fiyatı belirleyen bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığı, Bölge Adliye Mahkemesince hiç bir gerekçe gösterilmeden bilirkişi raporunda incelenen somut emsalin dava konusu taşınmazdan %20 oranında değerli olduğunun kabulü ile dava konusu taşınmazın metrekare birim fiyatının 1361,76 TL olarak belirlenmesi de doğru görülmediği, dosya içindeki fen bilirkişi raporuna göre; dava konusu taşınmazın kamulaştırma nedeniyle ifraz edilerek 17330 parsel olduğu belirtildiği hâlde en son tapu kaydı getirtilmeden parsel numarasının hatalı olarak yazılması doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ve davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararın hatalı olduğunu dosyanın yenilenmesi gerektiğini, usuli eksiklerin giderilmesi ve yeniden 3 aylık süre verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... temyiz dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının Anayasa, kanun ve hukuk kurallarına aykırı olduğunu, hak ihlallerine uğradığını, haksız kararın iptal olunarak yargılamanın yenilenmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekili ve davalı ...'nin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/6914, K. 2026/12444, T. 08.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-6914-e-2026-12444-k-d2713e2be705