Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/17024 E. 2026/10393 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/17024
- Karar No
- 2026/10393
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2854 Esas, 2025/1661 Karar KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/588 Esas, 2023/522 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvuruların kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idareler vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,
Temyizdeki parasal sınırların uygulanmasına ilişkin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Ek-1 inci maddesine 14.11.2024 tarihinde yürürlüğe giren, 7531 sayılı Kanun'un 22 nci maddesi ile “İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmaz, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınır." şeklinde üçüncü fıkra eklenmiş, akabinde bu fıkra 04.06.2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile yürürlükten kaldırılmış ve aynı Kanun ile 6100 sayılı Kanun'un EK-1 inci maddesinin ikinci fıkrası "200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiştir.
Dosya içeriğine göre; Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihinin 05.09.2025 olduğu ve 7550 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 6100 sayılı Kanun'un Ek-1 inci maddesinin ikinci fıkrasına getirilen değişikliğin yürürlükte olduğu anlaşıldığından hüküm altına alınan ecrimisil bedeli dava tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kalmaktadır.
Hükmedilen ecrimisil bedeli yönünden davalı idareler vekillerinin temyiz dilekçesinin miktar itibarıyla reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı idareler vekillerinin kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedeli için gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya ili, Muratpaşa ilçesi, ... Mahallesi 2 13... parsel sayılı taşınmazın imar düzenlemesi ile 961,44 m² iken 77,44 m²si düzenleme ortaklık payı, 234 m²si ... Mahallesi 32 47... parsel sayılı imar parseline ve 650 m²sinin kamulaştırmaya ayrıldığını, kamulaştırma tebligatı yapılmadığını, herhangi bir bedel ödenmediğini belirterek tazminat ve ecrimisil bedelinin davalı idarelerden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idareler vekilleri cevap dilekçelerinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; her bir davalı taraf için hem tazminat bedeline ilişkin hem de ecrimisil bedeline ilişkin ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18 inci maddesi gereği %45'e kadar düzenleme ortaklık payı denkleştirmesinin yapılmamış olduğunun görüldüğünü, dava konusu yerin müvekkil idarenin yetki ve sorumluluk alanı içerisinde bulunmadığını, davanın müvekkili idareye husumet yöneltilmeyeceğinden reddi gerektiğini ileri sürmüştür. 3.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının dikkate alınmadığını, harç ve vekâlet ücretinin maktu olması gerektiğini, bedelin yüksek hesaplandığını, emsalin uygun olmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 1986 yılında tescil edilen imar uygulaması ile dava konusu 2 13... parselin 650,00 m²lik kısmının kamulaştırılmaya ayrıldığı, taşınmazın kamulaştırılacak alanının fiilen yol ve kaldırım yapılmak suretiyle kamulaştırma olmaksızın el atıldığının sabit olduğu, hükme esas 23.04.2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda, taşınmazın vasfının arsa olarak kabul edilerek emsal araştırma yöntemi ile dava konusu taşınmazların değerinin tespiti yoluna gidilmesinde yöntem olarak isabetsizlik bulunmadığı, kıyaslama neticesinde taşınmazın metrekare birim fiyatının dava tarihi olan 03.12.2022 tarihi itibarı ile 30.352,00 TL/m² bulunarak, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen değerler üzerinden hesaplanan tazminatlar yönünden, ara arter ve ana arter yönünden sorumlu kurumlar aleyhine kamulaştırmasız el atma tazminatına hükmedilmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı, ecrimisil yönünden de bilirkişi kurul raporunda, emsal otopark kira gelirine göre, kıyaslama yapılıp, ecrimisil miktarının tespitinin yerinde olduğu, kamulaştırmasız el atma tazminatına ve ecri misil hesabına ilişkin hükme esas teşkil eden 23.04.2022 tarihli bilirkişi kurulu raporu, denetime açık, ayrıntılı, hüküm kurmak için yeterli olduğu, ancak niteliği itibari ile kamulaştırmasız el atma tazminatı ve ecrimisil istemlerin ayrı ayrı davalar olduğundan her bir dava yönünden ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği, bu hususa ilişkin olmak üzere davacı tarafın istinaf istemlerinde haklı olduğu, dava konusu taşınmaza dava tarihinde fiilen el atılmış olup, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) Ek Madde 1 inci maddesinin uygulanması söz konusu olmadığı gibi kaynağını Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar ile 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararlarından alan 04.11.1983 tarihinden sonra el atılan taşınmazlar yönünden kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan davalarda mahkeme ve icra harçlarının nispi olarak uygulanması gerektiğinden, nispi harca hükmedilmesi gerekirken, buna aykırı karar verilmesinin yerinde olmadığı anlaşıldığından tarafların istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idareler vekilleri temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiştir.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiştir.
C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak Dairemiz denetimimden geçen paydaş dosyaları da dikkate alınarak değer biçilmesinde ve alınan rapor uyarınca bedelin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalanna, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR A. Davalı İdareler Vekillerinin Ecrimisile İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idareler vekillerinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE,
B. Davalı İdareler Vekillerinin Kamulaştırmasız El Atma Nedeniyle Tazminat Talebine İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idareler vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idarelerden aşağıda yazılı kalan harçların alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.