Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/12655 E. 2026/9993 K.

Konu: Müdahalenin Önlenmesi Ve Eski Hale Getirme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/12655
Karar No
2026/9993
Karar Tarihi
Konu
Müdahalenin Önlenmesi Ve Eski Hale Getirme

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/5949 Esas, 2025/915 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Foça Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/407 Esas, 2021/120 Karar

Taraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın bir kısım davalılar vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalılar tarafından gerçekleştirilmiş olan hukuki dayanaktan yoksun el atma işleminin ortadan kaldırılmasını, el atmanın önlenmesini, çekilmiş olan duvar, çit ve diğer hak sahiplerinin kullanım hakkını engelleyen her türlü eşyanın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; dava konusu projeye aykırılığın eski hale getirilmesinin 24 haneyi kapsadığını, evlerinin 1992 yılında ... konut yapı kooperatifi tarafından birçok ada ve parselden oluşan 173 evden ihtiva etmekte olup, daha sonra üyelere 07.10.1992 tarihinde tapuları ve Yapı kullanma izin belgeleri verilerek bahse konu konut yapı kooperatifinin fesh edildiğini ve her ada ve parselin bağımsız kalarak ferdileştirildiğini, alınan kararlarda ada etrafının tek tip bir duvarla çevrilmesi, artezyan açlıması, her evin bahçelerinin sulanması için çeşme çekilmesi aydınlatma yapılması anılan tarihlerde fosetptik çukurlarının çektirilmesi,ve en önemlisi ortak alanlar için tek tip peyzaj çalışmalarının yapılması için karar alındığını, davacılar ile bir çok hane sahibi daha sonra iş aidat ödemeye geldiğinde sadece yaz aylarında kısa süreliğine kaldıkları bir ev için bu bedellerin ödenmesinde imtina ettiklerini ve ada yönetiminin fesh edildiğini, koruma amaçlı duvarları yeni yapmadıklarını, bu duvarlar davacı komşular dahil herkesin görüşü alınarak ve kabul gördükten sonra yapıldığını, bahçe duvarlarını yaparken komşular düşünülerek yürüme yollarının gerisinden yaptıklarını, bu yürüme yolunu kullanan ev sahiplerinin her türlü ev eşyalarını bu yolda rahatlıkla taşıyabildiklerini belirterek davanın reddini savunmuştur

2.Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; 101 97... parsel sayılı taşınmazda hiçbir zaman 25 senedir yönetim planı uygulamasıyla bir yönetici ve aidat ödemesi yapılmadığını, davada davalı olanlardan fazla kat maliklerinin çoğunun kendini koruma ve düzenli bahçe yeşilliği, en önemlisi güvenlik amacıyla müstakil alanlarını ön ve arka ceplerinde kulanım sağladığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ..., ..., ... vekili ile davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1. Davalılar ..., ..., ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazda kat mülkiyetine geçilemediği için maliklerin kullanım alanlarının net olarak belirlenemediğini, gerek davacı maliklerce gerekse davalılarca müstakil konutlar arasında hafif malzemeden imal edilmiş bahçe çitleri çekildiğini, bunun nedeninin özellikle yaz aylarında bahçede vakit geçiren maliklerin birbirine çok yakın biçimde konumlandırılmış bulunan müstakil konutlar arasındaki mahremiyetinin sağlanması olduğunu, dava konusu yapıların, sadece komşular arasındaki mahremiyetin sağlanması, yoğun yağış gören dönemlerde zemindeki eğim dolayısıyla yaşanan su baskını problemlerinden korunmak ve ormanla çevrili alandan gelebilecek yaban domuzu gibi vahşi hayvanlardan korunmak amaçlı yapıldığını, davacının site içindeki yalnızca aralarında husumet bulunan konut maliklerine yönelik davayı ikame etmesinin açıkça 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'nun 2 nci maddesi hükmünde düzenlenen dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, aynı zamanda hakkın kötüye kullanılmasını teşkil ettiğini, her ne kadar davacı site içerisindeki yapılar nedeniyle yürümekte zorlandığını iddia etmekteyse de dosyaya sunulan bilirkişi raporlarında mevcut krokiler incelendiğinde dava konusu bahçe çitlerinin diğer maliklerce de imal edildiğini, 12.07.2020 tarihinde dosyaya sunulan bilirkişi raporu ile taşınmaz üzerindeki yapıların tespiti ile yetinildiğini, bahse konu raporların bilimsel gerçeklik içermediğini, yapılan itirazlar neticesinde düzenlenen ikinci bilirkişi raporunda, evler arasındaki eğim ve kot farkının hesaplanmadığını, ... suyunun parsel içinde birikme yapıp yapmadığı yönünde yeterli inceleme yapılmadığını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasının gerektiğini belirtmişlerdir.

2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; bağımsız bölümün (H) harfiyle gösterilen arka bahçesindeki projeye aykırılıklardan "krokide mavi renkle boyalı 3.41 metre, 2,18 metre boyunda toplam 1 metre yükseklikte demir çit ile aynı yükseklikte 0,70 metre genişlikte demir kapının" kendisi tarafından yapıldığını, krokide (H) harfiyle gösterilen alanın yan tarafındaki 2,92 metre boyunda 1 metre yükseklikteki duvar ve beton çit (9) numaralı bağımsız bölüm maliki ... tarafından yapıldığını, ...'a ait bağımsız bölümün bahçesinin diğer yanlarındaki duvar ve çitler ile 2,92 metre boyundaki duvar ve çit yapı ve üzerindeki demir çitle aynı olduğunu, krokide (H) harfiyle gösterilen alanın yan tarafındaki 3,11 metre boyunda 1 metre yükseklikteki duvar ve beton çit (7) numaralı bağımsız bölüm maliki ... tarafından yapıldığını, krokide (B) harfiyle gösterilen ön bahçesindeki alanın yan tarafındaki 7,41 metre boyunda 1 metre yükseklikteki duvar ve beton çit (9) numaralı bağımsız bölüm maliki ... tarafından yapıldığını, ...a ait bağımsız bölümün bahçesinin diğer yanlarındaki duvar ve çitler ile 7,41 metre boyundaki duvar ve çit "yapı ve üzerindeki demir çitle" aynı olduğunu, projeye aykırılıklar tespit edildikten sonra bu aykırılıkların kim tarafından yapıldığının da tespit edilerek her davalının sorumlu olduğu aykırılıkların eski hale getirilmesinden sorumlu tutulması gerektiğini, bağımsız bölümü (H) harfiyle gösterilen arka bahçesindeki projeye aykırılıklardan "krokide mavi renkle boyalı 3. 41... ,18 metre boyunda toplam 1 metre yükseklikte demir çit ile aynı yükseklikte 0,70 metre genişlikte demir kapı" nın eski hale getirilmesinden sorumlu tutulması gerekirken diğer maliklerce yapılan aykırılıklardan sorumlu tutulması hukuka aykırı olduğunu, projeye aykırılıkların hangi malik tarafından yapıldığı tespit edilmeden tüm maliklerin ortak alanda yapılan tüm aykırılıkların eski hale getirilmesinden sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasının gerektiğini belirtmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar tarafından yapıların 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun madde 19 hükmüne ve mimari projeye aykırı olduğu, yapılan inceleme ve dosya kapsamı karşısından mahkemenin verdiği kararda usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmadığı, mahkeme kararının doğru ve infaza elverişli olduğu gerekçesiyle davalılar ..., ..., ... ve ...'ın istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Bir kısım davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirilmesi istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

3. Mahkemece davanın kabulüne karar verilir iken davalı tarafın mimari projeye aykırılıklarının krokiye bağlanmak sureti ile ne şekilde eski hale getirileceğinin belirtilmediği anlaşılmaktadır. Mahkemece keşif yapmak sureti ile alınan bilirkişi raporunda da yapılan imalatların projesine aykırı olduğu belirtilmiş ancak eski hale getirme bakımından yapılacak işlemler krokiye bağlanmak sureti ile anlatılmamıştır. 6100 sayılı Kanun'un 297 nci maddesine göre mahkemece verilen kararın hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından herbiri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi ve verilen karar ile iki tarafın leh ve aleyhine hükmedilen görev ve hakların gayet açık ve anlaşılır biçimde yazılması gerekmektedir. Mahkemece projeye aykırılıkların ve müdahalelerin neler olduğunun ve ne şekilde eski hale getirileceğinin infazda tereddüt yaratmayacak şekilde açıkça belirtilmemesi bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/12655, K. 2026/9993, T. 01.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-12655-e-2026-9993-k-e7f18dd9a6ee