Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/6599 E. 2026/3225 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6599
- Karar No
- 2026/3225
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/453 Esas, 2025/553 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/186 Esas, 2023/336 Karar
Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, kesinlik, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacının hissedarı bulunduğu Kocaeli ili, ... ilçesi, Ş. ... Mahallesinde bulunan 3412 ada, 1 parsel sayılı taşınmazın tapu sicilinden terkini ve tapu sicilinin tutulmasından doğan zarardan hazinenin sorumluluğunun kabulünü, davacının hisseleri karşılığı zararın/mülkiyet hakkı karşılığının taşınmazın dava tarihindeki mülkiyet bedeli hesabıyla belirlenmesini, dava tarihi itibarıyla mülkiyet haklarının karşılığı bedelin/tazminatların içtihatlar gereği yargılamayla teknik ve uzman bilirkişi marifetiyle ve içtihatlarda belirtilen emsal mukayesesi yöntemi zorunluluğu ile ortaya çıkacağı gözetilerek dava değerini, talep sonucu değiştirme, genişletme, artırma veya ıslah etme gibi her türlü hakları saklı kalmak ve baki olmak üzere şimdilik 250.000,00 TL nin davalı taraftan Kadastro Mahkemesi kararının kesinleştiği 24.02.2014 tarihinden itibaren, uygun görülmediği takdirde Tapu Müdürlüğünce terkin işleminin yapıldığı tarihten itibaren, bu da uygun görülmez ise dava tarihinden itibaren amme alacaklarına uygulanan en yüksek faiz, uygun görülmez ise en yüksek temerrüt faizi, bu da uygun görülmez ise yasal en yüksek faiz işletilmek suretiyle faiziyle birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın belirlenen bedelin çok düşük olduğunu faiz başlangıç tarihinin talepleri yönünde olmadığını ileri sürmüştür.
2.Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosyada mevcut bilirkişi raporu ile 4 81... parselin 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18 inci maddesi uygulaması sonucu parsellere ayrıldığı ve dava konusu parselin bu uygulama neticesinde imar planında kıyı kenar çizgisinin deniz tarafında kaldığının açıkça belirtildiğini, ortada bir zarar var ise bu zarardan davalı idare değil uygulamayı yapan Belediye Başkanlığının sorumlu olduğunu, tapu sicilinin tutulmasından doğan zararlardan Devletin sorumluluğundan söz edilebilmesi için tapu sicilinin tutulmasında tapu sicil müdürü ya da memurunun hukuka aykırı bir işleminin ve bununla zararlı sonuç arasında nedensellik bağının varlığı gerektiğini, dava konusu taşınmazın arsa olmadığını, emsal taşınmazın doğru seçilmediğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte tazminata hükmedilecekse yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre tazminat hesaplaması hükmün kesinleşme tarihine göre yapılması gerektiğini, taşınmazın tapu kaydındaki beyan ve şerhler bedel hesaplamasında dikkate alınmadığını, taşınmaz için kabul edilemez oranda fahiş bedel belirlendiğini, dosyada mevcut bilirkişi raporunun denetime elverişli bir rapor olmayıp eksik ve yetersiz olduğunu, ortada bir zarar var ise Belediyenin imar uygulaması neticesinde oluştuğundan davanın uygulamayı yapan Belediyeye karşı açılması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın özel mülkiyete konu edilmesinden sonra kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığı ve mülkiyet hakkının kullanılamaz hale geldiğinin anlaşıldığı, tapu sicilini tutmakla görevli Devletin tazminat sorumluluğunun doğduğunun kabul edilmesi gerektiği, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda değerlendirme tarihinin dava tarihi olarak alınması ve imarlı taşınmaz olması nedeniyle arsa niteliğinde olan taşınmaz için emsal kıyaslama yöntemine göre değer belirlenmesinin yerinde olduğu anlaşıldığından ve dava tarihi itibarıyla belirlenen tazminat bedeline dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi ve ayrıca davacı adına tapu kaydında güncel takyidat bulunmadığından hükümde bu yönde bir belirleme yapılmaması hukuka uygun olduğundan taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verimiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararının bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekili tüm davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
3. Davacıların iddiaları açıklattırılarak dava dilekçesinde belirttikleri eski tapu kayıtlarından hangisine dayanarak mülkiyet hakkını kaybettikleri belirlendikten sonra ilgili tapu kaydı tesisinden itibaren tüm tapu tedavüller getirtilip, Kocaeli Kadastro Mahkemesinin 2010/3 Esas, 2012/58 Karar sayılı kararı ile karara dayanak krokilerden de faydalanarak tapu kaydının revizyon görüp görmediği araştırılarak tapu kaydının revizyon görmesi sonucunda tapu kaydı miktarı kadar taşınmaz davacılar adına tescil edilmiş ise tazminat davasının reddine, aksi hâlde davacının dayanağı tapu kaydının uygulanması suretiyle revizyon görmeyen bölüm için tapu kaydının uyduğu belirlenen alan üzerinden tazminat miktarına hükmedilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi bozmayı gerektirir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı vekilinin tüm ,davalı Hazine vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.