Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/10328 E. 2026/381 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/10328
Karar No
2026/381
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/719 Esas, 2025/687 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Şemdinli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/555 Esas, 2024/95 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .................köyü 1 05... parsel ve 1 39... parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescilini, yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı idare tarafından takdir edilen bedelin çok düşük olduğunu, tespit edilen davacı kurum raporuna ve dava konusu değere itiraz ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazların davalı adına olan tapu kaydının iptali ile idare adına tesciline, yol olarak terkinine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, münavebe ürünlerinin hatalı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; faiz başlangıç tarihlerinin davanın açıldığı tarihten sonraki 4. aydan itibaren başlatılması, faizin yasal faiz olarak takdir edilmesi, faiz bitiş tarihinin kaldırma kararlarından önceki ilk karar tarihi olarak belirtilmiş olması hususlarının hukuka aykırı olduğunu, yapı değerlerinin eksik hesaplandığını, objektif değer artışının %350 olması gerektiğini belirterek kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, sulu tarım arazisi niteliğindeki taşınmazların üzerinde bulunan meyve ağaçlarının sayısı gözetilerek kapama karışık meyve bahçesi niteliğine göre taşınmazların niteliğine uygun %4 oranında kapitalizasyon faizi uygulanması ile taşınmazların metrekare birim değerinin belirlenmesinde, dava konusu taşınmazların TKGM parsel sorgulama uygulamasından denetlenen konumları ile bilirkişi raporunda yazılı özellikleri gözetilerek, dava konusu 1 39... parseli için %70 oranda, dava konusu 1 05... parseli için %60 oranda objektif değer artırıcı unsur uygulanarak sonuç metrekare birim fiyatının tespitinde, dava konusu 1 39... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki yapılara ise aynı kanunun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca Yapı Birim Maliyetleri Tebliği gözetilerek, resmi birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmesinde yöntem itibariyle bir isabetsizlik görülmediği ancak 1 39... parsel ve 1 05... parsel sayılı taşınmazların zemin bedelinin kapama karışık meyve bahçesi niteliğine göre hesaplama yönteminin usule uygun olmadığı ve dava konusu 1 39... parsel sayılı taşınmazdaki yapılardan konut niteliğindeki yapıların Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Tebliğine göre 3A sınıfına göre değerlendirilmesi gerekirken 2B sınıfına göre değerlendirilerek kamulaştırma bedelinin hesaplanmasının doğru görülmediği belirtilerek ve tespit edilen kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faize hükmedilmesi gerektiği gerekçesi ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedeline dava tarihinden 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kapitalizasyon faizi oranının %3 olması gerektiğini, objektif değer artışın düşük hesaplandığını, giderlerin yüksek hesaplandığını ve hesaplamalarda Yİ-ÜFE verileri dikkate alınmadan değerlendirme yapıldığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2.Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

3. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesi gerekirken yazılı şekilde faize hükmedilmesi bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı vekilinin tüm davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine ,

2. Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının; a. (1-A-b) numaralı bendinde bulunan "7.406,68 TL'si için davanın açıldığı 15.11.2017 tarihinden ilk karar tarihi olan 05.02.2019 tarihine kadar, bakiye 17.186,16 TL için ise 15.11.2017 tarihinden ödenmesine karar verildiği 16.09.2021 tarihine kadar kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz işletilmesine" ibaresinin çıkartılması, yerine "7.406,68 TL'si için dava tarihinden 4 ay sonrası olan 16.03.2018 tarihinden ilk karar tarihi olan 05.02.2019 tarihine kadar, bakiye 17.186,16 TL için dava tarihinden 4 ay sonrası olan 16.03.2018 tarihinden ödenmesine karar verildiği 16.09.2021 tarihine kadar yasal faiz işletilmesine" ibaresinin yazılması,

B.(2-A-b) numaralı bendinde bulunan "249.240,71 TL'si için davanın açıldığı 15.11.2017 tarihinde ilk karar tarihi olan 05.02.2019 tarihine kadar, bakiye 274.669,24-TL için 15.11.2017 tarihinden ödenmesine karar verildiği 16.09.2021 tarihine kadar kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz işletilmesine" ibaresinin çıkartılması, yerine "249.240,71 TL'si için dava tarihinden 4 ay sonrası olan 16.03.2018 tarihinden ilk karar tarihi olan 05.02.2019 tarihine kadar, bakiye 274.669,24 TL için dava tarihinden 4 ay sonrası olan 16.03.2018 tarihinden ödenmesine karar verildiği 16.09.2021 tarihine kadar yasal faiz işletilmesine" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davalıdan peşin alınan temyiz harcının hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/10328, K. 2026/381, T. 14.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-10328-e-2026-381-k-dbc17f79013c