Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1786 E. 2026/2087 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1786
Karar No
2026/2087
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

37. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/1786

KARAR NO: 2026/2087

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ: 09/06/2026

NUMARASI: 2026/88 2026/109

DAVANIN KONUSU: Reddi Hakim/Hakimin Çekinmesi İncelemesi

Taraflar arasında görülen dava sırasında davacı ... vekili tarafından reddi hâkim yoluna başvurulmuştur.

Ret talebini inceleyen merci tarafından verilen kararın Bölge Adliye Mahkemesince incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiş olmakla, süresi içerisinde verilen istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Taraflar arasında görülen dava sırasında davacı ... vekili tarafından sunulan ret dilekçesinde özetle; davasını yöneten mahkeme ve hakimin, şahsının asil sıfatıyla davayı takip etmesinin, dava dosyasının fiziken yerinde kalem personeli huzurunda usule uygun incelemek ve bilgi almak ile ilgili konuları şahsen takip etmesi, bu durumundan rahatsızlık ve tedirginlik duyması, endişelenmesi, sadece bu sebepten ötürü şahsına yönelik içten içe husumet duygusunu beslediğini, yargılamanın dava konusundan uzaklaştığını, hakim hakkında HSK şikayetinin bulunduğunu, başkaca yargılamalarda gelecekte taraf statüsü taşıyacağını, her türlü kanuni yasal haklarını hakime karşı gerek şahsen avukatları aracılığı ile başlattığını veya gelecekte başlatılacağını, buradan hareketle hakim... ile davadan bağımsız bir yargı sürecinin içinde bulunması ve bu durumun hakimin kararlarına etki edeceğine dair olan endişeleri nedeniyle hakime karşı bir husumet duygusunun maneviyatında yer ettiğini, mahkeme hakiminin 30 adet yasa dışı kumar ve bahis sitesinin üzerindeki ihtiyati tedbirin kaldırıldığını, reddi hakim talebinin kabulünü, mahkeme hakiminin kendi rızasıyla aralarındaki istinaden dava dosyasından çekinmesine davetin kabulü yönünden karar verilmesini talep etmiştir.

Hakimin reddi HMK'nın 36.ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, HMK 36.maddesi hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebebin bulunması halinde taraflardan birinin hakimi reddedebileceğini, hakimin de bizzat çekilebileceğini hükme bağlamıştır.

Yine aynı maddede, davada iki taraftan birine öğüt vermiş ya da yol göstermiş olması, davada iki taraftan birine veya üçüncü kişiye kanunen gerekmediği helde görüşünü açıklamış olması, davada tanık veya bilirkişi olarak dinlenmiş veya hakim ya da hakem sıfatıyla hareket etmiş olması davanın dördüncü derece de dahil yan soy hısımlarına ait olması, dava esnasında iki taraftan birisi ile davası veya aralarında bir düşmanlık bulunması hallerinde hakimin reddi sebebinin varlığının kabul edileceği düzenlenmiştir.

Yukarıda belirtilen red sebepleri sınırlı olmayıp, HMK 36.maddesinde belirtilmeyen ancak hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren başka sebeplerin de hakimin reddini gerektireceği açıktır.

Dosya kapsamına göre, somut olayda HMK'nın 36. Maddesinde öngörülen hakimin reddi ve çekilmesini gerektirecek sebeplerinin bulunmadığı, reddeden davacı tarafından mahkemece yapılan yargılamada bilirkişi raporlarına itiraz edildiği, bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğunu belirtilmesine rağmen mahkemece bu talep yönünde değerlendirme yapılmadığı, daha önce hakimin reddi konusu yapılıp incelenen ve hakim ile taraf vekilleri arasında duruşma sırasında gerçekleşen konuşmadan kaynaklı şahsının küçük düştüğü, bunun kendisine yönelik bir hakaret netliği taşıdığı, hakimin kendisine karşı hasmane tavır sergilediği, yargı bağımsızlığına temsil eder şekilde davranmadığı, daha önce hakimin reddi sebebi sayılan durum yönünden hakimin şikayet edildiği, yaşanan bu süreçten kaynaklı hakimin tarafsız davranmadığı, tutanağın savunmaya uygun tutulmadığı, beyanların zapta geçirilmediği, hakimin kararını duruşma öncesinde hazırladığı, görüş açıklama niteliğinde beyanlarının bulunduğu ve diğer red sebebi olarak ileri sürülen hususların bir kısmının işin esası yönünden isitinaf ve temyiz sebebi olup hakimin tarafsızlığından şüphe edilmesini gerektiren neden olarak değerlendirilmeyeceği, bir kısım iddiaların soyut nitelikte olduğu; bir kısım iddiaların daha önce değerlendirldiği; duruşma yönetme, zabıt tutma delillerin toplanması, bilirkişi incelemesi yaptırılması gibi bir kısım tahkikat işlemleri bakımından hakime tanınmış yasal taktir hakkının bulunduğu yönelik merci değerlendirmesi yerindedir. Ayrıca inceleme merci tarafından el yazlı şekilde yapılan notlama ve buna ilişkin evrakın dosya arasında bulunmamasının sonuca etkili bir işlem olmadığı, son verilen kararın sadece reddi hakim kararına yönelik olması da dikkate alınarak bu yöndeki taleplerinde reddine karar verilmiştir.

Her ne kadar reddeden tarafça yargılamanın önceki safhalarında da benzer sebeplerle de hakimin reddi talebinde bulunduğu, red talebinin kötü niyetle yapılıp yapılmadığı hususunun araştırıp yasada belirtilen para cezası hükmüne gerek olup olmadığı değerlendirilmemişse de; istinaf sebepleri ile bağlı kalınması ilkesi ve aleyhe kaldırma yasağı kapsamında bu husus eleştirilmekle yetinilmiş olup; bu itibarla ilk derece mahkemesinin reddi hakim talebinin reddine ilişkin kararı hukuka uygundur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince, İSTANBUL .... FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ'nin 2026/... D.İş Esas 2026/... D. İş Karar sayılı kararına karşı istinaf başvuru talebinin REDDİNE,

2-Kararın yerel mahkemece taraflara tebliğine,

3-İstinaf giderlerinin istinaf eden taraf üzerinde bırakılmasına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 21/09/2026 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.

KANUN YOLU: Kesin olmak üzere

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1786, K. 2026/2087, T. 21.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1786-e-2026-2087-k-a5e398d84c4a