Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/4906 E. 2026/419 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4906
- Karar No
- 2026/419
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1704 Esas, 2024/2810 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Korkuteli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/559 Esas, 2023/419 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu .............. Mahallesi 7 61... parsel sayılı taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında ortaokul alanı olarak ayrıldığını, davalı idare tarafından kamulaştırma işlemi yapılmadığını, bedel de ödenmediğini ileri sürerek kamulaştırmasız el atma tazminatının faiziyle birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, taşınmazın imar planında okul alanı olarak tahsis edildiğini, bu nedenle sorumluluğun ilgili yer belediyesine yönlendirilmesi gerektiğini, imar uygulamasında idarenin görüşünün alınmadığını, yerel mahkemece hüküm altına alınan bedelin fahiş olduğunu, taşınmazın dava tarihindeki niteliklerinin değil el atıldığı tarihteki niteliklerinin dikkate alınması gerektiğini, taşınmazın bol parçalı ve çok fazla maliki olduğunu, bu nedenle bu taşınmaza tek parça bir taşınmaz gibi değer takdirinin yerinde olmadığını, taşınmaza konulmuş ihtiyadi tedbir şerhinin bulunduğunu, bu nedenle işbu davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, aleyhe hükmedilen harçların hatalı olduğunu, idarenin harçtan muaf olmasına rağmen sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında ilköğretim alanı olarak planlandığı, imar planının kesinleşmesinden itibaren 5 yıldan fazla süre geçmiş olmasına rağmen davalı idarece taşınmazın imar planına ayrılış amacına uygun şekilde kamulaştırma yapılmadığı, bu haliyle davacının mülkiyet hakkının kısıtlandığının ve kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleştiğinin kabulünün gerektiği, hükme esas raporda, taşınmazın vasfının arsa olarak değerlendirilip 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu (2942 sayılı Kanun) uyarınca emsal kıyaslaması suretiyle değer biçilmesinde yöntem olarak isabetsizlik bulunmadığı ancak; 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen Ek Madde 4 ün üçüncü fıkrası uyarınca ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamaları gereği maktu harca ve maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken somut olayda davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına ve maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken davalı idare aleyhine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığı ancak davalı vekilince istinaf dilekçesinde ileri sürülmeyen ve istinaf süresinden sonra sunulan 29.02.2024 havale tarihli dilekçesinde, vekâlet ücretinin maktu olarak belirlenmesine ilişkin beyanları ise resen gözetilmesi gereken kamu düzenine ilişkin hususlardan olmayıp süresinden sonra ileri sürüldüğünden incelenmesinin mümkün olmadığından, bu husus istinaf incelemesinde dikkate alınmadan İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükmedilen bedele kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizin uygulanması gerektiğini, tescile ilişkin hükmün davacı lehine düzeltilmesini talep etmiştir.
2.Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, istinaf aşamasında ileri sürülmeyen hususların temyiz aşamasında ileri sürülmesi halinde incelenemeyecek olmasına göre taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.