Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/13996 E. 2026/8176 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/13996
- Karar No
- 2026/8176
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2267 Esas, 2025/1300 Karar KARAR : Ret
Taraflar arasında muris muvazaasına dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkin ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açılmış, mahkemece 08.03.2024 tarihli ve 2008/73 Esas, 2024/87 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince 29.05.2025 tarihli ve 2024/2267 Esas, 2025/1300 Karar sayılı kararıyla istinaf başvurularının esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Talep eden vekili 23.09.2024 tarihli dilekçesi ile ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin üyesi hakkında hakimin reddi talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince 29.05.2025 tarihli kararıyla talep eden vekilinin talebinin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı talep eden vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. TALEP Talep, ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi Daire Üye Hakimi ... (...) hakkında hakimin reddi talebinin kabulüne karar verilmesi istemine ilişkindir.
II. REDDİ HAKİM SEBEPLERİ Talep edenin hakimin reddi talep dilekçesinde özetle; istinaf incelemesine konu birleşik davalardan ilki 07.02.2008 tarihinde ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/73 Esas numarası ile açıldığını, davanın yargılama sürecinin İlk Derece Mahkemesinde geçen 07.02.2008 tarihi ile 23.11.2010 tarihleri arasında geçen süreçte yargılama faaliyetini mahkeme üyelerinden ... sicil numaralı hakim ... tarafından yürütüldüğünü, esasen dosyadaki usulî işlemlerin ve delillerin toplanmasının da bu yargılama süreci içerisinde yapıldığını, yine bu süreçte 06.11.2008 tarihli celsede –nedenleri gerek dosya kapsamına sunulan dilekçede ve gerekse istinaf dilekçesinde açıklandığı üzere- hakim ...’a karşı reddi hakim talebinde bulunulmuş olsa da “reddi hakim talebinin reddine” karar verilerek yargılamaya devam edilmdiğini, sonraki safhada yapılan yargılamada dosyaya önemli bir katkı sağlanmadığını, huzurdaki davanın İlk Derece Mahkemesindeki yargılama sürecinde yargılama faaliyetini yürütmüş olan Hakim ...’ın, kendi yargısal işlemlerinin de yer aldığı dosyanın istinaf incelemesi kanun yolu sürecine katılmasının uygun olmayacağı düşüncesinde olduğundan Anayasa'nın 9 uncu ve 36 ncı maddeleri ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6 ncı maddesinde teminat altına alınan tarafsızlık ve adil yargılanma ilkelerini zorunlu ve doğal sonucu olarak hakimin reddine ilişkin hallerin sayıldığı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 36 ncı maddesinin 1inci fıkrasının c maddesi gereğince Hakim ... hakkındaki reddi hakim talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
III. REDDİ HAKİM MÜTALAA EVRAKI Hakimin reddi için "tarafsızlığını şüpheye düşürecek önemli sebeplerin varlığı" gerektiğini, İlk Derece yargılamasının üzerinden geçen uzun süre ve mahkeme değişikliği göz önüne alındığında, davaya ilişkin herhangi bir ön yargı veya taraflı yaklaşım içinde olduğu yönünde somut bir gerekçe bulunmadığını, kaldı ki, daha önce aynı dosyada görev yapmış olmasının tek başına tarafsızlık şüphesi oluşturmayacağının aşikar olduğunu, tarafsızlığı şüpheye düşürecek nesnel bir neden bulunmadığı gibi, kararın tarafı olmadığı ve belirli bir görüş de bildirmediği dikkate alındığında, hakimin reddini gerektiren hukuki bir sebep bulunmamakla birlikte ret sebeplerinin kanuna uygun olmadığı mütalaa olunmuştur.
IV. RET TALEBİNİ İNCELEYEN MERCİ KARARI Somut olayda; talep eden vekilinin Daire Üye Hakimi (...) ...'ın uzun bir süre önce, ilk derece hakimi iken verdiği esasa ilişkin olmayan ara kararların ret sebebi olamayacağı, verdiği bu ara kararlarından dolayı taraflı davrandığına ilişkin bir delil bulunmadığı gibi tarafsızlık şüphesine dayanak oluşturacak bir neden de bulunmadığı, bir hakimin reddedilebilmesi için nesnel ve güncel tarafsızlık şüphesi doğuran bir durumun bulunması gerektiği ancak somut olayda hakimin dosyaya ilişkin herhangi bir güncel bağlantısının bulunmadığı, kaldı ki, aynı dosyanın ihtiyati tedbire itirazın istinafı olarak Daireye daha önce de geldiği, 2023/1026 Esas numarası alarak Üye Hakim (...) ... ... tarafından incelendiği ve reddedilen Üye Hakimi (...) ...'ın katılmadığı heyet tarafından da karar verildiği, böylece reddedilen hakimin dosyaya yönelik herhangi bir değerlendirme yapmadığı ve bu nedenle mevcut aşamada tarafsızlığını etkileyen bir unsur bulunmadığı,Dairece reddedilen Üye Hakim olmaksızın da yeterli çoğunluk sağlanarak heyet oluşturularak karar verilebileceği, bu halde hakimin çekilme sebebinin de bulunmadığının değerlendirildiği, UYAP ortamında yapılan otomatik atama sonucu, dosya Dairenin diğer Üye Hakimi (...) ... ...'a tevzi edildiği gerekçesiyle talep eden vekilinin talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde talep eden vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Talep eden vekili temyiz dilekçesinde özetle; reddi hakim talep dilekçesinde ileri sürdüğü reddi hakim sebeplerini tekrar ederek ayrıca vekaletnamede özel yetki bulunmadığından bahisle talep reddedilmiş ise de bu eksikliğin ekinde sunulan vekaletname ile giderildiğini, 6100 sayılı Kanun'un ilgili maddesinin hakimin davada tanık veya bilirkişi olarak dinlenmiş veya hakim ya da hakem sıfatıyla hareket etmiş olmasını hakimin reddi için yeterli karine saydığını, temyize konu kararda “aradan uzunca zaman geçmiş olmasını..” da red sebebine gerekçe yapıldığını, belirtilen gerekçenin Kanundaki karineyi ortadan kaldıracak bir durum olmadığını, mahkeme gerekçesindeki yeter sayıda üye hakim olduğunu ve reddi talep edilen hakimin katılımı olmadan da heyet oluşturulabileceği hususunun da hakimin reddi taleplerinin reddine gerekçe olarak gösterildiği, hakimin reddi talebi ile elde etmeye çalıştıkları sonucun zaten reddini talep ettikleri hakimin katılımı olmadan bir heyet oluşturulması olduğunu belirtilerek kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, hakimin reddi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. Farklı bölge adliye mahkemelerinin yargı çevresinde kalan ilk derece mahkemeleri ile bölge adliye mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarının giderilmesi isteminin hukuki dayanağı, 6100 sayılı Kanunu’nun 21... nci maddeleri ile 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un (5235 sayılı Kanun) 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan düzenlemelerdir.
2. 6100 sayılı Kanun’un “Ret Sebepleri” başlıklı 36 ncı maddesi şöyledir: "(1) Hâkimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebebin bulunması hâlinde, taraflardan biri hâkimi reddedebileceği gibi hâkim de bizzat çekilebilir. Özellikle aşağıdaki hâllerde, hâkimin reddi sebebinin varlığı kabul edilir: a) Davada, iki taraftan birine öğüt vermiş ya da yol göstermiş olması. b) Davada, iki taraftan birine veya üçüncü kişiye kanunen gerekmediği hâlde görüşünü açıklamış olması. c) Davada, tanık veya bilirkişi olarak dinlenmiş veya hâkim ya da hakem sıfatıyla hareket etmiş olması; uyuşmazlıkta arabuluculuk veya uzlaştırmacılık yapmış bulunması. ç) Davanın, dördüncü derece de dâhil yansoy hısımlarına ait olması. d) Dava esnasında, iki taraftan birisi ile davası veya aralarında bir düşmanlık bulunması." 3. 6100 sayılı Kanun’un “Ret talebini incelemeye yetkili merci” başlıklı 40 nci maddesinin dördüncü fıkrası şöyledir: "Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinin başkan ve üyelerinin reddi talebi, reddedilen başkan ve üye katılmaksızın görevli olduğu dairece karara bağlanır. Hukuk dairelerinin toplanmasını engelleyecek şekildeki toplu ret talepleri dinlenmez."
4. 6100 sayılı Kanun’un “Ret Talebinin İncelenmesi” başlıklı 42 nci maddesinin ikinci fıkrası şöyledir: "Ret sebebi sabit olmasa bile, merci bunu muhtemel görürse, ret talebini kabul edebilir."
3. Değerlendirme Dosya kapsamında yapılan incelemede, 6100 sayılı Kanun'un anılan maddeleri dikkate alındığında üye hakim hakkında hakimin reddi sebepleri bulunmadığı gerekçesiyle talep eden vekilinin reddi hakim talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Talep eden vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.