Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/12642 E. 2026/3226 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/12642
- Karar No
- 2026/3226
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1490 Esas, 2024/1300 Karar KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/121 Esas, 2023/148 Karar
Taraflar arasındaki çekişmeli taşınmazların kıyı kenar tahdidi içinde kalması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin, murislerinden kendilerine intikal eden dava konusu Sakarya ili, ... ilçesi, ... köyü 1 02... parsel sayılı 161,88 m² yüzölçümlü taşınmazda, ... köyü 1 02... parsel sayılı 179,98 m² yüzölçümlü, ... Köyü 1 02... parsel sayılı 204,00 m² yüzölçümlü, ... Köyü 1 02... parsel sayılı 204,00 m² yüzölçümlü, ... köyü 1 02... parsel sayılı 204,00 m² yüzölçümlü, ... köyü 1 02... parsel sayılı 204,00 m² yüzölçümlü taşınmazlarda ..., ..., ..., ..., ...'ın elbirliği mülkiyeti ile hissedar oldukları, ... Köyü 1 07... parsel sayılı taşınmazda ..., ..., ..., ...'ın elbirliği mülkiyeti ile hissedar oldukları, ... köyü 1 19... parsel sayılı 147,42 m² yüzölçümlü, ... köyü 1 19... parsel sayılı 135,56 m² yüzölçümlü, ... köyü 1 19... parsel sayılı 179,98 m² yüzölçümlü, ... köyü 1 19... parsel sayılı 204,00 m² yüzölçümlü, ... köyü 1 19... parsel sayılı 204,00 m² yüzölçümlü, ... köyü 1 19... parsel sayılı 204,00 m² yüzölçümlü, ... köyü 1 19... parsel sayılı 204,00 m² yüzölçümlü, ... köyü 1 19... parsel sayılı 204,00 m² yüzölçümlü, ... köyü 1 19... parsel sayılı 179,98 m² yüzölçümlü, ... köyü 1 22... parsel sayılı 204,00 m² yüzölçümlü, ... köyü 1 22... parsel sayılı 204,00 m² yüzölçümlü, ... köyü 1 22... parsel sayılı 204,00 m² yüzölçümlü, ... köyü 1 23... parsel sayılı 238,77 m² yüzölçümlü, ... köyü 1 23... parsel sayılı 244,22 m² yüzölçümlü, ... köyü 1 23... parsel sayılı 204,00 m² yüzölçümlü, ... köyü 1 23... parsel sayılı 204,00 m² yüzölçümlü, ... köyü 1 46... parsel sayılı 204,00 m² yüzölçümlü, ... köyü 1 46... parsel sayılı 204,00 m² yüzölçümlü, ... köyü 1 72... parsel sayılı 204,00 m² yüzölçümlü, ... köyü 1 72... parsel sayılı 204,00 m² yüzölçümlü, ... köyü 1 73... parsel sayılı 204,00 m² yüzölçümlü, ... köyü 1 73... parsel sayılı 204,00 m² yüzölçümlü, ... köyü 1 80... parsel sayılı 204,00 m² yüzölçümlü, ... köyü 1 81... parsel sayılı 204,00 m² yüzölçümlü, ... köyü 1 83... parsel sayılı 204,00 m² yüzölçümlü, ... köyü 1 83... parsel sayılı 204,00 m² yüzölçümlü, ... köyü 1 83... parsel sayılı 204,00 m² yüzölçümlü, ... köyü 1 83... parsel sayılı 204,00 m² yüzölçümlü, ... köyü 1 83... parsel sayılı 204,00 m² yüzölçümlü taşınmazlarıın kıyı kenar çizgisi içinde kaldığından uğramış olduğu zararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline ve dava konusu taşınmazların müvekkilleri adına olan hisselerinin tapu sicilinden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların tapu kayıtları incelendiğinde taşınmazlarda kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığına ilişkin şerh bulunduğu ancak tapuların davacılar adına kayıtlı olduğu, dava dilekçesinde iddia edilenin aksine tapunun iptal edilmediği ve Tarım ve Orman Bakanlığı 1. Bölge Müdürlüğü adına tescil edilmediği görüldüğünden davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi heyet raporuna göre dava konusu tüm taşınmazların arsa sayılması ve arsa niteliklerine göre değerlerinin belirlenmesi gerekeceği görüşlerinin tam aksi istikametinde, dava konusu gayrimenkullerin 1 tanesi hariç geri kalan tamamının, kuru tarım arazisi olarak net gelir yöntemine göre hesaplanan değerlerinin belirlenerek bu değerlerinin ödenmesine hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, yerel mahkemece hükmedilen tazminat bedeline dava tarihinden itibaren kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz ile birlikte tahsiline hükmedilmesi gerekirken sadece yasal faiziyle birlikte tahsiline hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek usul ve kanuna aykırı İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; 3621 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesi uyarınca taşınmazın kıyı kenarda kaldığından bahisle dava açmaya yetkili tarafın Hazine olduğunu, davacı vekilleri yararına nispi değil maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ve yargılama giderlerinin de davacı üzerine bırakılması gerektiğini, mahkemenin idare yerine geçerek işlem tesisi yoluna gittiğini, Anayasa'ya aykırılık teşkil ettiğini, fonksiyon gaspı yapıldığını, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci madddesi uyarınca ödenecek tazminatın hesabında 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nda belirlenen ilgilerin uygulanmasının uygun olmadığın elirlenen değerin kıyıda kalan imarsız taşınmazlar için son derece yüksek ve fahiş olduğunu, düzenleme ortaklık payı kesintisi hesabının hatalı olduğunu, TÜİK endeksinin yanlış hesaplandığını, Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 2017/5086 Esas sayılı kararına konu kıyı kenar çizgisi içerisinde kalması olgusunun taşınmazın değerine olan olumlu ya da olumsuz etkilerinin bilirkişi raporunda olmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince dava konusu taşınmazlardan ... Mahallesi 102 ada, 273 parsel dışındaki tüm taşınmazların "tarla" vasfında kabul edilerek net gelir yöntemine göre belirlenen değeri esas alınarak karar verilmesi hatalı bulunmuş ise de, dosya içerisinde, taşınmazların "arsa" olarak kabul edilmesi halinde değerlerini gösteren bilirkişi raporu da bulunduğundan İlk Derece Mahkemesindeki yanılgının duruşma yapılmadan düzeltilmesi mümkün görülerek davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazlara emsal kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve taşınmazın belirlenen gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm davalı Hazine vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Davacılar vekili 06.04.2023 tarihli ıslah dilekçesiyle ada-parsel numaraları ile iptal edilen miktarlarını tek tek gösterdiği dava konusu taşınmazlardan 1 02... parsel sayılı taşınmaz dışında kalan parseller yönünden ıslah dilekçesi verdiğini belirtmesine rağmen Bölge Adliye Mahkemesince iş bu taşınmaz yönünden de hüküm kurulması hatalıdır.
Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci madesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VII. KARAR Açıklanan sebeple; 1.Davacılar vekilinin tüm, davalı idare vekilinin diğer temyiz nedenlerinin reddine,
2. Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının; (3) üncü bendinin (B) fıkrasının (a) harfli alt fıkrasının tamamen hükümden çıkartılması, yerine " Davacıların Sakarya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 02... parsel sayılı taşınmaza yönelik davasının REDDİNE " cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.