Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1805 E. 2026/2020 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1805
- Karar No
- 2026/2020
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
37. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1805
KARAR NO: 2026/2020
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : (KAPATILAN)İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 01/05/2026
NUMARASI: 2026/434 2026/465
DAVANIN KONUSU: Reddi Hakim/Hakimin Çekinmesi İncelemesi
Taraflar arasında görülen dava sırasında davalı vekili tarafından reddi hâkim yoluna başvurulmuştur.
Ret talebini inceleyen merci tarafından verilen kararın Bölge Adliye Mahkemesince incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiş olmakla, süresi içerisinde verilen istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Taraflar arasında görülen dava sırasında davalı vekili tarafından sunulan ret dilekçesinde özetle; Kararın hem hukuki nitelendirme hem de gerekçe yönünden hatalı olduğunu, davalı yanın adil yargılama hakkının ihlali, savunma hakkının kısıtlanması gibi bir durum söz konusu olmamıştır" cümlesiyle yetinilerek yeniden bilirkişi, keşif, defter incelemesi taleplerinin neden karşılanmadığını ve teknik/mali itirazların neden "hukuki" sayıldığının gerekçelendirilmediğini, kararın bu yönüyle Anayasa m. 141/3 ve HMK m. 297 anlamındaki gerekçe yükümlülüğüne de aykırı olduğunu belirterek, Anayasa m. 36 ve AİHS m. 6 Anlamında adil yargılanma hakkını ihlal etiğini belirterek; reddi hakim talebinin kabulünü talep etmiştir.
Hakimin reddi HMK'nın 36. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, HMK 36.maddesi hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebebin bulunması halinde taraflardan birinin hakimi reddedebileceğini, hakimin de bizzat çekilebileceğini hükme bağlamıştır.
Yine aynı maddede, davada iki taraftan birine öğüt vermiş ya da yol göstermiş olması, davada iki taraftan birine veya üçüncü kişiye kanunen gerekmediği helde görüşünü açıklamış olması, davada tanık veya bilirkişi olarak dinlenmiş veya hakim ya da hakem sıfatıyla hareket etmiş olması davanın dördüncü derece de dahil yan soy hısımlarına ait olması, dava esnasında iki taraftan birisi ile davası veya aralarında bir düşmanlık bulunması hallerinde hakimin reddi sebebinin varlığının kabul edileceği düzenlenmiştir.
Yukarıda belirtilen red sebepleri sınırlı olmayıp, HMK 36.maddesinde belirtilmeyen ancak hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren başka sebeplerin de hakimin reddini gerektireceği açıktır.
Dosya kapsamına göre, somut olayda HMK'nın 36. Maddesinde öngörülen hakimin reddi ve çekilmesini gerektirecek sebeplerinin bulunmadığı, reddeden davalı tarafından mahkemece alınan ara karar doğrultusunda bilirkişi incelemesi yapıldığı ancak bilirkişilerce alınan ara kararı doğrultusunda rapor hazırlanmadığı, söz konusu eksiklikler ile fahiş hatalar bakımından rapora itiraz edildiği ancak mahkemece itiraz talebinin reddedildiği, mahkeme ara kararına uygun olmayan teknik ve mali nitelikteki uyuşmazlığı çözer nitelikte olmayan, eksik ve hatalı raporun kabul edilerek karar verilecek olmasının hatalı olduğu ve hakimin tarafsızlığını yitirdiği, bir kısım delillerin toplanmadığı ayrıca toplanan delillerin değerlendirilmesinde eşit davranılmadığı, keşif ve yeni bilirkişi inceleme talebinin reddedildiği ve diğer red sebebi olarak ileri sürülen hususların bir kısmının işin esası yönünden isitinaf ve temyiz sebebi olup hakimin tarafsızlığından şüphe edilmesini gerektiren neden olarak değerlendirilemeyeceği, ayrıca rapor alma ve delil toplama gibi tahkikat işlemler bakımından mahkeme hakimin yasal taktir hakkının bulunduğu, yönündeki merci değerlendirmesi yerindedir.Bu itibarla ilk derece mahkemesinin reddi hakim talebinin reddine ilişkin kararı hukuka uygundur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince, (KAPATILAN)İSTANBUL ANADOLU .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 2026/...., 2026/... sayılı kararına karşı istinaf başvuru talebinin REDDİNE,
2-Kararın yerel mahkemece taraflara tebliğine,
3-İstinaf giderlerinin istinaf eden taraf üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 15/09/2026 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.