Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/4201 E. 2026/2315 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4201
Karar No
2026/2315
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2162 E., 2025/1276 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/31 E., 2023/123 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda davacı adına kayıtlı bulunan eski 470 parsel sayılı 1.231,44 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 1 46... parsel numarasıyla ve komisyon kararı ile 1.180,78 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. 2. Davacı ... dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında kendisine ait 1 46... parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksik belirlendiğini ileri sürerek, yüzölçümü eksikliğinin giderilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekilleri, davanın usul ve esas bakımından reddine karar verilmesini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava konusu taşınmazın kadastro pafta sınırları ile zemin kullanım durumu arasında pafta zemin uyumsuzluğu bulunduğu, her ne kadar güncelleme çalışmasında zeminde bulunan sınırlar dikkate alınmış ise de 1969 yılı ilk tesis tapulaması esnasında yapılan çalışma ile son yapılan güncelleme çalışmaları üst üste çakıştırıldığında dava konusu taşınmazlar arasında bulunan sınırın ilk tesis kadastrosuna en yakın hava fotoğraflarıyla birlikte değerlendirildiğinde, paftada belirtilen sınırın doğru şekilde tespit edildiği, güncelleme çalışması sonrasında ortaya çıkan yüzölçümü farkının pafta ile güncelleme çalışmaları arasındaki farklılıktan kaynaklandığı, paftasındaki sınırların hava fotoğraflarıyla birlikte değerlendirildiğinde doğru şekilde çekildiği, bu haliyle yapılan güncelleme çalışmalarındaki hatanın fen bilirkişisi ... tarafından 18.06.2023 tarihinde dosyaya sunulan bilirkişi raporunda bulunan krokilerde (A) harfi ile gösterilen 50,66 metrekarelik alanın dava konusu 1 46... numaralı parsel alanına eklenerek giderileceği, davacının keşif mahallinde gösterdiği ve bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen kısım yönünden ise talebin mülkiyete yönelik olduğu, güncelleme çalışmalarından Mahkemenin görevinin sınır uyuşmazlıklarına ilişkin itirazlara bakmak ile sınırlı olduğu, bu haliyle davacının (B) harfi ile gösterilen alana ilişkin talebi yönünden görevsizlik kararı verilmesi gerektiği" gerekçesiyle davanın Kadastro Müdürlüğü yönünden husumet yokluğundan reddine, diğer davalılar yönünden bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen kısma yönelik davasının kabulüne, 18.06.2023 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen ve kadastral yol olarak tescil harici bırakılan 50,66 metrekarelik yerin davacıya ait 1 46... parselin kadastro güncelleme komisyon tutanağına eklenmek suretiyle 1 46... parselin 1.231,44‬ metrekare olarak tapuya tesciline, (B) harfi ile gösterilen kısıma yönelik davasının görevsizlik nedeni ile reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ..., davalılar ... vekili ve Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "İlk Derece Mahkemesince usulünce yapılan keşif, dinlenen yerel bilirkişi ve tutanak tanık beyanları ve bu beyanları destekleyen bilirkişi raporları sabit olduğu üzere harita mühendisi tarafından yöntemine uygun şekilde tesis kadastrosu ve 3402 sayılı Kanun'un 22/A maddesi gereğince yapılan güncelleme kadastrosu paftaları ile ortofoto ve eski tarihli hava fotoğrafının, ölçü ve sınırlandırma krokilerinin tespit tarihine en yakın tarihli hava fotoğraflarının stereoskopik olarak ve ortofoto haritada dava konusu yerin çevresindeki kadastral parsellerle karşılaştırmalı olarak tesis kadastrosu ve güncelleme ile oluşan tüm sınırlarının çakıştırılması ile yapılan inceleme istinaf konusu yol olarak tescil harici bırakılan ve bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen sınırın 3402 sayılı Kanun'un 22/A madde uygulaması sonucu zemindeki sınırlara göre belirlendiği ancak hava fotoğraflarından anlaşıldığı üzere ilk tesis kadastrosundaki sınırlar ile güncel sınırların zamanla değişikliğe uğramasından dolayı paftasındaki sınırın zemin ile uyumlu olmadığı, dolayısıyla eski pafta sınırına uyulmadığı belirlenerek davanın kabulüne karar verilmesinde ve davacının bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen kısım yönünden talebinin mülkiyete yönelik olduğunun anlaşılmasına göre bu kısım bakımından görevsizlik kararı verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle davacı ..., davalılar ... vekili ve Hazine vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince hem görevsizlik hem kısmen kabul kararı verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, tescil harici bırakılan yolların belediyenin adına tescil olması gerekirken davacı adına tescil olmasının aykırı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan karar verildiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar ... vekili ve Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL nin temyiz eden Karasu Belediye Başkanlığından alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/4201, K. 2026/2315, T. 06.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-4201-e-2026-2315-k-c7fc5f643476