Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/4208 E. 2026/2316 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4208
Karar No
2026/2316
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1319 E., 2025/1145 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Zonguldak Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/27 E., 2023/35 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kullanım kadastrosu sırasında, ... Mahallesinde bulunan 1 71... ve 2 20... parsel sayılı sırasıyla 613, 55... ,17 metrekare yüzölçümündeki taşınmazların, kadastro tutanağının beyanlar hanesine "6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldıkları" şerhi yazılarak tarla vasıflarıyla Hazine adına tespit edilmişlerdir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; 1 71... ve 2 20... parsel sayılı taşınmazların davacıya atalarından kaldığını ve meyve bahçesi olarak müvekkilinin fiili kullanımında olduğunu ileri sürerek, taşınmazların beyanlar hanesine müvekkili adına kullanıcı şerhi verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Dava konusu ...köyü 1 71... parsel sayılı taşınmaz yönünden; taşınmazın itiraza konu kadastro tutanağında "tarla" niteliğinde olduğunun tespit edildiği, dosya kapsamına sunulan ziraat bilirkişi raporunda da, dava konusu taşınmazın "dikili tarım arazisi" sınıfında olduğu kanaatine varıldığı, ayrıca dava konusu 1 71... parsel üzerinde 20-25 yaşlarında fındık ocakları ile 35-40 yaşlarında bir adet armut ağacı, 30-40 yaşlarında 2 adet kiraz ağacı ve 20-25 yaşlarında 1 adet elma ağacının bulunduğunun ziraat bilirkişisi tarafından düzenlenen 09.01.2023 tarihli raporda belirlendiği, yine 19 84... tarihli hava fotoğraflarına ilişkin olarak bilirkişi ek raporunda yapılan incelemede, keşif tarihinde tespiti yapılan fındık ocakları ile 1 adet armut, 2 adet kiraz ve 1 adet elma ağacının belirtilen tarihlerde de taşınmaz üzerinde bulunduğunun tespit edildiği, ayrıca ek raporda taşınmazın bahsi geçen tarihlerde de aynı olması sebebiyle ekonomik amaca uygun kullanıldığı kanaatine varıldığının bildirildiği; dinlenen mahalli bilirkişi, tanık ve tespit bilirkişisi beyanlarından ise, dava konusu taşınmazın 1980'li yıllarda davacının babası ... tarafından mısır ve buğday ekilmek suretiyle kullanıldığının, sonrasında ise yine davacının babası ... tarafından taşınmaz üzerinde mevcut bulunan fındık ocaklarının dikildiğinin, 2005-2006 yıllarında davacının babası tarafından çocukları arasında taşınmazların taksim edildiğinin ve dava konusu taşınmazın paylaşımda davacıya bırakıldığının, bu tarihten sonra taşınmazın davacı tarafından fındıklık olarak kullanıldığının, davacının diğer kardeşlerine de paylaşımda yer verildiğinin anlaşıldığı, beyanına başvurulan tanık, mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişisinin beyanlarının, bilirkişi raporlarında incelemesi yapılan hava fotoğraflarıyla uyumlu olduğu; diğer yandan komşu taşınmazlara ilişkin celp edilen kadastro tutanaklarından, dava konusu taşınmaza sınırı bulunan 1 71... parsel sayılı kargir ev ve bahçe nitelikli taşınmazın da 20 yılı aşkın süredir davacının babası ...'ın zilyetliğinde olduğu ve kendisi tarafından oğlu ...'a bedelsiz olarak hibe edildiği tespit edilerek Kadastro Kanunu'nun 14. maddesine istinaden davacı ... adına tescil edildiğinin anlaşıldığı, taşınmazın mevcut durumu, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının dava konusu taşınmazı 2011 yılının çok öncesinden bu yana sahiplenerek kullandığına kanaat getirildiği ve dava konusu ...köyü, 2 20... parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak; keşifte dinlenen tanık, mahalli ve tespit bilirkişileri; dava konusu 2 20... parsel sayılı taşınmazın 1980-1990 yılları arasında davacının babası ... tarafından mısır ve buğday ekilmek suretiyle kullanıldığını, ancak 1990 yılından sonra taşınmazın kullanılmadığını ve davacıyı da taşınmazı kullanırken görmediklerini beyan ettikleri, keşif esnasında Mahkememizce yapılan gözlemden ve ziraat bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere söz konusu taşınmazda tarım yapılmadığı, üzerinde herhangi bir ağaç, yapı veya sınırı ayırt etmeye yarayan herhangi bir çit veya duvarın bulunmadığı, dinlenen davacı tanığının da taşınmazın 1990 yılından sonra kullanılmadığını doğruladığı, 3402 sayılı Kanun'un Ek-4. maddesinin amacının, kadastro sırasında taşınmazın fiili kullanıcısının tespit edilmesi olduğu ve anılan kanun maddesine dayanılarak açılacak davalarda kabul kararı verilebilmesi için, öncelikle davacı tarafın kadastro tespiti sırasında çekişmeli taşınmazı ekonomik amacına uygun olarak fiilen asli zilyet olarak kullandığını ispat etmesi gerektiği, 3402 sayılı Kanun'un Ek-4. maddesi kapsamında ekonomik amacına uygun kullanımın bulunmadığı" gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 1 71... parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağında belirtilen vasıf ve yüzölçümü ile Hazine adına tespit gibi tapuya tesciline, taşınmazın beyanlar hanesindeki şerhlerin iptali ile "6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmıştır, bu parsel 31.12.2011 tarihinden önce olmak sureti ile ... kullanımındadır" şerhlerinin yazılmasına, 2 20... parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağında belirtilen vasıf ve yüzölçümü ile Hazine adına tespit gibi tapuya tesciline ve taşınmazın beyanlar hanesindeki şerhlerin devamına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " 1 71... parsel yönünden; Mahkemece usulünce yapılan keşif, mahalinde dinlenen yerel, tespit bilirkişileri ile taraf tanıklarının birbirlerini tamamlar ve doğrular nitelikteki beyanları, mahkeme gözlemi,keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarına göre, taşınmazın uzun yıllardır boş olduğu, çalılıklar kaplı olup tarımsal faaliyet yapılmadığı belirtilmesi karşısında ve yine davacının 1990 yılından sonra taşınmazı kullanmayıp iradi terk ettikleri karşısında tespit tarihinde dava konusu taşınmazın kimsenin kullanımında bulunmadığı, davacı tarafın dava konusu taşınmazı tespit tarihi ve öncesi itibariyle kendisinin ekonomik amaca uygun şekilde fiilen kullandığı hususunu ispatlayamadığı belirlenerek Mahkemesince davanın reddi yönünde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı; 2 20... parsel yönünden mahkemece usulünce yapılan keşif, dinlenen yerel bilirkişi ve tarafsız tanık beyanları ve bu beyanları destekleyen ziraat bilirkişi raporu ile sabit olduğu üzere çekişmeli taşınmazın evveliyatında ve 3402 sayılı Kanun'un Ek-4. maddesi gereğince yapılan kullanım kadastro çalışmalarından önce fındık dikmek suretiyle tarım arazisi olarak davacının fiili kullanımında olduğu belirlenerek yazılı şekilde davanın kabulü yönünde hüküm kurulmasında ve davalı Hazine vekilinin davaya cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında açıkça davanın reddini savunduğundan yasal hasım konumunda bulunmadığı gözönünde bulundurularak yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçeleriyle davacı ... vekili ve davalı Hazine vekilinin istinaf kanun yolu başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; tanık beyanlarının ve bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişsiz olduğunu, davacının tespit tarihinde fiili kullanımının bulunmadığını ve eksik incelemeye dayalı karar verildiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazlarda davacının kullanım hakkı bulunup bulunmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/4208, K. 2026/2316, T. 06.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-4208-e-2026-2316-k-ffece9a4bf78