Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/4834 E. 2026/3804 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/4834
- Karar No
- 2026/3804
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi SAYISI : 2026/369 E., 2026/192 K. DAVA TARİHİ : 22.02.2016 İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 23. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/638 E., 2025/311 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1997 yılının Ağustos ayında davalılar nezdinde dağıtım görevlisi olarak işe başladığını, 08.07.2015 tarihine kadar çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, kısmi ödeme yapıldığını, son ücretinin net 1.550,00 TL olduğunu, çalışma süresince fazla çalışma yaptığını, hafta tatili ile genel tatil günlerinde çalıştığını, karşılığının ödenmediğini, yıllık izinlerini tam olarak kullanmadığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları, fazla çalışma, yıllık ücretli izin, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ... Gazetecilik AŞ'ye terör örgütü bağlantısı nedeniyle kayyım atanmasına karar verildiğini, sonrasında kanun hükmünde kararname ile kapatıldığını, dolayısıyla bu Şirket açısından vekillik görevinin sona erdiğini, alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının iddialarının doğru olmadığını, fazla çalışmasının ve tatil çalışmalarının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 17.06.2025 tarihinde davacı tarafından mazeret dilekçesi sunulmadığı, davalı ... AŞ vekilinin davayı takip etmediklerini beyan etmesi üzerine dosyanın işlemden kaldırıldığı, davacı vekili tarafından işlemden kaldırılan dosyanın yenilenmesi talepli dilekçe sunulduğu, yenileme tensip zaptının düzenlendiği, taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, 21.10.2025 tarihli duruşmaya ise davalı vekilinin katıldığı, UYAP ile oluşturulan elektronik ortamdan yapılan kontrolde davacı vekili tarafından mazeret dilekçesi sunulmadığının görüldüğü, davalı vekilinin dosyayı takip etmediklerini belirttiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 320/4 hükmü uyarınca davanın bir kere işlemsiz bırakılabileceği, ikinci kez işlemsiz kalmanın yaptırımının davanın açılmamış sayılması olduğu gerekçesiyle 6100 sayılı Kanun'un 150/5 hükmü gereğince davanın 18.06.2025 tarihi itibarıyla açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacı vekilinin 21.10.2025 tarihinde yani somut davanın duruşmasının olduğu gün sanık vekili oldukları başka bir ceza dosyasının da duruşması olması sebebiyle sehven huzurdaki davanın duruşmasına yetişemediklerini, duruşmaya yetişebilecekleri kanaatiyle somut davaya mazeret dilekçesi sunma düşüncesi olmadığını, asliye ceza ve iş mahkemelerinin konum itibarıyla farklı yerlerde bulunması ve trafik yoğunluğu da gözetildiğinde duruşmaya sehven katılamamanın mesleki mazeret kabul edilmesi gerektiğini, istinaf talebinin kabulü yerine başvurunun reddinin hatalı olduğunu, 2. İhbar olunan ... vekiline duruşmanın 21.10.2025 tarihine bırakıldığına dair herhangi bir tebligat yapılmadığını, ihbar olunan davalının davayı takip edip etmeyeceği belli olmadığı hâlde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin de usule aykırı olduğunu, bu hususlar gözetilmeden istinaf başvurusunun reddedilmesinin isabetsiz olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin usule uygun olup olmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.