Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/1598 E. 2026/3814 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1598
Karar No
2026/3814
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1767 E., 2025/2027 K. DAVA TARİHİ : 03.11.2020 İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 20. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/446 E., 2022/123 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 18.08.1995 tarihinden iş sözleşmesinin sona erdiği 01.10.2018 tarihine kadar davalı Şirkette elektrik işleri departmanında çalıştığını, müvekkilinin son olarak net 1.661,00 USD ücret aldığını, günlük 14,00 TL yemek ücreti verildiğini, her sene 1,5 aylık ücret tutarında prim ödendiğini, 20. yılında ikramiye ve 25. yılda ise ikramiye olarak yaklaşık 40.000,00 TL değerinde altın ve plaket verildiğini, müvekkilinin fazla çalışma yaptığını ancak karşılığının ödenmediğini, ikramiye ödemesi yapılmadığını ileri sürerek fazla çalışma, prim ve ikramiye alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının hiçbir alacağı bulunmadığını, ihtirazı kayıtsız imzalı bordrolar ve banka kayıtları gereğince davacı tarafından iddia edilen fazla çalışmaya ilişkin olarak tanık dinlenmesine muvafakatleri bulunmadığını, davacının prim ve ikramiye alacağına yönelik taleplerinin soyut ve mesnetsiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı işyerinde 18.08.1995-24.11.19 96... .03.1998-01.10.2020 tarihleri arasında 23... ay 21 gün süreyle çalıştığı, ücret bordrolarının incelenmesinde davacının son ay çıplak ücretinin 20.762,63 TL olduğu, tanık beyanları ile davacının fazla çalışma yaptığının ispat edildiği, davacının fiilî hizmet süresinin 25 yılını doldurmadığı anlaşılığından 25. yıl ikramiyesine hak kazanamadığı, davacı tarafça prim alacağı bulunduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 2020 yılı Eylül ayı bordrosu ve buna göre günlük brüt çıplak ücreti dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesinin davacının son ücretine ilişkin kabulünün dosya kapsamına uygun olduğu, dosyaya davacının işe giriş çıkış saatlerini gösterir imzalı puantaj kaydı sunulmadığı, davalı tarafça sunulan CD içeriğinin davacının çalışma saatlerinin tespitine elverişli olmadığı, bordrolarda fazla çalışma ücreti tahakkuku bulunmadığı, ayrıca davacı tanıklarının davalıya karşı davaları olduğuna dair dosyada herhangi bir bilgi veya belge bulunmadığı, söz konusu tanıkların davalı işyeri çalışanı olduğu ve hesap döneminde davacı ile birlikte çalıştıklarının anlaşıldığı, bu tanık beyanlarının davacının iddiasını doğruladığı, tüm bu sebeplerle davacı tanık beyanlarına itibar edilerek fazla çalışma ücreti hesabı yapılmasının yerinde olduğu, davacının ikramiye ödemesine esas 25 hizmet yılını doldurmadığı, bordrolarda prim ücreti tahakkuku bulunmamakla birlikte, düzenli olarak belli aralıklarla ve belli oranda prim ödemesi yapıldığının davacı tarafça ispat edilemediği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacıya ait son bordroların yalnızca aylık ücret ödemesini değil, aynı zamanda kullanılmayan yıllık izin ödemelerini de içerdiğini, davacının ücretinin hatalı tespit edildiğini, 2. Fazla çalışma kabulünün sadece davacı tanık beyanlarına göre yapıldığını, farklı birimde çalışan tanık beyanlarına itibar edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, 3. Davacı ile menfaat birliği içinde olan tanık beyanlarıyla fazla çalışma ücreti hesabı yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, 4. Kabul edilen fazla çalışma düzeninin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ücretin miktarı ile fazla çalışma ücreti alacağının ispatı ve hesaplanmasına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

T.H.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/1598, K. 2026/3814, T. 27.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-1598-e-2026-3814-k-811434c01f34