Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/11889 E. 2026/379 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/11889
- Karar No
- 2026/379
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1214 Esas, 2025/1283 Karar KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Kahramanmaraş 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/348 Esas, 2024/147 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların idare adına tescili ile yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının reddine, davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare, davalı ... ve davalı ... vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ................ Mahallesi 1 55... parsel sayılı taşınmazın (yeni 1 55... ve 144 parsel sayılı taşınmazlar) kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili ile yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı taraflarca cevap dilekçesi sunulmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalılara hisseleri oranında ödenmesine, taşınmazların davacı idare adına tescili ile yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemiş olmasının hatalı olduğunu, kamulaştırma bedelinin çok yüksek olduğunu, bilirkişi raporunun hükme ve denetime elverişli olmadığını, kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazların birim fiyatının düşük olduğunu, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
3. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; karara dayanak bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazların metrekare birim değerinin çok düşük olduğunu, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde hali hazırda bir çok kamulaştırma dosyası bulunduğu, mahkemelerce alınan bilirkişi raporları ile işbu davada belirlenen tutarlar arasında fahiş fiyat farkı bulunduğunu, taşınmazın arsa vasfında olduğunu ileri sürmüştür.
4. Davalılar ... vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu olan toprağın işlenmiş vaziyette tarım arazisi olduğu gözetilmeksizin hatalı değerlendirme sonucu, dava konusu alanın değeri bu kadar düşük yazıldığını, dava konusu taşınmazın arsa değerinde olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın imar planında olduğu, meskun mahalde yer aldığı, belediye hizmetlerinden yararlandığı görülmekle dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde kabulünün doğru olduğu, arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza uygun emsal taşınmaz gözetilerek ve bilimsel yolla değer biçilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, arsa metrekare birim değeri olarak 25/05/2022 dava tarihi için 549,95 TL'nin tespit edilip ve bu değer üzerinden toplam kamulaştırma bedelinin hesaplanması ve bu toplam bedel üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi, taşınmazda davalılar adına olan taşınmazın tapu kaydının iptali ile idare adına tesciline karar verilmesinin doğru olduğu, ancak dava tarihi dikkate alınarak fark kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması gerektiği gerekçesi ile davalılar vekillerinin istinaf başvurularının reddine, davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare, davalı ... ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrarla kamulaştırma bedeline dava tarihinden 4 ay sonrasından yasal faiz işletilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
3.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalılara hisseleri oranında ödenmesine karar verilmesi yerindedir.
3. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere karar tarihine kadar yasal faiz uygulanması doğrudur.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare, davalı ... ve davalı ... vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi gereğince ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalılar ... ve ...'den peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.