Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/17938 E. 2026/10392 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/17938
- Karar No
- 2026/10392
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2509 Esas, 2025/3537 Karar KARAR : Esastan ret/ Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/399 Esas, 2023/585 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan muhdesat bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddi ile kamu düzeni gereğince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,
Temyizdeki parasal sınırların uygulanmasına ilişkin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Ek-1 inci maddesine 14.11.2024 tarihinde yürürlüğe giren, 7531 sayılı Kanun'un 22 nci maddesi ile “İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmaz, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınır." şeklinde üçüncü fıkra eklenmiş, akabinde bu fıkra 04.06.2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile yürürlükten kaldırılmış ve aynı Kanun ile 6100 sayılı Kanun'un EK-1 inci maddesinin ikinci fıkrası "200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiştir.
Dosya içeriğine göre; Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihinin 02.10.2025 olduğu ve 7550 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 6100 sayılı Kanun'un Ek-1 inci maddesinin ikinci fıkrasına getirilen değişikliğin yürürlükte olduğu anlaşıldığından hüküm altına alınan ecrimisil bedeli dava tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kalmaktadır.
Hükmedilen ecrimisil bedeli yönünden davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibarıyla reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı idare vekilinin kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedeli için gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların murisinin Ankara ili, Çankaya ilçesi, ... köyü, ... yolu mevkiindeki şimdi ise ... Mahallesi ... Sokaktaki kadastro 30 01... nolu parselden 300/100 84... yılında yapılan resmi senetle satın aldığını, davacılar murisinin bu yerde kendisine özgülenen ve fiilen teslim edilen alana beş katlı ahşap çatılı yığma (kargir) bina yaparak ikamet etmeye başladığını, ... Belediyesince bu semtte imar çalışması başlatarak bina sakinlerine herhangi bir bedel ödemeden şahıslara ait binaların tümünün tek yanlı eylemi sonucunda yıkıldığını belirterek binanın gerçek değerinin ve yıkım nedeniyle getirmesi muhtemel olan kira kayıplarının belirlenerek davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın ecrimisil yönünden ıslah talepleri dikkate alınarak davanın kabulüne ve her iki alacak yönünden ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
2.Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle;idari yargının görevli olduğunu, yapının kaçak yapı olduğunu ve imar affı başvurusunun bulunmadığını, yıkım için alınan encümen kararının iptali için açılmış bir dava olmadığını, bedel istenemeyeceğini, bedelin yüksek belirlendiğini, yıpranma payının %70 alınması gerektiğini, enkaz bedeline hükmedilmesi gerektiğini, ecrimisil hesaplamasının usulüne uygun olmadığını, ecrimisil talebinin zamanaşımına uğradığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alınan bilirkişi raporuna göre yapının davacıların maliki olduğu yapının imar parseli üzerinde kaldığı anlaşılmış olup yapıya resmi birim fiyatları esas alınıp yıpranma payıda düşülerek bedelinin tespit edilmesinde, ecrimisil yönünden Dairelerinin kaldırma kararı uyarınca emsal kira kontratları incelenmek suretiyle dava tarihinden geriye yönelik ecrimisil bedelinin 178.680,00 TL olarak tespit edilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gibi ilk kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmediği, bu yönüyle önceki tespit edilen bedelin davalı idare yönünden usulü kazanılmış hak oluşturduğu dikkate alınarak kaldırma kararı sonrası yapılan ıslah kabul edilmeyerek ilk kararla hüküm altına alınan bedel üzerinden davanın kabulüne karar verilmesinde de bir isabetsizlik görülmediğinden taraf vekillerinin istinaf itirazlarının yerinde görülmediği, ancak dava konusu yapının yıkılmış olduğu ve fiilen el atmanın gerçekleştiği dikkate alındığında Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 28.09.2023 tarihli ve 2023/7077-8035 sayılı "26.11.2022 tarihli ve 32025 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 16.11.2022 tarihli ve 7421 Sayılı Vergi Usul Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na ek 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının 04.11.1983 tarihinden sonra fiilen el atılan taşınmazlar için açılan davalarda uygulanamayacağına" dair Bölge Adliye Mahkemeleri Hukuk Daireleri arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine, ilişkin kararı gereğince harcın nispi olarak alınması gerektiği gibi ecrimisil yönünden hükmedilen bedel üzerinden nispi harca hükmedilmesi gerektiğinden kamu düzenine ilişkin olması nedeni ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelin davalı idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR A. Davalı İdare Vekilinin Ecrimisile İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE,
B. Davalı İdare Vekilinin Kamulaştırmasız El Atma Nedeniyle Tazminat Talebine İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idareden aşağıda yazılı kalan harcın alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.