Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1192 E. 2026/1760 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1192
- Karar No
- 2026/1760
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/1192 KARAR NO : 2026/1760
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/02/2026 NUMARASI : 2026/37 Esas 2026/213 Karar DAVA : KIYMETLİ EVRAK İPTALİ KARAR TARİHİ : 10/07/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 10/07/2026
Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/37 Esas 2026/213 Karar sayılı dava dosyasından yapılan yargılama sonucunda davanın karar verilmesine yer olmadığına, dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil .... Bankası A.Ş. Manisa.. Şubesi’nin 8013631 seri numaralı, 10/01/2026 keşide tarihli, keşide yeri Manisa olan 1.100.000,00 TL bedelli çekin zilyedidir. Müvekkilin zilyedi olduğu iş bu çek kaybedilmiştir. Çekin kaybolduğunun fark edilmesinden sonra müvekkil tarafından muhatap bankaya gerekli talimat verilmiştir. Ancak çeki eline geçiren kişinin, çek karşılığını bankadan tahsil etmesi veya çeki işletmesi tehlikesi halen söz konusudur. Çekin üçüncü şahısların eline geçmesi müvekkil açısından telafisi imkânsız zararlar doğurabileceğinden, çek bedelinin bankadan alınmaması için öncelikle ödeme yasağı konulmasını, devamında da adı geçen çekin zayii nedeniyle iptaline karar verilmesini talep etme zarureti hasıl olmuştur. Yukarıda açıklanan ve Mahkemenizce re’ sen dikkate alınacak tüm nedenlerle, Türkiye ... Bankası A.Ş. Manisa ... Şubesi’ne müzekkere yazılmasına ve ödeme yasağı konulması yönünde TEDBİR ALINMASINA, ...Bankası A.Ş. Manisa ... Şubesi’nin 8013631 seri numaralı, 10/01/2026 keşide tarihli, keşide yeri Manisa olan 1.100.000,00 TL bedelli çekin ZAYİİ NEDENİYLE İPTALİNE karar verilmesini arz ve talep ederiz. " şeklinde beyanda bulunmuştur. Müdahile talebinde bulunan ... vekili 15/01/2026 tarihli dilekçesinde; "Yukarıda esas numarası belirtilen dosyada ... Bankası A.Ş Manisa Şubesi 8013631 seri numaralı, 10/10/2026 keşide tarihli 1.100.000 bedelli çekin kaybolduğu gerekçesi ile çek iptal davası açılmıştır. Açılan bu dava nedeni ile mahkemeniz tarafından çeke ödeme yasağına ilişkin tedbir konulmuştur. Açılan bu dava usul ve yasaya aykırı olup konulan tedbirin ivedilikle kaldırılması ve açılan davanın da reddi gerekmektedir. Şöyle ki; Öncelikli olarak belirtmek gerekir ki davacı tarafın çekin kaybolduğuna ilişkin beyanı gerçeği yansıtmamaktadır. Söz konusu çek davacı tarafından ciro edilerek müvekkilime teslim edilmiştir. Söz konusu çek müvekkilime teslim edildikten hemen sonra bankaya takas için ibraz edilmiştir. Ancak günü gelmediğinden ödeme için beklenmektedir. Davacı taraf kötü niyetli olarak çeki müvekkile teslim etmiş olmasına rağmen ödemeden kaçınma amacı ile çekin kaybolduğunu beyan ederek iptal davacı açmıştır. Ancak söz konusu çek kaybolmamış olup ödeme gününde müvekkilim tarafından bankaya ibraz edilmiştir. Çek aslı müvekkilimde olup çekin kaybolmadığı ortadadır. Davacı tarafın ödeme gününden hemen önce bilinçli olarak ödemeden kaçınmak ve ödeme süresini uzatmak amacı ile mahkemeyi yanıltarak eldeki davayı açığı açıktır. İş bu nedenle öncelikli olarak çekin kaybolmadığı ve müvekkilimde olduğu açık olduğundan ödememe yasağının kaldırılmasını talep etmekteyiz. Öncelikli olarak teminatsız bir şekilde eğer mahkemeniz tarafından gerekli görülmesi halinde teminat bedeli yatırılarak ivedilikle ödeme yasağına ilişkin olarak verilen tedbirin kaldırılmasını talep ederiz. Aksi halde müvekkilin telafisi mümkün olmayan zararlarına sebebiyet verileceğinden tedbirin kaldırılmasını talep ederiz. Ayrıca yukarıda belirtmiş olduğumuz üzere dava konusu çek ticari ilişki karşılığı olarak müvekkilime verildiğinden ve çekin kaybolduğu iddiası gerçeği yansıtmadığından açılmış olan bu davanın reddi gerekmektedir. Tarafımızca Davacı tarafın mahkemeyi bilinçli olarak yanıltmaya çalıştığı ve yalan beyanda bulunduğu açık olduğundan suç duyurusunda da ayrıca bulunulacaktır. Yukarıda detaylı şekilde arz ve izah ettiğimiz üzere dava konusu çek aslı müvekkilime ticari iş karşılığı bizzat davacı tarafından verilmiş, ödeme gününde bankaya ibraz edilmiş ve çek aslı da müvekkilimde bulunmaktadır. Çek aslı da mahkemenize ibraz edilebilecektir. İş bu durumda çekin kaybolmadığı anlaşıldığından elde ki davanın reddini talep ederiz. Yukarıda kısaca açıkladığımız ve mahkemenizce re’sen gözönüne alınacak nedenlerle davanın reddi ile, öncelikle ... Bankası A.Ş Manisa Şubesi 8013631 seri numaralı, 10/10/2026 keşide tarihli 1.100.000 bedelli çek üzerine mahkemeniz tarafından konulmuş olan ödeme yasağının ve tedbirin kaldırılmasına yatırılan teminatın tarafımıza ödenmesine, vekalet ücreti ve masrafların karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederiz." şeklinde beyanda bulunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİNCE: "...Dava, zayi nedeniyle çeklerin iptaline karar verilmesi istemidir (TTK m.757 ila 763 ve 764 ve 818/s) TTK'nunda kambiyo senetlerinin yitirilmesi halinde uygulanacak hükümler 651 ve devamı ile 757 ve devamı madde hükümlerinde düzenlenmiştir. Tüm dosya kapsamına göre, davanın konusu kalmadığı anlaşıldığından, karar verilmesine yer olmadığına, ödeme yasağı tedbiri ve teminat iadesi hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmasına karar verilmiştir.'' gerekçesi ile; HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın konusuz kalması nedeniyle dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Karar kesinleştiğinde tedbirin kaldırılmasına, bu hususta ilgili bankaya müzekkere yazılmasına, 3-HMK 392/2 Maddesi gereğince davacı tarafça yatırılan teminatın hükmün kesinleşmesinden itibaren bir ay içerisinde tazminat davasının açılmaması halinde davacıya iadesine," şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkilinin çekin zilyedi iken kaybettiğini ve kötü niyetli üçüncü kişilerin tahsil tehlikesi olduğu düşünçesiyle iş bu davayı ikame ettiğini, müvekkilinin kötü niyetli olduğu iddiasının asılsız olduğunu, müvekkili tarafça açılan bu davanın tamamen haklı ve iyi niyetli olduğunu, dava açıldığı esnada çekin kaybolduğu ve müvekkilinin tasarrufunda olmadığını, hukuki koruma ihtiyacı doğan müvekkilinin asıl çek hamili olduğunu ispat için yasal yollara başvurduğunu, müvekkili ile davalı arasında hiç bir hukuki ilişki bulunmadığını, sunulan çek görüntüsündeki arka sayfadaki ciro altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığını, taraflarca izah ettiği durumda dahi müdahilin çeki elinde bulundurmasının davanın açıldığı tarihteki "zayi" vakıasını ortadan kaldırmayacağını istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle TTK'nın 757 ve devamı hükümleri uyarınca zayi nedeniyle çek iptali istemine ilişkindir. HMK'nun 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın konusuz kalması nedeniyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekilince yasal süreci içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sırasında müdahil ... tarafından sunulan dilekçe ile çekin kendi elinde bulunduğu belirtilerek dilekçe ekinde çekin bir suretinin sunulduğu görülmüştür. Mahkemece oluşturulan 15.01.2026 tarihli arar kararı ile talep eden vekiline istirdat davası açmak için süre verildiği ve talep eden vekilince Manisa 1 Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2026/54 Esas sayılı dosyası ile istirdat davasının açılmış olduğu ve çek ibraz edildiğinden istinaf incelemesine konu karar ile davanın konusuz kalması nedeniyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına göre talep eden vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/02/2026 tarih ve 2026/37 Esas 2026/213 Karar sayılı hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 732,00.TL maktu harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadan karar verildiğinden davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 10/07/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.